2880. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ أَخِيهِ، عِيسَى عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ أَبِي أَيُّوبَ الأَنْصَارِيِّ، أَنَّهُ كَانَتْ لَهُ سَهْوَةٌ فِيهَا تَمْرٌ فَكَانَتْ تَجِيءُ الْغُولُ فَتَأْخُذُ مِنْهُ قَالَ فَشَكَا ذَلِكَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " فَاذْهَبْ فَإِذَا رَأَيْتَهَا فَقُلْ بِسْمِ اللَّهِ أَجِيبِي رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " . قَالَ فَأَخَذَهَا فَحَلَفَتْ أَنْ لاَ تَعُودَ فَأَرْسَلَهَا فَجَاءَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " مَا فَعَلَ أَسِيرُكَ " . قَالَ حَلَفَتْ أَنْ لاَ تَعُودَ فَقَالَ " كَذَبَتْ وَهِيَ مُعَاوِدَةٌ لِلْكَذِبِ " . قَالَ فَأَخَذَهَا مَرَّةً أُخْرَى فَحَلَفَتْ أَنْ لاَ تَعُودَ فَأَرْسَلَهَا فَجَاءَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " مَا فَعَلَ أَسِيرُكَ " . قَالَ حَلَفَتْ أَنْ لاَ تَعُودَ . فَقَالَ " كَذَبَتْ وَهِيَ مُعَاوِدَةٌ لِلْكَذِبِ " . فَأَخَذَهَا فَقَالَ مَا أَنَا بِتَارِكِكِ حَتَّى أَذْهَبَ بِكِ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . فَقَالَتْ إِنِّي ذَاكِرَةٌ لَكَ شَيْئًا آيَةَ الْكُرْسِيِّ اقْرَأْهَا فِي بَيْتِكَ فَلاَ يَقْرَبُكَ شَيْطَانٌ وَلاَ غَيْرُهُ . قَالَ فَجَاءَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " مَا فَعَلَ أَسِيرُكَ " . قَالَ فَأَخْبَرَهُ بِمَا قَالَتْ . قَالَ " صَدَقَتْ وَهِيَ كَذُوبٌ " . هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ . وَفِي الْبَابِ عَنْ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı, dedi ki bize Ebû Ahmed anlattı, dedi ki bize Süfyân anlattı, o İbn Ebî Leylâ’dan, o kardeşi Îsâ’dan, o Abdurrahman b. Ebî Leylâ’dan, o da Ebû Eyyûb el-Ensârî’den şöyle nakletti: Onun (Ebû Eyyûb’un) içinde hurma bulunan bir hücresi (küçük bir oda/dolap) vardı. Gûl (cinlerden bir tür) gelir ve ondan alırdı. Ebû Eyyûb bunu Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’e şikâyet etti. (Resûlullah) şöyle buyurdu: “Git, onu gördüğün zaman: ‘Bismillah! Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e icabet et (gel)’ de.” Ebû Eyyûb dedi ki: Onu yakaladım. Bir daha gelmeyeceğine yemin etti, ben de onu salıverdim. Sonra Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e geldim. “Esirin ne yaptı?” diye sordu. “Bir daha dönmeyeceğine yemin etti” dedim. Buyurdu ki: “Yalan söyledi, o yalana alışkındır.” Dedi ki: Onu bir kez daha yakaladım. Yine dönmeyeceğine yemin etti, ben de salıverdim. Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’e geldim. “Esirin ne yaptı?” diye sordu. “Bir daha dönmeyeceğine yemin etti” dedim. Buyurdu ki: “Yalan söyledi, o yalana alışkındır.” Dedi ki: (Üçüncü kez) onu yakaladım ve: “Seni Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’e götürmedikçe bırakmam” dedim. Dedi ki: “Sana bir şey hatırlatacağım (öğreteceğim): Ayete’l-Kürsi. Onu evinde oku; ne şeytan ne de başkası sana yaklaşamaz.” Ebû Eyyûb dedi ki: Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’e geldim. “Esirin ne yaptı?” diye sordu. Onun söylediklerini kendisine haber verdim. Buyurdu ki: “O çok yalancı olduğu halde (bu sefer) doğru söylemiş.” Bu, hasen garib bir hadistir. Bu konuda Übey b. Ka’b’dan da hadis vardır.