3324. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، حَدَّثَنَا أَبُو إِسْحَاقَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ الْجِنُّ يَصْعَدُونَ إِلَى السَّمَاءِ يَسْتَمِعُونَ الْوَحْىَ فَإِذَا سَمِعُوا الْكَلِمَةَ زَادُوا فِيهَا تِسْعًا فَأَمَّا الْكَلِمَةُ فَتَكُونُ حَقًّا وَأَمَّا مَا زَادُوهُ فَيَكُونُ بَاطِلاً فَلَمَّا بُعِثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُنِعُوا مَقَاعِدَهُمْ فَذَكَرُوا ذَلِكَ لإِبْلِيسَ وَلَمْ تَكُنِ النُّجُومُ يُرْمَى بِهَا قَبْلَ ذَلِكَ فَقَالَ لَهُمْ إِبْلِيسُ مَا هَذَا إِلاَّ مِنْ أَمْرٍ قَدْ حَدَثَ فِي الأَرْضِ فَبَعَثَ جُنُودَهُ فَوَجَدُوا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَائِمًا يُصَلِّي بَيْنَ جَبَلَيْنِ أُرَاهُ قَالَ بِمَكَّةَ فَأَتَوْهُ فَأَخْبَرُوهُ فَقَالَ هَذَا الَّذِي حَدَثَ فِي الأَرْضِ . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Bize Muhammed b. Yahya anlattı, bize Muhammed b. Yûsuf anlattı, bize İsrâîl anlattı, bize Ebû İshâk anlattı, Saîd b. Cübeyr'den, o İbn Abbâs'tan nakletti. Dedi ki: Cinler göğe yükselir, vahyi dinlerlerdi. Bir kelime işittiklerinde ona dokuz tane (yalan) eklerlerdi. İşittikleri o (bir) kelime hak, ekledikleri ise batıl olurdu. Resûlullah (s.a.v.) gönderilince oturdukları yerlerden men edildiler. Bunu İblis'e zikrettiler. Daha önce (onlara) yıldız atılmıyordu. İblis onlara dedi ki: "Bu ancak yeryüzünde meydana gelen bir olaydan dolayıdır." Askerlerini gönderdi. Onlar Resûlullah'ı (s.a.v.) iki dağ arasında -sanırım Mekke'de dedi- namaz kılarken buldular. Ona (İblis'e) gelip haber verdiler. O da: "Yeryüzünde meydana gelen olay budur" dedi. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.