41. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " وَيْلٌ لِلأَعْقَابِ مِنَ النَّارِ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو وَعَائِشَةَ وَجَابِرٍ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ هُوَ ابْنُ جَزْءٍ الزُّبَيْدِيُّ وَمُعَيْقِيبٍ وَخَالِدِ بْنِ الْوَلِيدِ وَشُرَحْبِيلَ بْنِ حَسَنَةَ وَعَمْرِو بْنِ الْعَاصِ وَيَزِيدَ بْنِ أَبِي سُفْيَانَ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ أَبِي هُرَيْرَةَ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَقَدْ رُوِيَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ " وَيْلٌ لِلأَعْقَابِ وَبُطُونِ الأَقْدَامِ مِنَ النَّارِ " . قَالَ وَفِقْهُ هَذَا الْحَدِيثِ أَنَّهُ لاَ يَجُوزُ الْمَسْحُ عَلَى الْقَدَمَيْنِ إِذَا لَمْ يَكُنْ عَلَيْهِمَا خُفَّانِ أَوْ جَوْرَبَانِ .
Bize Kutaybe anlattı; dedi ki: Bize Abdülazîz b. Muhammed anlattı; Süheyl b. Ebû Sâlih’ten; babasından; Ebû Hüreyre’den [naklederek şöye dedi]: Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ateşte (yanacak) ökçelerin (topukların) vay haline!” Ebû Îsâ dedi ki: Bu babda Abdullah b. Amr’dan, Âişe’den, Câbir’den, Abdullah b. el-Hâris’ten –ki o İbn Cez’ ez-Zübeydî’dir–, Muaykīb’den, Hâlid b. el-Velîد’den, Şurahbîl b. Hasene’den, Amr b. el-Âs’tan ve Yezîd b. Ebû Süfyân’dan da [rivayet] vardır. Ebû Îsâ dedi ki: Ebû Hüreyre’nin hadisi hasen sahihtir. Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’den yine şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Ateşte yanacak ökçelerin ve ayak altlarının (tabanlarının) vay haline!” Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadisin fıkhî hükmü (anlamı) şudur: Ayaklarda mest veya çorap bulunmadığı sürece [abdestte] ayakları sadece meshetmek (yıkamadan üzerinden el geçirmek) caiz değildir.