111. Ayet
وَاِنْ اَدْر۪ي لَعَلَّهُ فِتْنَةٌ لَكُمْ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ
“Bilmem! Belki bu (mühlet) sizin için bir imtihan ve bir vakte kadar yararlanmadır.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاِنْ اَدْر۪ي لَعَلَّهُ فِتْنَةٌ لَكُمْ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ
“Bilmem! Belki bu (mühlet) sizin için bir imtihan ve bir vakte kadar yararlanmadır.”
Ve bildirdiğim, sizi bir sınama ve bir zamana dek geçindirme de olabilir, onu da bilmem ben.
«Ben bilemem, o size bir sınavdır, bir güne dek, geçim de olabilir o»
“Bilmiyorum! Belki bu (hesap gününün gecikmesi) sizin için bir imtihan ve bir vakte kadar yararlanmadır.”
Bilmiyorum ama cezânın te’hîri belki sizin a’mâlinizi tecrübe itmek ve bir müddet daha sizi dünyâdan müstefîd itmek içün olabilür.
Bilmiyorum, belki de o (azabın ertelenmesi), sizi denemek ve bir zamana kadar sizi (imkânlardan) faydalandırmak içindir.
"Hiç bilmiyorum; belki sizin için bir test ve belli bir süreye kadar bir hoşlanma vesilesi olur."
Ve bilmem belki bu-mühlet-sizin için bir imtihan ve vakta kadar bir istifadedir
Bilmem belki bu gecikme sizi denemek ve bir süreye kadar geçindirmek içindir.
O (tehdit edilmiş olduğunuz azabın, ne zaman meydana geleceğinin açıklanmaması ve bunca inkârınıza rağmen başınıza henüz bir azabın gelmemesi) sizin için bir imtihân mıdır, yoksa (ecelinizin geleceği) bir zamana kadar (dünya nimetleri ile bir) faydalandırma mıdır bilemem.”
"Bilmiyorum, belki de O (Allah) sizi denemek (üzere) bir süreye kadar yaşatmak ve yararlandırmak için (mühlet) vermektedir." (Yani; azabın ertelenmesi ve insanlara mühlet verilmesi, onları imtihan etmek ve belli bir süreye kadar dünya nimetleriyle eğlendirmek içindir.)
Bilemem, belki o¹ bir sınav ve sizin için belli bir zamana kadar yararlanmadır.
“daħı [175a] bilmezin ola kim ol fitnedür size daħı gönenmekdür bir zamāna degin.”
«Ben bilmem. Belki bu (mühlet) sizin için bir imtihandır, bir zamana kadar bir fâidelenmedir, (bir geçinmedir)».
“Bilmem, belki de bu (azâbın te'hîr edilmesi), sizin için bir imtihan ve bir zamâna kadar bir faydalanmadır.”
Ve bilemem, belki o (hesap gününün gecikmesi ve sürenin açıklanmaması) sizin için bir imtihan ve (dünyada) belli bir süreye kadar bir yararlandırmadır.’
“Allah’ın belirlemiş olduğu vaktin, sizin için bir imtihan mı, yoksa size yaşamanız için verilmiş belli bir süremi dir, ben onu da bilemem.”
Bu geciktirme bir sınama da olabilir, sizi bir süre için gönendirmek de olabilir, bilemem."
Olabilir ki cezanın tehiri sizi bir mihnete düşürmek [⁵] ve bir zamana kadar [⁶] sizi geçindirmek için olur, bunu bilemem.
“Bu (mühlet) sizin için bir sınama mıdır ve bir vakte kadar yararlanma mıdır? Bilemem!”
“Bilemem; belki bu (azabın ertelenmesi), sizin için bir sınamadır ve belli bir vakte kadar yararlanmadır.”
Bilmiyorum belki de, azabın ertelenmesi sizi denemek içindir veya Allah'ın acımasından dolayı yapılmış bir geciktirilmedir.
Bilmiyorum, belki de azabın ertelenmesi sizi denemek ve bir zamana kadar sizi dünyadan nasiplendirmek içindir.”
