Yolculuk (Sefer) Namazı Kitabı

Et-Tirmizi · Sünen-i Tirmizi (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

561. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي الشَّوَارِبِ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا قَالَتْ خَسَفَتِ الشَّمْسُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالنَّاسِ فَأَطَالَ الْقِرَاءَةَ ثُمَّ رَكَعَ فَأَطَالَ الرُّكُوعَ ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ فَأَطَالَ الْقِرَاءَةَ وَهِيَ دُونَ الأُولَى ثُمَّ رَكَعَ فَأَطَالَ الرُّكُوعَ وَهُوَ دُونَ الأَوَّلِ ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ فَسَجَدَ ثُمَّ فَعَلَ مِثْلَ ذَلِكَ فِي الرَّكْعَةِ الثَّانِيَةِ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى وَهَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ ‏.‏ وَبِهَذَا الْحَدِيثِ يَقُولُ الشَّافِعِيُّ وَأَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ يَرَوْنَ صَلاَةَ الْكُسُوفِ أَرْبَعَ رَكَعَاتٍ فِي أَرْبَعِ سَجَدَاتٍ ‏.‏ قَالَ الشَّافِعِيُّ يَقْرَأُ فِي الرَّكْعَةِ الأُولَى بِأُمِّ الْقُرْآنِ وَنَحْوًا مِنْ سُورَةِ الْبَقَرَةِ سِرًّا إِنْ كَانَ بِالنَّهَارِ ثُمَّ رَكَعَ رُكُوعًا طَوِيلاً نَحْوًا مِنْ قِرَاءَتِهِ ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ بِتَكْبِيرٍ وَثَبَتَ قَائِمًا كَمَا هُوَ وَقَرَأَ أَيْضًا بِأُمِّ الْقُرْآنِ وَنَحْوًا مِنْ آلِ عِمْرَانَ ثُمَّ رَكَعَ رُكُوعًا طَوِيلاً نَحْوًا مِنْ قِرَاءَتِهِ ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ سَجَدَ سَجْدَتَيْنِ تَامَّتَيْنِ وَيُقِيمُ فِي كُلِّ سَجْدَةٍ نَحْوًا مِمَّا أَقَامَ فِي رُكُوعِهِ ثُمَّ قَامَ فَقَرَأَ بِأُمِّ الْقُرْآنِ وَنَحْوًا مِنْ سُورَةِ النِّسَاءِ ثُمَّ رَكَعَ رُكُوعًا طَوِيلاً نَحْوًا مِنْ قِرَاءَتِهِ ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ بِتَكْبِيرٍ وَثَبَتَ قَائِمًا ثُمَّ قَرَأَ نَحْوًا مِنْ سُورَةِ الْمَائِدَةِ ثُمَّ رَكَعَ رُكُوعًا طَوِيلاً نَحْوًا مِنْ قِرَاءَتِهِ ثُمَّ رَفَعَ فَقَالَ ‏"‏ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ سَجَدَ سَجْدَتَيْنِ ثُمَّ تَشَهَّدَ وَسَلَّمَ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdulmelik b. Ebî'ş-Şevârib anlattı; bize Yezîd b. Zürey' anlattı; bize Ma'mer anlattı; Zührî'den; Urve'den; Âişe'den; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem zamanında güneş tutuldu. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem insanlara namaz kıldırdı. Kıraati uzattı, sonra rüku etti ve rükuu uzattı. Sonra başını kaldırdı ve kıraati uzattı; bu, ilkinden daha kısaydı. Sonra rüku etti ve rükuu uzattı; bu, ilkinden daha kısaydı. Sonra başını kaldırdı ve secde etti. Sonra ikinci rekatta da bunun aynısını yaptı.” Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. Şâfiî, Ahmed ve İshâk bu hadisle görüş beyan ederler; küsuf namazını dört secdede dört rüku olarak görürler. Şâfiî dedi ki: “Birinci rekatta Fatiha'yı ve Bakara suresi kadar bir yeri -eğer gündüz ise- gizlice okur. Sonra kıraati kadar uzun bir rüku yapar. Sonra tekbirle başını kaldırır ve olduğu gibi ayakta durur. Yine Fatiha'yı ve Âl-i İmrân suresi kadar bir yeri okur. Sonra kıraati kadar uzun bir rüku yapar. Sonra başını kaldırır ve ‘Semiallahu limen hamideh’ der. Sonra iki tam secde yapar. Her secdede rükuda durduğu kadar durur. Sonra (ayağa) kalkar, Fatiha'yı ve Nisâ suresi kadar bir yeri okur. Sonra kıraati kadar uzun bir rüku yapar. Sonra tekbirle başını kaldırır ve ayakta durur. Sonra Mâide suresi kadar bir yeri okur. Sonra kıraati kadar uzun bir rüku yapar. Sonra (başını) kaldırır ve ‘Semiallahu limen hamideh’ der. Sonra iki secde yapar, sonra teşehhüt getirir ve selam verir.”