1374. Hadis
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْخَلاَّلُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، وَيَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، عَنْ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ كُهَيْلٍ، عَنْ سُوَيْدِ بْنِ غَفَلَةَ، قَالَ خَرَجْتُ مَعَ زَيْدِ بْنِ صُوحَانَ وَسَلْمَانَ بْنِ رَبِيعَةَ فَوَجَدْتُ سَوْطًا قَالَ ابْنُ نُمَيْرٍ فِي حَدِيثِهِ فَالْتَقَطْتُ سَوْطًا فَأَخَذْتُهُ قَالاَ دَعْهُ . فَقُلْتُ لاَ أَدَعُهُ تَأْكُلُهُ السِّبَاعُ لآخُذَنَّهُ فَلأَسْتَمْتِعَنَّ بِهِ . فَقَدِمْتُ عَلَى أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ فَسَأَلْتُهُ عَنْ ذَلِكَ وَحَدَّثْتُهُ الْحَدِيثَ فَقَالَ أَحْسَنْتَ أَنَا وَجَدْتُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صُرَّةً فِيهَا مِائَةُ دِينَارٍ . قَالَ فَأَتَيْتُهُ بِهَا فَقَالَ لِي " عَرِّفْهَا حَوْلاً " . فَعَرَّفْتُهَا حَوْلاً فَمَا أَجِدُ مَنْ يَعْرِفُهَا ثُمَّ أَتَيْتُهُ بِهَا فَقَالَ " عَرِّفْهَا حَوْلاً آخَرَ " . فَعَرَّفْتُهَا ثُمَّ أَتَيْتُهُ بِهَا فَقَالَ " عَرِّفْهَا حَوْلاً آخَرَ " . وَقَالَ " أَحْصِ عِدَّتَهَا وَوِعَاءَهَا وَوِكَاءَهَا فَإِنْ جَاءَ طَالِبُهَا فَأَخْبَرَكَ بِعِدَّتِهَا وَوِعَائِهَا وَوِكَائِهَا فَادْفَعْهَا إِلَيْهِ وَإِلاَّ فَاسْتَمْتِعْ بِهَا " . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Bize el-Hasen b. Alî el-Hallâl anlattı; dedi ki: Bize Abdullah b. Nümeyr ve Yezîd b. Hârûn, Süfyân es-Sevrî’den, o Seleme b. Küheyl’den, o Süveyd b. Gafele’den anlattı. (Süveyd) dedi ki: Zeyd b. Sûhân ve Selmân b. Rebîa ile birlikte (yola) çıktım ve bir kırbaç buldum. (Râvi) İbn Nümeyr, hadisinde "Bir kırbaç buldum ve onu aldım" dedi. Onlar bana: "Onu bırak (alma)!" dediler. Ben de: "Hayır, onu bırakmam, onu yırtıcı hayvanlar yer. Onu mutlaka alacağım ve ondan faydalanacağım" dedim. Sonra Übey b. Ka’b’ın yanına geldim, ona bu durumu sordum ve hadiseyi anlattım. O şöyle dedi: "İyi yapmışsın. Ben de Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem zamanında içinde yüz dinar bulunan bir kese bulmuştum. Onu Peygamber'e getirdim. Bana: 'Onu bir yıl boyunca ilan et (sahibini ara)!' buyurdu. Ben de onu bir yıl ilan ettim ama onu bilen (tanıyan) birini bulamadım. Sonra tekrar O'na getirdim. Bana: 'Onu bir yıl daha ilan et!' buyurdu. Onu (yine) ilan ettim, sonra O'na getirdim. Bana: 'Onu bir yıl daha ilan et!' buyurdu." Ve (sonunda) şöyle buyurdu: "Onun sayısını, kabını ve bağını iyice belle/say. Eğer sahibi gelir de sana sayısını, kabını ve bağını (doğru) haber verirse onu kendisine ver. Aksi takdirde ondan faydalan." Ebû Îsâ dedi ki: Bu, hasen sahih bir hadistir.