144. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو حَفْصٍ، عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ الْفَلاَّسُ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ عَزْرَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبْزَى، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَمَّارِ بْنِ يَاسِرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَمَرَهُ بِالتَّيَمُّمِ لِلْوَجْهِ وَالْكَفَّيْنِ . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَائِشَةَ وَابْنِ عَبَّاسٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ عَمَّارٍ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَقَدْ رُوِيَ عَنْ عَمَّارٍ مِنْ غَيْرِ وَجْهٍ . وَهُوَ قَوْلُ غَيْرِ وَاحِدٍ مِنْ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِنْهُمْ عَلِيٌّ وَعَمَّارٌ وَابْنُ عَبَّاسٍ وَغَيْرِ وَاحِدٍ مِنَ التَّابِعِينَ مِنْهُمُ الشَّعْبِيُّ وَعَطَاءٌ وَمَكْحُولٌ قَالُوا التَّيَمُّمُ ضَرْبَةٌ لِلْوَجْهِ وَالْكَفَّيْنِ . وَبِهِ يَقُولُ أَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ . وَقَالَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْهُمُ ابْنُ عُمَرَ وَجَابِرٌ وَإِبْرَاهِيمُ وَالْحَسَنُ قَالُوا التَّيَمُّمُ ضَرْبَةٌ لِلْوَجْهِ وَضَرْبَةٌ لِلْيَدَيْنِ إِلَى الْمِرْفَقَيْنِ . وَبِهِ يَقُولُ سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ وَمَالِكٌ وَابْنُ الْمُبَارَكِ وَالشَّافِعِيُّ . وَقَدْ رُوِيَ هَذَا الْحَدِيثُ عَنْ عَمَّارٍ فِي التَّيَمُّمِ أَنَّهُ قَالَ لِلْوَجْهِ وَالْكَفَّيْنِ مِنْ غَيْرِ وَجْهٍ . وَقَدْ رُوِيَ عَنْ عَمَّارٍ أَنَّهُ قَالَ تَيَمَّمْنَا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِلَى الْمَنَاكِبِ وَالآبَاطِ . فَضَعَّفَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ حَدِيثَ عَمَّارٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي التَّيَمُّمِ لِلْوَجْهِ وَالْكَفَّيْنِ لَمَّا رُوِيَ عَنْهُ حَدِيثُ الْمَنَاكِبِ وَالآبَاطِ . قَالَ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مَخْلَدٍ الْحَنْظَلِيُّ حَدِيثُ عَمَّارٍ فِي التَّيَمُّمِ لِلْوَجْهِ وَالْكَفَّيْنِ هُوَ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَحَدِيثُ عَمَّارٍ تَيَمَّمْنَا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِلَى الْمَنَاكِبِ وَالآبَاطِ لَيْسَ هُوَ بِمُخَالِفٍ لِحَدِيثِ الْوَجْهِ وَالْكَفَّيْنِ لأَنَّ عَمَّارًا لَمْ يَذْكُرْ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَمَرَهُمْ بِذَلِكَ وَإِنَّمَا قَالَ فَعَلْنَا كَذَا وَكَذَا فَلَمَّا سَأَلَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَمَرَهُ بِالْوَجْهِ وَالْكَفَّيْنِ فَانْتَهَى إِلَى مَا عَلَّمَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْوَجْهِ وَالْكَفَّيْنِ وَالدَّلِيلُ عَلَى ذَلِكَ مَا أَفْتَى بِهِ عَمَّارٌ بَعْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي التَّيَمُّمِ أَنَّهُ قَالَ الْوَجْهِ وَالْكَفَّيْنِ فَفِي هَذَا دَلاَلَةٌ أَنَّهُ انْتَهَى إِلَى مَا عَلَّمَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَعَلَّمَهُ إِلَى الْوَجْهِ وَالْكَفَّيْنِ . قَالَ وَسَمِعْتُ أَبَا زُرْعَةَ عُبَيْدَ اللَّهِ بْنَ عَبْدِ الْكَرِيمِ يَقُولُ لَمْ أَرَ بِالْبَصْرَةِ أَحْفَظَ مِنْ هَؤُلاَءِ الثَّلاَثَةِ عَلِيِّ بْنِ الْمَدِينِيِّ وَابْنِ الشَّاذَكُونِيِّ وَعَمْرِو بْنِ عَلِيٍّ الْفَلاَّسِ . قَالَ أَبُو زُرْعَةَ وَرَوَى عَفَّانُ بْنُ مُسْلِمٍ عَنْ عَمْرِو بْنِ عَلِيٍّ حَدِيثًا .
