Oruç Kitabı

Et-Tirmizi · Sünen-i Tirmizi (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

785. Hadis

حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ زَيْدٍ، قَالَ سَمِعْتُ مَوْلاَةً، لَنَا يُقَالُ لَهَا لَيْلَى تُحَدِّثُ عَنْ جَدَّتِهِ أُمِّ عُمَارَةَ بِنْتِ كَعْبٍ الأَنْصَارِيَّةِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم دَخَلَ عَلَيْهَا فَقَدَّمَتْ إِلَيْهِ طَعَامًا فَقَالَ ‏"‏ كُلِي ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَتْ إِنِّي صَائِمَةٌ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّ الصَّائِمَ تُصَلِّي عَلَيْهِ الْمَلاَئِكَةُ إِذَا أُكِلَ عِنْدَهُ حَتَّى يَفْرُغُوا ‏"‏ ‏.‏ وَرُبَّمَا قَالَ ‏"‏ حَتَّى يَشْبَعُوا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ وَهُوَ أَصَحُّ مِنْ حَدِيثِ شَرِيكٍ ‏.‏

Bize Mahmûd b. Gaylân anlattı; dedi ki: Bize Ebû Dâvûd anlattı; dedi ki: Bize Şu'be haber verdi; Habîb b. Zeyd'den; dedi ki: Leylâ denilen bir azatlımızı (mevlâmızı); büyükannesi Ümmü Umâre bint Ka'b el-Ensâriyye'den şöyle anlatırken işittim: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem onun (Ümmü Umâre'nin) yanına girdi. O da kendisine yemek ikram etti. (Resûlullah): “Sen de ye” buyurdu. (Ümmü Umâre): “Ben oruçluyum” dedi. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Şüphesiz oruçlunun yanında yemek yenildiği zaman, (yiyenler) bitirinceye kadar melekler ona (oruçluya) dua (istiğfar) ederler.” Belki de: “Doyuncaya kadar” buyurmuştur. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. Bu, Şerîk'in hadisinden daha sahihtir.