Dualar Kitabı

Et-Tirmizi · Sünen-i Tirmizi (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

3447. Hadis

حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْبَارِقِيِّ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا سَافَرَ فَرَكِبَ رَاحِلَتَهُ كَبَّرَ ثَلاَثًا وَيَقُولُ ‏:‏ ‏(‏ سبْحَانَ الَّذِي سَخَّرَ لَنَا هَذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِنِينَ * وَإِنَّا إِلَى رَبِّنَا لَمُنْقَلِبُونَ ‏)‏ ثُمَّ يَقُولُ ‏"‏ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ فِي سَفَرِي هَذَا مِنَ الْبِرِّ وَالتَّقْوَى وَمِنَ الْعَمَلِ مَا تَرْضَى اللَّهُمَّ هَوِّنْ عَلَيْنَا الْمَسِيرَ وَاطْوِ عَنَّا بُعْدَ الأَرْضِ اللَّهُمَّ أَنْتَ الصَّاحِبُ فِي السَّفَرِ وَالْخَلِيفَةُ فِي الأَهْلِ اللَّهُمَّ اصْحَبْنَا فِي سَفَرِنَا وَاخْلُفْنَا فِي أَهْلِنَا ‏"‏ ‏.‏ وَكَانَ يَقُولُ إِذَا رَجَعَ إِلَى أَهْلِهِ ‏"‏ آيِبُونُ إِنْ شَاءَ اللَّهُ تَائِبُونَ عَابِدُونَ لِرَبِّنَا حَامِدُونَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ ‏.‏

Bize Süveyd b. Nasr anlattı, bize Abdullah b. Mübarek haber verdi, bize Hammâd b. Seleme anlattı, Ebu'z-Zübeyr'den, o Ali b. Abdullah el-Bârikî'den, o da İbn Ömer'den (r.a.) nakletti: Nebi (s.a.v.) yolculuğa çıkıp binitine bindiği zaman üç defa tekbir getirir ve şöyle derdi: "Subhânellezî sehhara lenâ hâzâ ve mâ künnâ lehû mukrinîn. Ve innâ ilâ rabbinâ le-munkalibûn." (Bunu bize boyun eğdiren Allah'ı tesbih ederim, yoksa bizim buna gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz.) Sonra şöyle dua ederdi: "Allâhümme innî es'elüke fî seferî hâzâ mine'l-birri ve't-takvâ ve mine'l-ameli mâ terdâ. Allâhümme hevvin aleynâ'l-mesîra vatvi annâ bu'de'l-ardı. Allâhümme ente's-sâhibu fi's-seferi ve'l-halîfetü fi'l-ehli. Allâhümme'shabnâ fî seferinâ vahlufnâ fî ehlinâ." (Allah'ım! Bu yolculuğumda senden iyilik, takva ve razı olacağın ameller istiyorum. Allah'ım! Yolculuğu bize kolaylaştır ve yerin uzaklığını bize dür (yolu kısalt). Allah'ım! Yolculukta arkadaş, ailede (yerimize kalan) vekil sensin. Allah'ım, yolculuğumuzda bize yoldaş ol ve ailemizde yerimizi tut.) Ailesine döndüğü zaman ise şöyle derdi: "Âyibûne inşâallâhü tâibûne âbidûne li-rabbinâ hâmidûn." (İnşallah dönenleriz, tövbe edenleriz, ibadet edenleriz, Rabbimize hamd edenleriz.) (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis bu vecihle hasen gariptir.