2180. Hadis
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْمَخْزُومِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سِنَانِ بْنِ أَبِي سِنَانٍ، عَنْ أَبِي وَاقِدٍ اللَّيْثِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمَّا خَرَجَ إِلَى خَيْبَرَ مَرَّ بِشَجَرَةٍ لِلْمُشْرِكِينَ يُقَالُ لَهَا ذَاتُ أَنْوَاطٍ يُعَلِّقُونَ عَلَيْهَا أَسْلِحَتَهُمْ فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ اجْعَلْ لَنَا ذَاتَ أَنْوَاطٍ كَمَا لَهُمْ ذَاتُ أَنْوَاطٍ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " سُبْحَانَ اللَّهِ هَذَا كَمَا قَالَ قَوْمُ مُوسَى : (اجْعَلْ لَنَا إِلَهًا كَمَا لَهُمْ آلِهَةٌ ) وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَتَرْكَبُنَّ سُنَّةَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَأَبُو وَاقِدٍ اللَّيْثِيُّ اسْمُهُ الْحَارِثُ بْنُ عَوْفٍ . وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ وَأَبِي هُرَيْرَةَ .
Ebû Vâkid el-Leysî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), Hayber’e doğru yola çıktığında müşriklere ait olan ve “Zât-ü Envât” (silahların asıldığı ağaç) denilen bir ağacın yanından geçti. Müşrikler silahlarını bu ağaca asarlardı. Ashâb: “Ey Allah’ın Rasûlü! Onların Zât-ü Envât’ı olduğu gibi bize de bir Zât-ü Envât (silahlarımızı asıp bereket umacağımız bir ağaç) belirle” dediler. Bunun üzerine Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sübhânallah! Bu söz, Mûsâ kavminin: ‘Onların ilahları olduğu gibi bize de bir ilah yap’ (Araf: 138) demelerine benzedi. Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki; sizden öncekilerin yollarını tıpatıp takip edeceksiniz.” Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Vâkid el-Leysî’nin ismi Hâris b. Avf’tır. Bu konuda Ebû Saîd ve Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir.