2145. Hadis
حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، قال: حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، قَالَ أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ رِبْعِيِّ بْنِ حِرَاشٍ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يُؤْمِنُ عَبْدٌ حَتَّى يُؤْمِنَ بِأَرْبَعٍ يَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنِّي مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ بَعَثَنِي بِالْحَقِّ وَيُؤْمِنُ بِالْمَوْتِ وَبِالْبَعْثِ بَعْدَ الْمَوْتِ وَيُؤْمِنُ بِالْقَدَرِ " . حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا النَّضْرُ بْنُ شُمَيْلٍ، عَنْ شُعْبَةَ، نَحْوَهُ إِلاَّ أَنَّهُ قَالَ رِبْعِيٌّ عَنْ رَجُلٍ، عَنْ عَلِيٍّ، . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ أَبِي دَاوُدَ عَنْ شُعْبَةَ، عِنْدِي أَصَحُّ مِنْ حَدِيثِ النَّضْرِ وَهَكَذَا رَوَى غَيْرُ وَاحِدٍ عَنْ مَنْصُورٍ عَنْ رِبْعِيٍّ عَنْ عَلِيٍّ . حَدَّثَنَا الْجَارُودُ قَالَ سَمِعْتُ وَكِيعًا يَقُولُ بَلَغَنَا أَنَّ رِبْعِيًّا لَمْ يَكْذِبْ فِي الإِسْلاَمِ كِذْبَةً .
Bize Mahmûd b. Gaylân anlattı. (Dedi ki): Bize Ebû Dâvûd anlattı. (Dedi ki): Bize Şu’be haber verdi, Mansûr’dan, o Rib’î b. Hirâş’tan, o Ali’den. (Dedi ki): Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir kul dört şeye inanmadıkça iman etmiş olmaz: Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim Allah’ın Resûlü olduğuma, beni hak ile gönderdiğine şehadet etmek; ölüme inanmak; ölümden sonra dirilişe inanmak ve kadere inanmak.” Bize Mahmûd b. Gaylân anlattı. (Dedi ki): Bize Nadr b. Şümeyl anlattı, Şu’be’den (öncekinin) benzerini rivayet etti. Ancak (bu rivayette Şu’be): “Rib’î, bir adamdan, o da Ali’den” dedi. Ebû Îsâ dedi ki: Benim yanımda Ebû Dâvûd’un Şu’be’den rivayeti, Nadr’ın rivayetinden daha sahihtir. Birçok ravi Mansûr’dan, o Rib’î’den, o Ali’den bu şekilde (arada meçhul bir adam zikretmeden) rivayet etmiştir. Bize Cârûd anlattı. (Dedi ki): Vekî’in şöyle dediğini işittim: “Bize ulaştığına göre Rib’î, İslam’da (Müslüman olduktan sonra) asla yalan söylememiştir.”