Cihad Kitabı

Et-Tirmizi · Sünen-i Tirmizi (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1715. Hadis

حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ مِقْسَمٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ الْمُشْرِكِينَ، أَرَادُوا أَنْ يَشْتَرُوا، جَسَدَ رَجُلٍ مِنَ الْمُشْرِكِينَ فَأَبَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَبِيعَهُمْ إِيَّاهُ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ غَرِيبٌ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ الْحَكَمِ ‏.‏ وَرَوَاهُ الْحَجَّاجُ بْنُ أَرْطَاةَ أَيْضًا عَنِ الْحَكَمِ ‏.‏ وَقَالَ أَحْمَدُ بْنُ الْحَسَنِ سَمِعْتُ أَحْمَدَ بْنَ حَنْبَلٍ يَقُولُ ابْنُ أَبِي لَيْلَى لاَ يُحْتَجُّ بِحَدِيثِهِ ‏.‏ وَقَالَ مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ ابْنُ أَبِي لَيْلَى صَدُوقٌ وَلَكِنْ لاَ يُعْرَفُ صَحِيحُ حَدِيثِهِ مِنْ سَقِيمِهِ وَلاَ أَرْوِي عَنْهُ شَيْئًا ‏.‏ وَابْنُ أَبِي لَيْلَى صَدُوقٌ فَقِيهٌ وَإِنَّمَا يَهِمُ فِي الإِسْنَادِ ‏.‏ حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دَاوُدَ عَنْ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ قَالَ فُقَهَاؤُنَا ابْنُ أَبِي لَيْلَى وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ شُبْرُمَةَ ‏.‏

Bize Mahmûd b. Ğaylân anlattı; dedi ki: Bize Ebû Ahmed anlattı; dedi ki: Bize Süfyân, İbn Ebî Leylâ’dan, o el-Hakem’den, o Miksem’den, o da İbn Abbâs’tan naklederek haber verdi ki: Müşrikler, (öldürülen) müşriklerden bir adamın cesedini (müslümanlardan) satın almak istediler. Fakat Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem onu onlara satmayı reddetti. (Ebû Îsâ der ki:) Bu hadis gariptir. Biz bunu sadece el-Hakem’in hadisinden biliyoruz. Haccâc b. Ertât da bunu el-Hakem’den rivayet etmiştir. Ahmed b. el-Hasen dedi ki: Ahmed b. Hanbel’in şöyle dediğini işittim: “İbn Ebî Leylâ’nın hadisiyle delil getirilmez.” Muhammed b. İsmâîl (Buhârî) dedi ki: “İbn Ebî Leylâ sadûktur (doğru sözlüdür). Ancak hadisinin sahihi sakîminden (hatalısından) ayırt edilemez. Ben ondan hiçbir şey rivayet etmem.” İbn Ebî Leylâ sadûk ve fakih biridir, ancak isnadda vehme düşer (hata eder). Bize Nasr b. Ali anlattı; dedi ki: Bize Abdullah b. Dâvûd, Süfyân es-Sevrî’den naklederek anlattı. (Süfyân) dedi ki: “Bizim fakihlerimiz İbn Ebî Leylâ ve Abdullah b. Şübrüme’dir.”