3147. Hadis
حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مِسْعَرٍ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ أَبِي النَّجُودِ، عَنْ زِرِّ بْنِ حُبَيْشٍ، قَالَ قُلْتُ لِحُذَيْفَةَ بْنِ الْيَمَانِ أَصَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي بَيْتِ الْمَقْدِسِ قَالَ لاَ . قُلْتُ بَلَى . قَالَ أَنْتَ تَقُولُ ذَاكَ يَا أَصْلَعُ بِمَا تَقُولُ ذَلِكَ قُلْتُ بِالْقُرْآنِ بَيْنِي وَبَيْنَكَ الْقُرْآنُ . فَقَالَ حُذَيْفَةُ مَنِ احْتَجَّ بِالْقُرْآنِ فَقَدْ أَفْلَحَ قَالَ سُفْيَانُ يَقُولُ فَقَدِ احْتَجَّ . وَرُبَّمَا قَالَ قَدْ فَلَجَ فَقَالَ : (سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَى بِعَبْدِهِ لَيْلاً مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الأَقْصَى ) قَالَ أَفَتَرَاهُ صَلَّى فِيهِ قُلْتُ لاَ . قَالَ لَوْ صَلَّى فِيهِ لَكُتِبَ عَلَيْكُمْ فِيهِ الصَّلاَةُ كَمَا كُتِبَتِ الصَّلاَةُ فِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ قَالَ حُذَيْفَةُ قَدْ أُتِيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِدَابَّةٍ طَوِيلَةِ الظَّهْرِ مَمْدُودَةٍ هَكَذَا خَطْوُهُ مَدُّ بَصَرِهِ فَمَا زَايَلاَ ظَهْرَ الْبُرَاقِ حَتَّى رَأَيَا الْجَنَّةَ وَالنَّارَ وَوَعْدَ الآخِرَةِ أَجْمَعَ ثُمَّ رَجَعَا عَوْدَهُمَا عَلَى بَدْئِهِمَا قَالَ وَيَتَحَدَّثُونَ أَنَّهُ رَبَطَهُ لِمَ أَيَفِرُّ مِنْهُ وَإِنَّمَا سَخَّرَهُ لَهُ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Bize İbn Ebî Ömer anlattı. Bize Süfyân, Mis'ar'dan, o Âsım b. Ebî Necûd'dan, o da Zirr b. Hubeyş'ten nakletti. Dedi ki: Huzeyfe b. el-Yemân'a: 'Resûlullah (s.a.v.) Beytü'l-Makdis'te namaz kıldı mı?' diye sordum. 'Hayır' dedi. Ben: 'Bilakis kıldı' dedim. (Huzeyfe): 'Bunu sen söylüyorsun ey kel (adam)! Buna dair delilin nedir?' dedi. Ben: 'Kur'an'dır; (çünkü) benimle senin aranda Kur'an (hakem)dir' dedim. Huzeyfe: 'Kim Kur'an ile delil getirirse felaha ermiş olur' -Süfyân dedi ki: (Huzeyfe) 'delil getirmiş olur' veya 'üstün gelmiş olur' dedi- ve ekledi: '(Ayet şöyledir): Kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya yürüten Allah münezzehtir...' (İsrâ 17:1). (Huzeyfe devamla): 'Sen onun orada namaz kıldığını (bu ayette) görüyor musun?' dedi. Ben: 'Hayır' dedim. (Huzeyfe) şöyle dedi: 'Eğer orada namaz kılsaydı, Mescid-i Haram'da namaz kılmak üzerinize farz kılındığı gibi, orada da namaz kılmak üzerinize farz kılınmış olurdu.' Huzeyfe (devamla) dedi ki: 'Resûlullah'a (s.a.v.) sırtı uzun ve (boylu boyunca) uzanmış bir binek getirildi. Adımı, gözünün gördüğü son noktaya düşüyordu. Burak'ın sırtından hiç inmediler; hatta Cenneti, Cehennemi ve Ahiret vaadinin tamamını gördüler, sonra başladıkları gibi geri döndüler.' (Huzeyfe devamla) dedi ki: '(İnsanlar) Burak'ı (Mescid-i Aksa'da) bağladığını konuşuyorlar. Niçin bağlasın? (Burak) ondan kaçacak mıydı? Halbuki gaybı ve görüneni bilen (Allah) onu kendisine boyun eğdirmişti.' (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.