Kıyametin Sıfatı, Rekâik ve Vera Kitabı

Et-Tirmizi · Sünen-i Tirmizi (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2496. Hadis

حَدَّثَنَا عُبَيْدُ بْنُ أَسْبَاطِ بْنِ مُحَمَّدٍ الْقُرَشِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الرَّازِيِّ، عَنْ سَعْدٍ، مَوْلَى طَلْحَةَ عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يُحَدِّثُ حَدِيثًا لَوْ لَمْ أَسْمَعْهُ إِلاَّ مَرَّةً أَوْ مَرَّتَيْنِ حَتَّى عَدَّ سَبْعَ مَرَّاتٍ وَلَكِنِّي سَمِعْتُهُ أَكْثَرَ مِنْ ذَلِكَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ كَانَ الْكِفْلُ مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ لاَ يَتَوَرَّعُ مِنْ ذَنْبٍ عَمِلَهُ فَأَتَتْهُ امْرَأَةٌ فَأَعْطَاهَا سِتِّينَ دِينَارًا عَلَى أَنْ يَطَأَهَا فَلَمَّا قَعَدَ مِنْهَا مَقْعَدَ الرَّجُلِ مِنِ امْرَأَتِهِ أُرْعِدَتْ وَبَكَتْ فَقَالَ مَا يُبْكِيكِ أَأَكْرَهْتُكِ قَالَتْ لاَ وَلَكِنَّهُ عَمَلٌ مَا عَمِلْتُهُ قَطُّ وَمَا حَمَلَنِي عَلَيْهِ إِلاَّ الْحَاجَةُ فَقَالَ تَفْعَلِينَ أَنْتِ هَذَا وَمَا فَعَلْتِهِ اذْهَبِي فَهِيَ لَكِ ‏.‏ وَقَالَ لاَ وَاللَّهِ لاَ أَعْصِي اللَّهَ بَعْدَهَا أَبَدًا ‏.‏ فَمَاتَ مِنْ لَيْلَتِهِ فَأَصْبَحَ مَكْتُوبًا عَلَى بَابِهِ إِنَّ اللَّهَ قَدْ غَفَرَ لِلْكِفْلِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ ‏.‏ قَدْ رَوَاهُ شَيْبَانُ وَغَيْرُ وَاحِدٍ عَنِ الأَعْمَشِ نَحْوَ هَذَا وَرَفَعُوهُ وَرَوَى بَعْضُهُمْ عَنِ الأَعْمَشِ فَلَمْ يَرْفَعْهُ ‏.‏ وَرَوَى أَبُو بَكْرِ بْنُ عَيَّاشٍ هَذَا الْحَدِيثَ عَنِ الأَعْمَشِ فَأَخْطَأَ فِيهِ وَقَالَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ وَهُوَ غَيْرُ مَحْفُوظٍ وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الرَّازِيُّ هُوَ كُوفِيٌّ وَكَانَتْ جَدَّتُهُ سُرِّيَّةً لِعَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ وَرَوَى عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الرَّازِيِّ عُبَيْدَةُ الضَّبِّيُّ وَالْحَجَّاجُ بْنُ أَرْطَاةَ وَغَيْرُ وَاحِدٍ مِنْ كِبَارِ أَهْلِ الْعِلْمِ ‏.‏

Bize Ubeyd b. Esbât b. Muhammed el-Kureşî anlattı; bize babam anlattı; bize A'meş anlattı; Abdullah b. Abdullah er-Râzî'den; Talha'nın azatlısı Sa'd'dan; İbn Ömer'den; dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'i bir hadisi anlatırken işittim. Eğer onu bir veya iki defa -yedi defaya kadar saydı- işitmemiş olsaydım (rivayet etmezdim). Lakin ben onu daha fazla işittim. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittim: "İsrailoğulları'ndan Kifl (adında biri) vardı, işlediği hiçbir günahtan çekinmezdi. Bir kadın ona geldi. Kendisiyle beraber olması (ilişkiye girmesi) karşılığında ona altmış dinar verdi. Kadınla, erkeğin hanımıyla oturduğu gibi oturunca (ilişkiye yeltenince) kadın titredi ve ağladı. (Kifl): 'Seni ağlatan nedir? Seni zorladım mı?' dedi. Kadın: 'Hayır, lakin bu benim hiç yapmadığım bir iştir. Beni buna ancak ihtiyaç (yokluk) sürükledi,' dedi. Kifl: 'Sen bunu yapmadığın halde (Allah korkusundan ağlıyorsun) öyle mi? Git, o (para) senindir,' dedi. Ve: 'Vallahi bundan sonra Allah'a asla isyan etmeyeceğim,' dedi. O gece öldü. Sabah olduğunda kapısının üzerinde: 'Şüphesiz Allah Kifl'i bağışladı,' yazılıydı." (Ebû Îsâ der ki: Bu hadis hasendir. Şeybân ve başkaları bu hadisi A'meş'ten benzer şekilde merfû olarak rivayet etmişlerdir. Bazıları ise A'meş'ten rivayet edip merfû yapmamışlardır (mevkûf bırakmışlardır). Ebû Bekr b. Ayyâş bu hadisi A'meş'ten rivayet ederken hata etmiş ve 'Abdullah b. Abdullah'tan; Sa'îd b. Cübeyr'den; İbn Ömer'den' demiştir ki bu mahfuz (doğru) değildir. Abdullah b. Abdullah er-Râzî, Kûfelidir. Ninesi, Ali b. Ebî Tâlib'in cariyesi (ümmü veledi) idi. Abdullah b. Abdullah er-Râzî'den; Ubeyde ed-Dabbî, Haccâc b. Ertât ve büyük ilim ehlinden birçoğu hadis rivayet etmiştir.)