630. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ الثَّقَفِيُّ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ عَنْ نَافِعٍ قَالَ سَأَلَنِي عُمَرُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ عَنْ صَدَقَةِ الْعَسَلِ . قَالَ قُلْتُ مَا عِنْدَنَا عَسَلٌ نَتَصَدَّقُ مِنْهُ وَلَكِنْ أَخْبَرَنَا الْمُغِيرَةُ بْنُ حَكِيمٍ أَنَّهُ قَالَ لَيْسَ فِي الْعَسَلِ صَدَقَةٌ . فَقَالَ عُمَرُ عَدْلٌ مَرْضِيٌّ . فَكَتَبَ إِلَى النَّاسِ أَنْ تُوضَعَ . يَعْنِي عَنْهُمْ .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; dedi ki: Bize Abdulvehhâb es-Sekafî anlattı; dedi ki: Bize Ubeydullâh b. Ömer anlattı; Nâfi’den; dedi ki: Ömer b. Abdilazîz bana balın sadakasını (zekâtını) sordu. Dedim ki: ‘Bizim yanımızda kendisinden zekât vereceğimiz bal yoktur (veya böyle bir uygulama yoktur). Lakin el-Muğîre b. Hakîm bize haber verdi ki o: “Balda zekât yoktur” demiştir.’ Bunun üzerine Ömer: ‘(O), adil ve razı olunmuş (bir kimse)dir’ dedi ve insanlara (baldan zekâtın) kaldırılmasını —yani onlardan alınmamasını— yazdı.