Tıp (Tedavi) Kitabı

Et-Tirmizi · Sünen-i Tirmizi (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2044. Hadis

حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، قال حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ مَنْ قَتَلَ نَفْسَهُ بِحَدِيدَةٍ فَحَدِيدَتُهُ فِي يَدِهِ يَتَوَجَّأُ بِهَا فِي بَطْنِهِ فِي نَارِ جَهَنَّمَ خَالِدًا مُخَلَّدًا فِيهَا أَبَدًا وَمَنْ قَتَلَ نَفْسَهُ بِسُمٍّ فَسُمُّهُ فِي يَدِهِ يَتَحَسَّاهُ فِي نَارِ جَهَنَّمَ خَالِدًا مُخَلَّدًا فِيهَا أَبَدًا وَمَنْ تَرَدَّى مِنْ جَبَلٍ فَقَتَلَ نَفْسَهُ فَهُوَ يَتَرَدَّى فِي نَارِ جَهَنَّمَ خَالِدًا مُخَلَّدًا فِيهَا أَبَدًا ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، قال حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، وَأَبُو مُعَاوِيَةَ عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَ حَدِيثِ شُعْبَةَ عَنِ الأَعْمَشِ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ صَحِيحٌ وَهُوَ أَصَحُّ مِنَ الْحَدِيثِ الأَوَّلِ ‏.‏ هَكَذَا رَوَى غَيْرُ وَاحِدٍ هَذَا الْحَدِيثَ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ أَبِي صَالِحٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ وَرَوَى مُحَمَّدُ بْنُ عَجْلاَنَ عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ مَنْ قَتَلَ نَفْسَهُ بِسُمٍّ عُذِّبَ فِي نَارِ جَهَنَّمَ ‏"‏ ‏.‏ وَلَمْ يَذْكُرْ فِيهِ خَالِدًا مُخَلَّدًا فِيهَا أَبَدًا ‏.‏ وَهَكَذَا رَوَاهُ أَبُو الزِّنَادِ عَنِ الأَعْرَجِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهَذَا أَصَحُّ لأَنَّ الرِّوَايَاتِ إِنَّمَا تَجِيءُ بِأَنَّ أَهْلَ التَّوْحِيدِ يُعَذَّبُونَ فِي النَّارِ ثُمَّ يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَمْ يُذْكَرْ أَنَّهُمْ يُخَلَّدُونَ فِيهَا ‏.‏

Bize Mahmûd b. Gaylân anlattı. (Dedi ki): Bize Ebû Dâvûd, Şu’be’den, o A’meş’ten nakletti. (Dedi ki): Ebû Sâlih’ten işittim, o Ebû Hüreyre’den (naklettiğine göre) Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim bir demir parçasıyla kendini öldürürse, o demiri elinde olduğu hâlde cehennem ateşinde ebedî ve dâimî olarak kalarak o demiri karnına saplayıp duracaktır. Kim zehirle kendini öldürürse, o zehri elinde olduğu hâlde cehennem ateşinde ebedî ve dâimî olarak kalarak onu yudumlayıp duracaktır. Kim de bir dağdan atlayıp kendini öldürürse, o da cehennem ateşinde ebedî ve dâimî olarak (dağdan) yuvarlanıp duracaktır.” Bize Muhammed b. El-Alâ anlattı. (Dedi ki): Bize Vekî’ ve Ebû Muâviye, A’meş’ten, o Ebû Sâlih’ten, o da Ebû Hüreyre’den, o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den, Şu’be’nin A’meş’ten rivayet ettiği hadisin benzerini rivayet ettiler. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis sahihtir ve birinci hadisten daha sahihtir. Birçok râvi bu hadisi A’meş’ten, o Ebû Sâlih’ten, o da Ebû Hüreyre’den, o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den (bu şekilde) rivayet etmiştir. Muhammed b. Aclân ise Saîd el-Makbûrî’den, o Ebû Hüreyre’den, o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Kim kendini zehirle öldürürse cehennem ateşinde azap görür.” (Bu rivayette) “Orada ebedî ve dâimî kalır” ifadesini zikretmemiştir. Ebû Zinnâd da A’rec’den, o Ebû Hüreyre’den, o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den bu şekilde (ebedîlik zikretmeden) rivayet etmiştir. Bu (ifade) daha sahihtir. Çünkü rivayetler, tevhid ehlinin ateşte azap göreceklerini sonra oradan çıkarılacaklarını bildirmekte, orada ebedî kalacaklarını zikretmemektedir.