“Yaptığınız bunca kötülüklere rağmen hâlâ başınıza belâlar yağmıyorsa, bunun sebebini ben bilemem; belki de azâbınızın ertelenmesi, sizin için bir sınav ve ecel denilen süre gelip çatıncaya kadar, gözlerinizi hakka karşı kör eden bir oyalanmadır!” Ve Elçi, son uyarıları yaptıktan sonra, Rabb’ine el açıp yalvararak:
Bildirilmedim, belki bu, sizin için belki bir deneme ve bir vakte kadar geçimliktir.
Bilemiyorum, felaket ertelemesi sizin için belki bir sınav, belki de bir süre daha hayat hakkıdır."
"Cezanın şu an niye başınıza gelmediğini bilemem! Belki cezanın başınıza hemen gelmemesi sizin için bir imtihan veya ders alma vaktidir. Belki cezanın gecikmesinden yararlanarak düşünür, aklınızı başınıza toplarsınız."
(Peygamber:) “Bilmiyorum, belki de o (azabın ertelenmesi), sizin için bir imtihan ve belirli bir zamana kadar sizi yararlandırmak içindir.
“Bu (sürenin açıklanmaması) sizin için (belki) bir denemedir. (Belki de) belli bir vakte kadar (dünyadan) yararlanmanız (için verilen bir fırsat)tır. Ben bunu bilemem.” de.
Ve [bana gelince, Hesap Günü’ndeki] bu [gecikmenin] sizin için bir sınama mı, yoksa bir süreye kadar [merhameten yapılmış] bir erteleme mi ¹⁰⁵ olduğunu ben bilemem.”
Azabın gecikmesi sizin için bir imtihan mıdır, yoksa kısa süreliğine verilmiş bir mühlet midir onu da bilemem. 16/61, 18/57- 58, 20/82, 35/45, 39/53...60
“Belki cezanın tehiri sizin için ağır bir imtihan sebebidir, belki de bir vakte kadar daha dünya nimetlerinden faydalanmadır, bir mühlettir, bilmiyorum.”
Ama ben; (bu ertelemenin) sizin için bir sınama ve kısa süreliğine verilmiş bir mühlet olup olmadığını herhalde bilemem.”
«Ve ben bilmem, belki o (mühlet verilmesi) sizin için bir imtihandır ve bir müddete kadar bir istifadedir.»
Bilmem ama, belki bu uyarılarım, sizin için son bir deneme ve bir süreye kadar yararlanmadır. (Aklınız varsa "azap ne zaman?" diye alay etmeyi bırakıp, Rabbinizden bağışlanma dilersiniz de, size ihsan buyurulan bu süreden yararlanırsınız.)
Eğer bildiğim bir şey varsa size verilen bu (mühlet) kesinlikle bir deneme ve bir zamana kadar faydalanmadır
Bilemem, belki bu sizi denemek ve bir süreye kadar faydalandırmak içindir.
Daḫı bilmez‐men ol kim size fitne ola ol, yā gönenmek ola bir zamāna de‐gin.
“Ne bileyim, belki de bu mühlet sizin için bir imtihandır ve hayattan biraz daha yararlandırma için yapılan bir ertelemedir. ”
Bilmem belki de o (azabın ertelenmesi) sizi denemek ve bir süreye kadar yaşatmak içindir
"Sizin cezânızın te'hîri sizi imtihân mıdır yoksa vakt-i mu'ayyene kadar size hayâtdan istifâdeye mühlet midir?"
Bilemem, belki de o, (yani tehdit edildiğiniz cezanın geciktirilmesi) sizin için bir imtihandır.”
Bilemem, belki bu [14] sizin için bir imtihan ve belli bir süreye kadar bir yararlandırmadır."
Size verilen mühlet bir sınama mı, yoksa belirli bir zamana kadar size tanınmış bir fırsat mı; onu da bilmiyorum.(22)
Bilmiyorum, belki de o, sizin için bir fitnedir. Belirli bir süreye kadar bir nimetlendirmedir.
'Bilemem; belki bu (sürenin açıklanmaması), sizin için bir (fitne) denemedir, (belki de) belli bir vakte kadar yararlanma (meta)dır.'
Bilmem, belki bu ceza vaadinin uzaması, sizin için bir belâdır ve bir zamana kadar faydalanmadır.”
Ben bilmiyorum, belki azabın gelmeyişi, sizi denemek ve bir süreye kadar yaşatmak içindir.”
“Bilmem, belki de o azabın ertelenmesi, sizi sınamak ve bir süreye kadar yaşatmak içindir.”