Dualar Kitabı

Et-Tirmizi · Sünen-i Tirmizi (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

3502. Hadis

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ زَحْرٍ، عَنْ خَالِدِ بْنِ أَبِي عِمْرَانَ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، قَالَ قَلَّمَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُومُ مِنْ مَجْلِسٍ حَتَّى يَدْعُوَ بِهَؤُلاَءِ الْكَلِمَاتِ لأَصْحَابِهِ ‏ "‏ اللَّهُمَّ اقْسِمْ لَنَا مِنْ خَشْيَتِكَ مَا يَحُولُ بَيْنَنَا وَبَيْنَ مَعَاصِيكَ وَمِنْ طَاعَتِكَ مَا تُبَلِّغُنَا بِهِ جَنَّتَكَ وَمِنَ الْيَقِينِ مَا تُهَوِّنُ بِهِ عَلَيْنَا مُصِيبَاتِ الدُّنْيَا وَمَتِّعْنَا بِأَسْمَاعِنَا وَأَبْصَارِنَا وَقُوَّتِنَا مَا أَحْيَيْتَنَا وَاجْعَلْهُ الْوَارِثَ مِنَّا وَاجْعَلْ ثَأْرَنَا عَلَى مَنْ ظَلَمَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى مَنْ عَادَانَا وَلاَ تَجْعَلْ مُصِيبَتَنَا فِي دِينِنَا وَلاَ تَجْعَلِ الدُّنْيَا أَكْبَرَ هَمِّنَا وَلاَ مَبْلَغَ عِلْمِنَا وَلاَ تُسَلِّطْ عَلَيْنَا مَنْ لاَ يَرْحَمُنَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ ‏.‏ وَقَدْ رَوَى بَعْضُهُمْ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ خَالِدِ بْنِ أَبِي عِمْرَانَ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ ‏.‏

Bize Ali b. Hucr anlattı, bize İbnü'l-Mübârek haber verdi, bize Yahyâ b. Eyyûb haber verdi, Ubeydullah b. Zahr'dan, o Hâlid b. Ebû İmrân'dan nakletti. İbn Ömer şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) bir meclisten kalktığında ashabı için şu kelimelerle dua etmeden pek nadir kalkardı: "Allâhümmaksim lenâ min haşyetike mâ yehûlü beynenâ ve beyne meâsîk. Ve min tâatike mâ tübelliğunâ bihî cennetek. Ve mine'l-yakîni mâ tühevvinü bihî aleynâ musîbâti'd-dünnâ. Ve metti'nâ bi-esmâinâ ve ebsârinâ ve kuvvetinâ mâ ahyeytenâ vec'alhü'l-vârise minnâ. Vec'al se'renâ alâ men zalemenâ vensurnâ alâ men âdânâ. Ve lâ tec'al musîbetenâ fî dîninâ. Ve lâ tec'ali'd-dünnâ ekbera hemminâ ve lâ mebleğa ilminâ. Ve lâ tüsallit aleynâ men lâ yerhamunâ." (Allah'ım! Bize, günahlarla aramıza engel olacak kadar korkundan hisse ver. Bizi cennetine ulaştıracak kadar itaatinden nasip et. Dünya musibetlerini bize kolay gösterecek kadar yakîn (iman kuvveti) ver. Bizi yaşattığın sürece kulaklarımızdan, gözlerimizden ve kuvvetimizden faydalandır ve bunları bize vâris kıl (ölünceye kadar devam ettir). İntikamımızı bize zulmedenlerden al ve bize düşmanlık edenlere karşı bize yardım et. Musibetimizi dinimizde kılma. Dünyayı en büyük derdimiz ve ilmimizin son gayesi yapma. Bize merhamet etmeyenleri bize musallat etme.) (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen gariptir. Bazıları bu hadisi Hâlid b. Ebû İmrân'dan, o Nâfi'den, o da İbn Ömer'den rivayet etmiştir.