2846_2. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مُوسَى، وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي الزِّنَادِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ . وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَالْبَرَاءِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ غَرِيبٌ وَهُوَ حَدِيثُ ابْنِ أَبِي الزِّنَادِ .
Bize İsmail b. Musa ve Ali b. Hucr anlattılar; dediler ki: Bize İbn Ebî'z-Zinâd, babasından, [o] Urve'den, [o da] Âişe'den, [o da] Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den bunun mislini (benzerini) anlattı. Bu konuda Ebû Hüreyre ve Berâ'dan da hadis rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahih gariptir; bu İbn Ebî'z-Zinâd'ın hadisidir.