1956. Hadis
حَدَّثَنَا عَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا النَّضْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْجُرَشِيُّ الْيَمَامِيُّ، حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو زُمَيْلٍ، عَنْ مَالِكِ بْنِ مَرْثَدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أَخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ وَأَمْرُكَ بِالْمَعْرُوفِ وَنَهْيُكَ عَنِ الْمُنْكَرِ صَدَقَةٌ وَإِرْشَادُكَ الرَّجُلَ فِي أَرْضِ الضَّلاَلِ لَكَ صَدَقَةٌ وَبَصَرُكَ لِلرَّجُلِ الرَّدِيءِ الْبَصَرِ لَكَ صَدَقَةٌ وَإِمَاطَتُكَ الْحَجَرَ وَالشَّوْكَةَ وَالْعَظْمَ عَنِ الطَّرِيقِ لَكَ صَدَقَةٌ وَإِفْرَاغُكَ مِنْ دَلْوِكَ فِي دَلْوِ أَخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ وَجَابِرٍ وَحُذَيْفَةَ وَعَائِشَةَ وَأَبِي هُرَيْرَةَ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ . وَأَبُو زُمَيْلٍ اسْمُهُ سِمَاكُ بْنُ الْوَلِيدِ الْحَنَفِيُّ .
Bize Abbâs b. Abdilazîm el-Amberî anlattı. Bize Nadr b. Muhammed el-Cüreşî el-Yemâmî anlattı. Bize İkrime b. Ammâr anlattı. Bize Ebû Zümeyl anlattı, Mâlik b. Mersed'den, o babasından, o da Ebû Zer'den naklederek. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kardeşinin yüzüne gülümsemen senin için sadakadır. İyiliği emretmen, kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybetmiş (sapmış) bir adama yol göstermen senin için sadakadır. Gözü az gören bir adama (yardımcı olup) görmen senin için sadakadır. Yoldan taşı, dikeni ve kemiği kaldırman senin için sadakadır. Kendi kovandan kardeşinin kovasına (su) boşaltman senin için sadakadır." (Ebû Îsâ der ki: Bu konuda İbn Mes'ûd, Câbir, Huzeyfe, Âişe ve Ebû Hüreyre'den de rivayet vardır. Bu hadis hasen garibtir. Ebû Zümeyl'in ismi Simâk b. Velîd el-Hanefî'dir.)