Bize Ebu Hafs Amr b. Ali el-Fellâs anlattı; bize Yezîd b. Zurey’ anlattı; bize Saîd, Katâde’den anlattı; O Azre’den; O Saîd b. Abdurrahman b. Ebzâ’dan; O babasından; O da Ammâr b. Yâsir’den [naklederek] haber verdi: Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem ona yüzü ve elleri (bileklere kadar) için teyemmüm etmesini emretti. [Ebu İsa] dedi ki: Bu konuda Âişe ve İbn Abbâs’tan da [hadis] rivayet edilmiştir. Ebu İsa dedi ki: Ammâr’ın hadisi hasen sahihtir. Ammâr’dan pek çok yolla rivayet edilmiştir. Bu, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in ashabından Ali, Ammâr, İbn Abbâs ve tâbiînden eş-Şa’bî, Atâ ve Mekhûl gibi pek çok ilim ehlinin görüşü olup onlar: ‘Teyemmüm yüz ve eller (bileklere kadar) için bir vuruştur’ demişlerdir. Ahmed ve İshâk da bu görüştedir. İbn Ömer, Câbir, İbrâhim ve Hasan gibi bazı ilim ehli ise: ‘Teyemmüm; yüz için bir vuruş, ellerin dirseklere kadar olan kısmı için de bir vuruştur’ demişlerdir. Süfyân es-Sevrî, Mâlik, İbnü’l-Mübârek ve eş-Şâfiî de bu görüştedir. Ammâr’dan teyemmüm hakkında gelen ‘yüz ve eller’ rivayeti pek çok yolla nakledilmiştir. Ammâr’dan gelen bir başka rivayette ise: ‘Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraber omuzlarımıza ve koltuk altlarımıza kadar teyemmüm ettik’ demiştir. Bu sebeple bazı ilim ehli, Ammâr’ın Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’den olan ‘yüz ve eller’ hadisini, ‘omuzlar ve koltuk altları’ hadisi rivayet edildiği için zayıf saymışlardır. İshâk b. İbrâhim b. Mahled el-Hanzalî: ‘Ammâr’ın teyemmümdeki yüz ve eller hadisi hasen sahihtir’ demiştir. Ammâr’ın: ‘Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraber omuzlara ve koltuk altlarına kadar teyemmüm ettik’ hadisi, yüz ve eller hadisine muhalif (aykırı) değildir; zira Ammâr, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in onlara böyle emrettiğini zikretmemiş, sadece ‘şöyle şöyle yaptık’ demiştir. Sonrasında Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e sorduğunda, [Efendimiz] ona yüzü ve elleri (bileklere kadar) emretmiştir. Böylece Ammâr, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in öğrettiği ‘yüz ve eller’ sınırında durmuştur. Bunun delili ise Ammâr’ın Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’den sonra teyemmüm hakkında verdiği: ‘Yüz ve ellerdir’ şeklindeki fetvasıdır. Bu durum, onun Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in öğrettiği sınıra (yüz ve eller) döndüğünün delilidir. [Ebu İsa] dedi ki: Ebu Zür’a Ubeydullah b. Abdilkerîm’i şöyle derken işittim: ‘Basra’da şu üçünden daha hafız birini görmedim: Ali b. el-Medînî, İbnü’ş-Şâzekûnî ve Amr b. Ali el-Fellâs.’ Ebu Zür’a dedi ki: Affân b. Müslim de Amr b. Ali’den bir hadis rivayet etmiştir.