Mescitler Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

701. Hadis

أَخْبَرَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، عَنْ مُلاَزِمٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بَدْرٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ طَلْقٍ، عَنْ أَبِيهِ، طَلْقِ بْنِ عَلِيٍّ قَالَ خَرَجْنَا وَفْدًا إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَبَايَعْنَاهُ وَصَلَّيْنَا مَعَهُ وَأَخْبَرْنَاهُ أَنَّ بِأَرْضِنَا بِيعَةً لَنَا فَاسْتَوْهَبْنَاهُ مِنْ فَضْلِ طَهُورِهِ فَدَعَا بِمَاءٍ فَتَوَضَّأَ وَتَمَضْمَضَ ثُمَّ صَبَّهُ فِي إِدَاوَةٍ وَأَمَرَنَا فَقَالَ ‏"‏ اخْرُجُوا فَإِذَا أَتَيْتُمْ أَرْضَكُمْ فَاكْسِرُوا بِيعَتَكُمْ وَانْضَحُوا مَكَانَهَا بِهَذَا الْمَاءِ وَاتَّخِذُوهَا مَسْجِدًا ‏"‏ ‏.‏ قُلْنَا إِنَّ الْبَلَدَ بَعِيدٌ وَالْحَرَّ شَدِيدٌ وَالْمَاءَ يَنْشَفُ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ مُدُّوهُ مِنَ الْمَاءِ فَإِنَّهُ لاَ يَزِيدُهُ إِلاَّ طِيبًا ‏"‏ ‏.‏ فَخَرَجْنَا حَتَّى قَدِمْنَا بَلَدَنَا فَكَسَرْنَا بِيعَتَنَا ثُمَّ نَضَحْنَا مَكَانَهَا وَاتَّخَذْنَاهَا مَسْجِدًا فَنَادَيْنَا فِيهِ بِالأَذَانِ ‏.‏ قَالَ وَالرَّاهِبُ رَجُلٌ مِنْ طَيِّئٍ فَلَمَّا سَمِعَ الأَذَانَ قَالَ دَعْوَةُ حَقٍّ ‏.‏ ثُمَّ اسْتَقْبَلَ تَلْعَةً مِنْ تِلاَعِنَا فَلَمْ نَرَهُ بَعْدُ ‏.‏

Bize Hennâd b. es-Serî haber verdi; Mülâzim'den; dedi ki: Bana Abdullah b. Bedr anlattı; Kays b. Talk'tan; babası Talk b. Ali'den; dedi ki: “Biz bir heyet olarak Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e gittik. O'na biat ettik, O'nunla birlikte namaz kıldık. Memleketimizde bize ait bir kilise (biya) olduğunu haber verdik ve abdest suyunun artığından bize vermesini istedik. Su istedi, abdest aldı ve ağzını çalkaladı. Sonra onu bir kaba döktü ve bize emrederek şöyle dedi: ‘Çıkın (gidin), memleketinize vardığınızda kilisenizi yıkın, yerine bu suyu serpin ve orayı mescit edinin.’ Biz: ‘Memleket(imiz) uzak, sıcak şiddetli ve su kurur’ dedik. Buyurdu ki: ‘Ona su ekleyin. Çünkü (su eklemek) onun ancak güzelliğini artırır.’ Çıktık ve memleketimize vardık. Kilisemizi yıktık, sonra yerine o suyu serptik ve orayı mescit edindik. İçinde ezan okuduk. (Talk) dedi ki: Rahip, Tayy kabilesinden bir adamdı. Ezanı duyunca: ‘Hak bir davet’ dedi. Sonra tepelerimizden bir tepeye yönelip gitti ve bir daha onu görmedik.”