2547. Hadis
حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ سَمِعْتُ عَمْرَو بْنَ مَيْمُونٍ، يُحَدِّثُ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي قُبَّةٍ نَحْوًا مِنْ أَرْبَعِينَ فَقَالَ لَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَتَرْضَوْنَ أَنْ تَكُونُوا رُبُعَ أَهْلِ الْجَنَّةِ " . قَالُوا نَعَمْ . قَالَ " أَتَرْضَوْنَ أَنْ تَكُونُوا ثُلُثَ أَهْلِ الْجَنَّةِ " . قَالُوا نَعَمْ . قَالَ " أَتَرْضَوْنَ أَنْ تَكُونُوا شَطْرَ أَهْلِ الْجَنَّةِ إِنَّ الْجَنَّةَ لاَ يَدْخُلُهَا إِلاَّ نَفْسٌ مُسْلِمَةٌ مَا أَنْتُمْ فِي الشِّرْكِ إِلاَّ كَالشَّعْرَةِ الْبَيْضَاءِ فِي جِلْدِ الثَّوْرِ الأَسْوَدِ أَوْ كَالشَّعْرَةِ السَّوْدَاءِ فِي جِلْدِ الثَّوْرِ الأَحْمَرِ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَفِي الْبَابِ عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ وَأَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ .
Bize Mahmûd b. Gaylân anlattı; dedi ki: Bize Ebû Dâvûd anlattı; dedi ki: Bize Şu'be haber verdi; Ebû İshâk'tan; dedi ki: Amr b. Meymûn'u, Abdullah b. Mes'ûd'dan rivayet ederken işittim. Dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte yaklaşık kırk (kişilik bir topluluk) olarak bir kubbenin (çadırın) içindeydik. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize şöyle buyurdu: "Cennet ehlinin dörtte biri olmaya razı olur musunuz?" Dediler ki: Evet. (Resûlullah) buyurdu ki: "Cennet ehlinin üçte biri olmaya razı olur musunuz?" Dediler ki: Evet. (Resûlullah) buyurdu ki: "Cennet ehlinin yarısı olmaya razı olur musunuz? Şüphesiz ki cennete sadece müslüman olan bir nefis girer. Siz şirk ehline göre, siyah bir öküzün derisindeki beyaz bir kıl veya kırmızı bir öküzün derisindeki siyah bir kıl gibisiniz." (Ebû Îsâ der ki: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda İmrân b. Husayn ve Ebû Saîd el-Hudrî'den de rivayet vardır.)