2941. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو زُرْعَةَ، وَالْفَضْلُ بْنُ أَبِي طَالِبٍ، وَغَيْرُ، وَاحِدٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ بِشْرٍ، عَنِ الْحَكَمِ بْنِ عَبْدِ الْمَلِكِ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَرَأَ: (وَتَرَى النَّاسَ سُكَارَى وَمَا هُمْ بِسُكَارَى ) . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ وَهَكَذَا رَوَى الْحَكَمُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ عَنْ قَتَادَةَ . وَلاَ نَعْرِفُ لِقَتَادَةَ سَمَاعًا مِنْ أَحَدٍ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِلاَّ مِنْ أَنَسٍ وَأَبِي الطُّفَيْلِ . وَهَذَا عِنْدِي حَدِيثٌ مُخْتَصَرٌ إِنَّمَا يُرْوَى عَنْ قَتَادَةَ عَنِ الْحَسَنِ عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ قَالَ كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي السَّفَرِ فَقَرَأَ : (يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ ) الْحَدِيثَ بِطُولِهِ وَحَدِيثُ الْحَكَمِ بْنِ عَبْدِ الْمَلِكِ عِنْدِي مُخْتَصَرٌ مِنْ هَذَا الْحَدِيثِ .
Bize Ebû Zür'a, Fazl b. Ebî Tâlib ve birden çok kişi anlattı, dediler ki: Bize Hasan b. Bişr, Hakem b. Abdülmelik'ten, (o) Katâde'den, (o da) İmrân b. Husayn'dan naklederek anlattı: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem (o ayeti) (Ve tera'n-nâse sükârâ ve mâ hum bi-sükârâ) şeklinde okudu. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasendir. Hakem b. Abdülmelik bunu Katâde'den bu şekilde rivayet etmiştir. Katâde'nin, Enes ve Ebû't-Tufeyl dışında Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabından (doğrudan) hadis işittiğini bilmiyoruz. Bence bu hadis muhtasar (kısaltılmış) bir hadistir. Katâde'den, (onun) Hasan'dan, (onun da) İmrân b. Husayn'dan rivayetine göre (İmrân) şöyle demiştir: Biz bir yolculukta Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraberdik. O (Yâ eyyühe'n-nâsu't-tekû rabbeküm) (Ey İnsanlar! Rabbinizden sakının) ayetini okudu... diyerek hadisi uzunca zikretmiştir. Hakem b. Abdülmelik'in hadisi bence bu hadisten kısaltılmıştır.