3475. Hadis
حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عِمْرَانَ الثَّعْلَبِيُّ الْكُوفِيُّ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ حُبَابٍ، عَنْ مَالِكِ بْنِ مِغْوَلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُرَيْدَةَ الأَسْلَمِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَمِعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً يَدْعُو وَهُوَ يَقُولُ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِأَنِّي أَشْهَدُ أَنَّكَ أَنْتَ اللَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ الأَحَدُ الصَّمَدُ الَّذِي لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ . قَالَ فَقَالَ " وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَقَدْ سَأَلَ اللَّهَ بِاسْمِهِ الأَعْظَمِ الَّذِي إِذَا دُعِيَ بِهِ أَجَابَ وَإِذَا سُئِلَ بِهِ أَعْطَى " . قَالَ زَيْدٌ فَذَكَرْتُهُ لِزُهَيْرِ بْنِ مُعَاوِيَةَ بَعْدَ ذَلِكَ بِسِنِينَ فَقَالَ حَدَّثَنِي أَبُو إِسْحَاقَ عَنْ مَالِكِ بْنِ مِغْوَلٍ . قَالَ زَيْدٌ ثُمَّ ذَكَرْتُهُ لِسُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ فَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ . وَرَوَى شَرِيكٌ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ عَنْ أَبِيهِ وَإِنَّمَا أَخَذَهُ أَبُو إِسْحَاقَ الْهَمْدَانِيُّ عَنْ مَالِكِ بْنِ مِغْوَلٍ وَإِنَّمَا دَلَّسَهُ . وَرَوَى شَرِيكٌ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ .
Bize Ca'fer b. Muhammed b. İmrân es-Sa'lebî el-Kûfî anlattı, bize Zeyd b. Hubâb anlattı, Mâlik b. Miğvel'den, o Abdullah b. Büreyde el-Eslemî'den, o da babasından nakletti. O şöyle dedi: Nebi (s.a.v.) bir adamın şöyle dua ettiğini işitti: "Allâhümme innî es'elüke bi-ennî eşhedü enneke entellâhü lâ ilâhe illâ ente'l-ehadü's-samedü'llezî lem yelid ve lem yûled ve lem yekün lehû küfüven ehad." (Allah'ım! Şehadet ederim ki sen Allah'sın, senden başka ilah yoktur. Sen Ehad'sın (tek), Samed'sin (her şey sana muhtaç, sen kimseye muhtaç değilsin). Doğurmadın ve doğurulmadın. Senin hiçbir dengin yoktur. İşte bu şehadetimle senden istiyorum.) Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin olsun ki; bu kişi Allah'tan İsm-i A'zam'ı (en yüce ismi) ile istedi. O isim ki; onunla dua edildiğinde Allah icabet eder, onunla istenildiğinde verir." Zeyd dedi ki: Ben bunu seneler sonra Züheyr b. Muâviye'ye zikrettim. O dedi ki: "Bana Ebû İshâk, Mâlik b. Miğvel'den anlattı." Zeyd dedi ki: Sonra ben bunu Süfyân es-Sevrî'ye zikrettim. O da bana Mâlik'ten anlattı. (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen gariptir. Şerîk bu hadisi Ebû İshâk'tan, o İbn Büreyde'den, o da babasından rivayet etmiştir. Ebû İshâk el-Hemdânî bunu ancak Mâlik b. Miğvel'den almıştır ve tedlis yapmıştır. Şerîk de bu hadisi Ebû İshâk'tan rivayet etmiştir.