3349. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ أَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ أَبِي هِنْدٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي فَجَاءَ أَبُو جَهْلٍ فَقَالَ أَلَمْ أَنْهَكَ عَنْ هَذَا أَلَمْ أَنْهَكَ عَنْ هَذَا أَلَمْ أَنْهَكَ عَنْ هَذَا فَانْصَرَفَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَزَبَرَهُ فَقَالَ أَبُو جَهْلٍ إِنَّكَ لَتَعْلَمُ مَا بِهَا نَادٍ أَكْثَرُ مِنِّي فَأَنْزَلَ اللَّهُ : ( فلْيَدْعُ نَادِيَهُ * سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَ ) فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ فَوَاللَّهِ لَوْ دَعَا نَادِيَهُ لأَخَذَتْهُ زَبَانِيَةُ اللَّهِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ صَحِيحٌ . وَفِيهِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضى الله عنه .
Bize Abdullah b. Saîd Ebû Saîd el-Eşecc anlattı, bize Ebû Hâlid el-Ahmer anlattı, Dâvûd b. Ebî Hind'den, o İkrime'den, o İbn Abbâs'tan nakletti. Dedi ki: Nebi (s.a.v.) namaz kılıyordu. Ebû Cehil geldi ve: "Ben seni bundan men etmedim mi? Ben seni bundan men etmedim mi? Ben seni bundan men etmedim mi?" dedi. Nebi (s.a.v.) (namazdan) ayrıldı ve onu azarladı. Ebû Cehil dedi ki: "Sen de biliyorsun ki, bu vadide (Mekke'de) meclisi (taraftarı) benden daha çok olan yoktur." Bunun üzerine Allah şu ayeti indirdi: "O meclisini (taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız." (Alak: 17-18). İbn Abbâs dedi ki: "Vallahi eğer o meclisini (adamlarını) çağırsaydı, Allah'ın zebanileri onu hemen yakalayıverirdi." (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen garip sahihtir. Bu konuda Ebû Hüreyre'den de rivayet vardır.