2996. Hadis
حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ حَلَفَ عَلَى يَمِينٍ هُوَ فِيهَا فَاجِرٌ لِيَقْتَطِعَ بِهَا مَالَ امْرِئٍ مُسْلِمٍ لَقِيَ اللَّهَ وَهُوَ عَلَيْهِ غَضْبَانُ " . فَقَالَ الأَشْعَثُ بْنُ قَيْسٍ فِيَّ وَاللَّهِ كَانَ ذَلِكَ كَانَ بَيْنِي وَبَيْنَ رَجُلٍ مِنَ الْيَهُودِ أَرْضٌ فَجَحَدَنِي فَقَدَّمْتُهُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَلَكَ بَيِّنَةٌ " . فَقُلْتُ لاَ . فَقَالَ لِلْيَهُودِيِّ " احْلِفْ " . فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِذًا يَحْلِفَ فَيَذْهَبَ بِمَالِي فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى: ( إِنَّ الَّذِينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللَّهِ وَأَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَلِيلاً ) إِلَى آخِرِ الآيَةِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَفِي الْبَابِ عَنِ ابْنِ أَبِي أَوْفَى .
Bize Hennâd anlattı, bize Ebû Muâviye anlattı, A'meş'ten, o Şakîk b. Seleme'den, o da Abdullah'tan naklen anlattı. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim bir Müslüman'ın malını koparmak (haksız yere almak) için yalan yere yemin ederse, Allah'a, kendisine gazap edilmiş olduğu halde kavuşur." Bunun üzerine Eş'as b. Kays şöyle dedi: "Vallahi bu benim hakkımdaydı. Benimle bir Yahudi arasında bir arazi (anlaşmazlığı) vardı. (Hakkımı) inkâr etti. Ben de onu Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e götürdüm. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bana: 'Delilin var mı?' dedi. Ben: 'Hayır' dedim. Yahudi'ye: 'Yemin et' dedi. Ben: 'Ey Allah'ın Resûlü! O zaman yemin eder ve malımı alıp götürür' dedim. Bunun üzerine Allah Teâlâ şu ayeti indirdi: (Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya...) (Âl-i İmrân 3:77) ayetin sonuna kadar." Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda İbn Ebî Evfâ'dan da rivayet vardır.