3529. Hadis
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَرَفَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ زِيَادٍ، عَنْ أَبِي رَاشِدٍ الْحُبْرَانِيِّ، قَالَ أَتَيْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِي فَقُلْتُ لَهُ حَدِّثْنَا مِمَّا، سَمِعْتَ مِنْ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَأَلْقَى إِلَىَّ صَحِيفَةً فَقَالَ هَذَا مَا كَتَبَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ فَنَظَرْتُ فِيهَا فَإِذَا فِيهَا إِنَّ أَبَا بَكْرٍ الصِّدِّيقَ رضى الله عنه قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ عَلِّمْنِي مَا أَقُولُ إِذَا أَصْبَحْتُ وَإِذَا أَمْسَيْتُ . فَقَالَ " يَا أَبَا بَكْرٍ قُلِ اللَّهُمَّ فَاطِرَ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ رَبَّ كُلِّ شَيْءٍ وَمَلِيكَهُ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ نَفْسِي وَمِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ وَشَرَكِهِ وَأَنْ أَقْتَرِفَ عَلَى نَفْسِي سُوءًا أَوْ أَجُرَّهُ إِلَى مُسْلِمٍ " . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ .
Hasen b. Arafe bize anlattı; İsmail b. Ayyâş bize anlattı; Muhammed b. Ziyâd’dan; Ebû Râşid el-Hubrânî’den; dedi ki: Abdullah b. Amr b. el-Âs’a geldim ve ona dedim ki: “Resûlullah’tan (sallallâhu aleyhi ve sellem) işittiğin şeylerden bize anlat.” Bana bir sahife attı (verdi) ve dedi ki: “İşte bu, Resûlullah’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) benim için yazdığı (yazdırdığı) şeydir.” Dedi ki: “Ona baktım, içinde şu vardı: Ebû Bekir es-Sıddîk (radıyallâhu anh) dedi ki: ‘Ey Allah'ın Resûlü! Sabahladığım ve akşamladığım vakit ne söyleyeyim, bana öğret.’” Buyurdu ki: “Ey Ebû Bekir! De ki: Allah’ım! Göklerin ve yerin yaratıcısı, gaybı ve görüneni bilen! Senden başka ilah yoktur. Her şeyin Rabbi ve Meliki (sahibi)! Nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden ve tuzağından; ve kendime bir kötülük işlemekten veya onu bir Müslümana sürüklemekten sana sığınırım.” Dedi ki: Bu hadis bu veçhiyle hasen gariptir.