Kur'an Tefsiri Kitabı

Et-Tirmizi · Sünen-i Tirmizi (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

3238. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنِي مَنْصُورٌ، وَسُلَيْمَانُ الأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَبِيدَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ جَاءَ يَهُودِيٌّ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا مُحَمَّدُ إِنَّ اللَّهَ يُمْسِكُ السَّمَوَاتِ عَلَى إِصْبَعٍ وَالأَرَضِينَ عَلَى إِصْبَعٍ وَالْجِبَالَ عَلَى إِصْبَعٍ وَالْخَلاَئِقَ عَلَى إِصْبَعٍ ثُمَّ يَقُولُ أَنَا الْمَلِكُ ‏.‏ قَالَ فَضَحِكَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم حَتَّى بَدَتْ نَوَاجِذُهُ قَالَ ‏:‏ ‏(‏ومَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ ‏)‏ ‏.‏ قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ ‏.‏

Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı. Bize Yahyâ b. Saîd anlattı. Bize Süfyân anlattı. Bana Mansûr ve Süleyman el-A'meş, İbrahim'den, o Abîde'den, o da Abdullah'tan naklederek şöyle dedi: Nebi (s.a.v.)'e bir Yahudi geldi ve şöyle dedi: "Ey Muhammed! Şüphesiz Allah (Kıyamet günü) gökleri bir parmağında, yerleri bir parmağında, dağları bir parmağında ve mahlukatı bir parmağında tutar, sonra: 'Melik (Hükümdar) benim!' der." Bunun üzerine Nebi (s.a.v.) azı dişleri görününceye kadar güldü ve: "Allah'ı gereği gibi tanıyamadılar/takdir edemediler" (Zümer: 67) ayetini okudu. Tirmizî dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.