Dualar Kitabı

Et-Tirmizi · Sünen-i Tirmizi (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

3454. Hadis

حَدَّثَنَا الأَنْصَارِيُّ، حَدَّثَنَا مَعْنٌ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، وَأَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، رضى الله عنه قَالَ كَانَ النَّاسُ إِذَا رَأَوْا أَوَّلَ الثَّمَرِ جَاءُوا بِهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَإِذَا أَخَذَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ اللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِي ثِمَارِنَا وَبَارِكْ لَنَا فِي مَدِينَتِنَا وَبَارِكْ لَنَا فِي صَاعِنَا وَمُدِّنَا اللَّهُمَّ إِنَّ إِبْرَاهِيمَ عَبْدُكَ وَخَلِيلُكَ وَنَبِيُّكَ وَإِنِّي عَبْدُكَ وَنَبِيُّكَ وَإِنَّهُ دَعَاكَ لِمَكَّةَ وَأَنَا أَدْعُوكَ لِلْمَدِينَةِ بِمِثْلِ مَا دَعَاكَ بِهِ لِمَكَّةَ وَمِثْلِهِ مَعَهُ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ يَدْعُو أَصْغَرَ وَلِيدٍ يَرَاهُ فَيُعْطِيهِ ذَلِكَ الثَّمَرَ ‏.‏ قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ ‏.‏

Bize Ensârî anlattı, bize Ma'n anlattı, bize Mâlik anlattı. (Ayrıca) bize Kuteybe haber verdi, Mâlik'ten, o Süheyl b. Ebû Sâlih'ten, o babasından, o da Ebû Hureyre (r.a.)'den nakletti. Ebû Hureyre şöyle dedi: İnsanlar meyvenin ilkini (turfandasını) gördükleri zaman onu Resûlullah (s.a.v.)'e getirirlerdi. Resûlullah (s.a.v.) onu alınca şöyle dua ederdi: "Allâhümme bârik lenâ fî simârinâ ve bârik lenâ fî medînetinâ ve bârik lenâ fî sâinâ ve müddinâ. Allâhümme inne İbrâhîme abdüke ve halîlüke ve nebiyyüke. Ve innî abdüke ve nebiyyüke. Ve innehû deâke li-Mekkete ve ene ed'ûke lil-Medîneti bi-misli mâ deâke bihî li-Mekkete ve mislihî meahû." (Allah'ım! Meyvelerimizi bize bereketli kıl, şehrimizi bize bereketli kıl, sa'ımızı ve müddümüzü (ölçeklerimizi) bize bereketli kıl. Allah'ım! Şüphesiz İbrahim senin kulun, dostun ve peygamberindir. Ben de senin kulun ve peygamberinim. O sana Mekke için dua etti, ben de sana Medine için, onun Mekke için yaptığı duanın benzeri ve bir o kadarı ile birlikte dua ediyorum.) Sonra gördüğü en küçük çocuğu çağırır ve o meyveyi ona verirdi. (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.