110. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، أَخْبَرَنَا يُونُسُ بْنُ يَزِيدَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ، قَالَ إِنَّمَا كَانَ الْمَاءُ مِنَ الْمَاءِ رُخْصَةً فِي أَوَّلِ الإِسْلاَمِ ثُمَّ نُهِيَ عَنْهَا .
Bize Ahmed b. Menî’ anlattı; bize Abdullah b. el-Mübârek anlattı; Yûnus b. Yezîd bize haber verdi; Zührî’den; Sehl b. Sa’d’dan; Übey b. Ka’b’dan [naklederek şöyle dedi]: “Guslün ancak meni gelmesi sebebiyle gerekli olması (el-mâu mine’l-mâi), İslam’ın başında [verilen] bir ruhsattı; sonra bu [ruhsat] yasaklandı.”