70. Hadis
حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، وَقُتَيْبَةُ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالُوا حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، قَالَ سَمِعْتُ مُجَاهِدًا، يُحَدِّثُ عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم مَرَّ عَلَى قَبْرَيْنِ فَقَالَ " إِنَّهُمَا يُعَذَّبَانِ وَمَا يُعَذَّبَانِ فِي كَبِيرٍ أَمَّا هَذَا فَكَانَ لاَ يَسْتَتِرُ مِنْ بَوْلِهِ وَأَمَّا هَذَا فَكَانَ يَمْشِي بِالنَّمِيمَةِ " . قَالَ أَبُو عِيسَى وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَأَبِي مُوسَى وَعَبْدِ الرَّحْمَنِ ابْنِ حَسَنَةَ وَزَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ وَأَبِي بَكْرَةَ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَرَوَى مَنْصُورٌ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ مُجَاهِدٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ وَلَمْ يَذْكُرْ فِيهِ عَنْ طَاوُسٍ . وَرِوَايَةُ الأَعْمَشِ أَصَحُّ . قَالَ وَسَمِعْتُ أَبَا بَكْرٍ مُحَمَّدَ بْنَ أَبَانَ الْبَلْخِيَّ مُسْتَمْلِي وَكِيعٍ يَقُولُ سَمِعْتُ وَكِيعًا يَقُولُ الأَعْمَشُ أَحْفَظُ لإِسْنَادِ إِبْرَاهِيمَ مِنْ مَنْصُورٍ .
Bize Hannâd, Kutaybe ve Ebû Küreyb anlattılar; dediler ki: Bize Vekî’ anlattı; el-A’meş’ten; dedi ki: Mücâhid’in Tâvûs’tan, onun da İbn Abbâs’tan [naklen] şöyle anlattığını işittim: Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem iki kabrin yanından geçti ve şöyle buyurdu: “Şüphesiz bu ikisi azap çekiyorlar; hem de (kendi zanlarınca) büyük bir şeyden dolayı azap çekmiyorlar. Bunlardan biri, idrarından sakınmazdı (siperlenmezdi); diğeri ise insanlar arasında söz taşırdı (nemime).” Ebû Îsâ dedi ki: Bu babda Ebû Hüreyre, Ebû Mûsâ, Abdurrahman b. Hasene, Zeyd b. Sâbit ve Ebû Bekre’den de [rivayetler] vardır. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. Mansûr bu hadisi Mücâhid’den, o da İbn Abbâs’tan [naklen] rivayet etmiştir; ancak senedde Tâvûs’u zikretmemiştir. [Fakat] el-A’meş’in rivayeti daha sahihtir. [Ebû Îsâ] şöyle dedi: Vekî’in müstemlîsi (asistanı) Ebû Bekir Muhammed b. Ebân el-Belhî’nin şöyle dediğini işittim: Vekî’in “el-A’meş, İbrahim’in isnadını Mansûr’dan daha iyi ezberinde tutar” dediğini duydum.