11. Ayet
وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ
Onlar kendilerine gelen her peygamberle alay ediyorlardı.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ
Onlar kendilerine gelen her peygamberle alay ediyorlardı.
Hiçbir peygamber göndermedik ki alay etmesinler onunla.
Bir peygamber gelmedi ki, onunla ancak alay ederlerdi
Onlara hiçbir peygamber gelmedi ki, onunla alay etmesinler.
Ânların istihzâ itmedikleri hiç bir rasûl yok idi.
Onlara bir peygamber gelmeyedursun, hemen onunla alay ederlerdi.
Onlara her ne zaman bir elçi geldiyse onu alaya aldılar.
Ve onlara hiç bir Resul gelmiyordu ki onunla istihza eder olmasınlar
Onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmiş olmasınlar.
Onlara ne zaman bir peygamber gelse, mutlaka onunla alay ederlerdi.
Ancak onlara herhangi bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi.
Kendilerine gelen resûllerden alay etmedikleri hiç kimse olmadı.
daħı gelmezidi anlara hįç yalavaç illā oldılar anı yañśularlar.
Onlara her hangi bir peygamber gelmeye dursun ille onunla istihza (alay) ederlerdi.
Ve onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay ediyor olmasınlar.
Ve onlara hiçbir elçi gelmiyordu ki onunla alay ediyor olmasınlar.
Ne zaman onlara bir elçi gelse, o elçi ile mutlaka alay etmek istemişlerdir.
Onlara ne zaman bir elçi gelmişse onlar onunla eğlenmişlerdir.
Onlara ne zaman peygamber gelmiş ise onlar onu istihzaya almışlardı.
Onlara herhangi bir elçi gelmesin ki onlar onunla alay etmemiş olsunlar.
Onlara herhangi bir peygamber gelmeye dursun, mutlaka onunla alay ederlerdi.
Hiçbir peygamber göndermedik ki, alay etmesinler onunla.
Onlara bir peygamber geldiğinde muhakkak onunla alay ederlerdi.
Onlara ne zaman bir elçi gelse, mutlaka onunla alay ederlerdi. Çünkü yeryüzü nîmetlerine aşırı bağlılık, kibir, inatçılık ve haksız önyargılar gözlerini kör etmişti. Demek ki, hakîkati inkâr eden bütün zâlimlerin değişmez bir ortak özellikleri var: İlâhî dâvet karşısında, küstahça takındıkları o alaycı tavır!
Onlara her bir rasûl gelince, onunla ancak alay ediyorlardı.
Onlar da, kendilerine bir Tanrı elçisi gelir gelmez hemen alaya alırlardı.
Elçi gönderilen toplumlar inkâr etmek için her türlü bahaneyi ürettiler. Elçilerimizi yalanladılar. Elçilerimizle alay ettiler. Sana yapılanlar yeni bir şey değil, yaptıkları şey eskiden beri inkârcıların uygulayageldikleri taktiktir.
Kendilerine gelen her elçi ile elbette alay ederlerdi. [*]
Ama onlar kendilerine gelen her Peygamberle, kesinlikle alay ediyorlardı.
onlara hiçbir elçi gelmedi ki, o’nunla alay etmesinler.
Ama onlara gönderilip de kendisi ile alay edilmeyen hiçbir elçi olmadı. 11/27, 23/25, 28/38, 51/52
Kendilerine gelen Rasullerle, ille de alay etmeyi alışkanlık haline getiriyorlardı.
Kendilerine gelen hiçbir elçi yoktu ki onları alaya almamış olsunlar.
Ve onlara bir peygamber gelmezdi ki, illâ onunla istihzâda bulunur olmuşlardı.
Onlara herhangi bir peygamber gelmeye dursun, onlar onunla mutlaka alay ederlerdi. (Peygamberleri ise onların alaylarına karşı sabreder, onları irşada çalışırlardı)
Onlara hiçbir resul gelmezdi ki, istisnasız onunla alay etmesinler.
Onlara hiç bir elçi gelmedi ki onunla alay etmemiş olsunlar.
Daḫı hīç gelmezdi anlara resūl, illā oldılar anı masḳaraya alıcılar.
10, 11. Senden önce gelip geçen milletlere de Biz Peygamberler gönderdik. Ama onlara hiç bir resul gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar.
Onlara hiçbir elçi gelmezdi ki, onunla alay etmesinler.
Onlara gelen her bir rasûl ile istihzâ itdiler.
Onlara ne zaman bir elçi gelse mutlaka hafife alırlar.
Onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmesinler.
Onlara hangi peygamber geldiyse alaya aldılar.
Onlara bir Tanrı elçisi gelir gelmez, onunla mutlaka alay ederlerdi.
Onlara herhangi bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi.
Onlara hiç bir Peygamber gelmiyordu ki, onunla eğlenir olmasınlar.
Onlara Allah’ın hiçbir elçisi gelmiyordu ki onunla alay etmiş olmasınlar.
Onlar, gelen peygamberi mutlaka alaya alırlardı.