Meseller (Temsiller) Kitabı

Et-Tirmizi · Sünen-i Tirmizi (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2871. Hadis

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مُوسَى، قَالَ‏ حَدَّثَنَا مَعْنٌ، قَالَ‏ حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِنَّمَا أَجَلُكُمْ فِيمَا خَلاَ مِنَ الأُمَمِ كَمَا بَيْنَ صَلاَةِ الْعَصْرِ إِلَى مَغَارِبِ الشَّمْسِ وَإِنَّمَا مَثَلُكُمْ وَمَثَلُ الْيَهُودِ وَالنَّصَارَى كَرَجُلٍ اسْتَعْمَلَ عُمَّالاً فَقَالَ مَنْ يَعْمَلُ لِي إِلَى نِصْفِ النَّهَارِ عَلَى قِيرَاطٍ قِيرَاطٍ فَعَمِلَتِ الْيَهُودُ عَلَى قِيرَاطٍ قِيرَاطٍ فَقَالَ مَنْ يَعْمَلُ لِي مِنْ نِصْفِ النَّهَارِ إِلَى الْعَصْرِ عَلَى قِيرَاطٍ قِيرَاطٍ فَعَمِلَتِ النَّصَارَى عَلَى قِيرَاطٍ قِيرَاطٍ ثُمَّ أَنْتُمْ تَعْمَلُونَ مِنْ صَلاَةِ الْعَصْرِ إِلَى مَغَارِبِ الشَّمْسِ عَلَى قِيرَاطَيْنِ قِيرَاطَيْنِ فَغَضِبَتِ الْيَهُودُ وَالنَّصَارَى وَقَالُوا نَحْنُ أَكْثَرُ عَمَلاً وَأَقَلُّ عَطَاءً ‏.‏ قَالَ هَلْ ظَلَمْتُكُمْ مِنْ حَقِّكُمْ شَيْئًا قَالُوا لاَ ‏.‏ قَالَ فَإِنَّهُ فَضْلِي أُوتِيهِ مَنْ أَشَاءُ ‏"‏ ‏.‏ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ ‏.‏

Bize İshâk b. Mûsâ anlattı, bize Ma’n anlattı, bize Mâlik anlattı, o Abdullah b. Dînâr’dan, o İbn Ömer’den naklettiğine göre Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Sizden önce geçen ümmetlere kıyasla sizin eceliniz (dünyada kalış süreniz), ikindi namazı ile güneşin batışı arasındaki vakit gibidir. Sizinle Yahudiler ve Hıristiyanların misali şuna benzer: Bir adam işçiler tutar ve: ‘Kim benim için gün ortasına kadar birer kırat karşılığında çalışır?’ der. Yahudiler birer kırat karşılığında çalışırlar. Sonra (adam): ‘Kim benim için gün ortasından ikindiye kadar birer kırat karşılığında çalışır?’ der. Hıristiyanlar birer kırat karşılığında çalışırlar. Sonra siz ikindi namazından güneşin batışına kadar ikişer kırat karşılığında çalışırsınız. Yahudiler ve Hıristiyanlar kızarlar ve: ‘Biz daha çok çalıştık ama daha az ücret aldık’ derler. (Adam): ‘Hakkınızdan herhangi bir şeyi eksilttim mi?’ der. ‘Hayır’ derler. (Adam): ‘İşte bu benim lütfumdur, onu dilediğime veririm’ der.” Bu, hasen sahih bir hadistir.