3842. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو مُسْهِرٍ عَبْدُ الأَعْلَى بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي عَمِيرَةَ، وَكَانَ، مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ لِمُعَاوِيَةَ " اللَّهُمَّ اجْعَلْهُ هَادِيًا مَهْدِيًّا وَاهْدِ بِهِ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ .
Bize Muhammed b. Yahya anlattı; dedi ki: Bize Ebu Müshir Abdulalâ b. Müshir anlattı, Said b. Abdulaziz'den, o Rabîa b. Yezid'den, o Resûlullah'ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) ashabından olan Abdurrahman b. Ebi Amire'den, o Nebi'den (sallallâhu aleyhi ve sellem); Nebi'nin Muaviye için şöyle buyurduğunu (nakletti): “Allah'ım! Onu hidayet edici ve hidayete erdirilmiş (mehdi) kıl ve onunla (başkalarını) hidayete erdir.” Ebu İsa dedi ki: Bu hadis hasen gariptir.