2312. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ الزُّبَيْرِيُّ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ الْمُهَاجِرِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ مُوَرِّقٍ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنِّي أَرَى مَا لاَ تَرَوْنَ وَأَسْمَعُ مَا لاَ تَسْمَعُونَ أَطَّتِ السَّمَاءُ وَحُقَّ لَهَا أَنْ تَئِطَّ مَا فِيهَا مَوْضِعُ أَرْبَعِ أَصَابِعَ إِلاَّ وَمَلَكٌ وَاضِعٌ جَبْهَتَهُ سَاجِدًا لِلَّهِ لَوْ تَعْلَمُونَ مَا أَعْلَمُ لَضَحِكْتُمْ قَلِيلاً وَلَبَكَيْتُمْ كَثِيرًا وَمَا تَلَذَّذْتُمْ بِالنِّسَاءِ عَلَى الْفُرُشِ وَلَخَرَجْتُمْ إِلَى الصُّعُدَاتِ تَجْأَرُونَ إِلَى اللَّهِ " . لَوَدِدْتُ أَنِّي كُنْتُ شَجَرَةً تُعْضَدُ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَعَائِشَةَ وَابْنِ عَبَّاسٍ وَأَنَسٍ . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ . وَيُرْوَى مِنْ غَيْرِ هَذَا الْوَجْهِ أَنَّ أَبَا ذَرٍّ قَالَ لَوَدِدْتُ أَنِّي كُنْتُ شَجَرَةً تُعْضَدُ .
Bize Ahmed b. Menî’ anlattı; bize Ebû Ahmed ez-Zübeyrî anlattı; bize İsrâîl anlattı; İbrâhim b. el-Muhâcir’den; Mücâhid’den; Muvarrık’tan; Ebû Zer’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Şüphesiz ben sizin görmediklerinizi görüyor, işitmediklerinizi işitiyorum! Gökyüzü gıcırdadı (inledi) ve gıcırdamak onun hakkıdır; çünkü orada alnını Allah’a secde ederek koymuş bir meleğin bulunmadığı dört parmaklık bir yer bile yoktur! Benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız; yataklarda kadınlarla lezzetlenip zevk alamazdınız ve yüksek tepelere (yollara) çıkarak feryat edip Allah’a yalvarırdınız!” [Ebû Zer dedi ki]: “Keşke kesilip yok edilen bir ağaç olsaydım!” Ebû Îsâ dedi ki: Bu konuda Ebû Hureyre, Âişe, İbn Abbâs ve Enes’ten de hadis rivayet edilmiştir. Bu hadis hasen garibtir. Bu tarikten başka bir yolla da Ebû Zer’in: “Keşke kesilen bir ağaç olsaydım” dediği rivayet edilmiştir.