Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki bir bölük vardır kullarımdan, Rabbimiz derler, inandık, yarlıga bizi ve acı bize ve sensin merhametliler merhametlisi.
Besim Atalay (1965)
Kullarımdan bir bölük: «Tanrımız! İnanmışız, bizi bağışlayasın, bizi yarlıgayasın, sen yarlıgayanların hayırlısısın !» demektedirler
Cemal Külünkoğlu
“Hani vaktiyle kullarımın bir bölümü: ‘Ey Rabbimiz! Biz sana inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!' diye dua ediyordu.
Cemil Said (1924)
109, 110. "Bizim ’ibâdımızdan bir kısım "Yâ rabbî biz îmân idiyoruz, günâhlarımızı ’afv it. Bize merhamet it. Sen merhametlilerin en merhametlisisin" diyu bağırdıkları vakit siz ânlar ile istihzâ idiyor ve bizim ihtârâtımızı unutuyor idiniz. Ânlar sizin istihzâ ile gülmelerinize hedef oluyorlar idi."
Diyanet Vakfı
Zira kullarımdan bir zümre: Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi affet; bize acı! Sen, merhametlilerin en iyisisin, demişlerdi.
Edip Yüksel
"Kullarımdan bir grup, 'Rabbimiz, inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.' derdi."
Elmalılı Hamdi Yazır
çünkü kullarımdan bir fırka vardı «Rabbimiz! Biz iyman ettik; öyle ise bizi bağışla, bize merhamet et, sen, merhametlilerin en iyisisin.» diyorlardı da
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Çünkü kullarımdan bir zümre "Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi bağışla, bize merhamet et, sen, merhametlilerin en iyisisin." diyorlardı.
Emrah Demiryent
Gerçek şu ki, kullarımdan bir zümre, ‘Rabbimiz! Biz îmân ettik. Bizi bağışla ve bize merhamet et. Şüphesiz sen merhamet edenlerin en hayırlısısın’ diyordu.
Abdullah-Ahmet Akgül
Çünkü gerçekten Benim kullarımdan bir fırka (inançlı ve şuurlu bir hizip, parti veya ekip): "Rabbimiz, (biz Sana, Resulüllah’a ve Kur’an ahkâmına) iman ettik (ve İslam yolunda Hakk hâkim olsun diye gayret göstermekteyiz, Allah’ım) Sen artık bizi bağışla (başarıya ulaştır) ve bize merhamet buyur, (zira) Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" deyip (yalvarırlardı, sizi de Hakka ve hayra çağırırlardı).
Erhan Aktaş
Gerçek şu ki, kimi kullarım: “Rabb'imiz! Biz iman ettik; bizi bağışla, bize merhamet et, merhametlilerin en iyisi sensin.” diyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
“bayıķ oldıyıdı bir bölük, ķullarumuzdan, eydürleridi iy çalabumuz inanduķ pes yarlıġa bizi daħı raḥmet eyle bize; daħı sen, raḥmet eyleyicilerüñ yigregisin.
Hasan Basri Çantay
Çünkü kullarımdan bir zümre vardır ki onlar: «Ey Rabbimiz, îman etdik. Bizi yarlığa, bizi esirge. Sen esirgeyenlerin en hayırlısısın» derlerken,
Hayrat Neşriyat
“Çünki kullarımdan bir zümre vardı ki: 'Rabbimiz! (Biz) îmân ettik; artık bizi bağışla; bize merhamet buyur; sen merhametlilerin en hayırlısısın!' diyorlardı.”
İhsan Aktaş
Şüphesiz (dünyadayken) kullarımdan bir topluluk, ‘‘Ey Rabbimiz! İnandık; bizi bağışla, bize merhamet et ve sen merhamet edenlerin en hayırlısısın’’ derlerdi.
İlyas Yorulmaz
Yeryüzünde iken kullarımızdan bir topluluk “Rabbimiz! Biz iman ettik, bizi bağışla ve bize merhamet et. Çünkü sen merhamet edip acıyanların en merhametlisisin” diyorlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İşte benim kullarımdan bir takımı vardı ki şöyle derlerdi: " Ey çalabımız! Sen bizi yarlıga, sen bizi esirge, sen ki esirgeyicilerin yey olanısın."
İsmail Hakkı İzmirli
Çünkü kullarımdan bir fırka «— Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi yarlığa, bizi bağışla, sen bağışlayanların hayırlısısın.» derlerdi.
İsmail Yakıt
“Muhakkak ki kullarımızdan belli bir grup [ferîk], (dünyada iken) “Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla ve bize merhamet et. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!” derler.
Kadri Çelik
“Çünkü gerçekten benim kullarımdan bir grup, “Rabbimiz! İman ettik, sen artık bizi bağışla ve bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın” derlerdi de…”
Abdullah Parlıyan
Bakın kullarımın arasında: Ey Rabbimiz! Biz sana inandık, öyleyse bizim günahlarımızı bağışla ve bize acı, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın derlerdi de,
Kuran Yolu
“Kullarım arasında, ‘Rabbimiz! Biz iman ettik; bizi affet, bize acı! Sen merhametlilerin en üstünüsün’ diyen bir kesim de şüphesiz vardı.
Mahmut Kısa
Çünkü vaktiyle, kullarım arasından bir grup inanmış insan, “Ey Rabb’imiz! Biz sana iman ettik, öyleyse bizim günahlarımızı bağışla ve bize merhamet eyle; hiç kuşkusuz Sen, merhamet edenlerin en hayırlısısın!” diye yalvarırlardı da;
Mahmut Özdemir
“Şu bir gerçektir ki; kullarımdan bir grup: ‘Rabbimiz! İman ettik. Bizi bağışla; bize merhamet et! Sen Merhamet Edenler’in en hayırlısısın!’ diyorlar”.
Mehmet Çakır
Vaktiyle benim: ' Ya Rab bağışla bizi, acı bize, çünkü sevginin kaynağı sensin ' diyen kullarım vardı.
Mehmet Çoban
Gerçek şu ki; kullarımdan bir zümre: "Biz iman ettik. Öyle ise bizi bağışla! Bize acı! Sen acıyanların en hayırlısısın!" demişlerdi.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki kullarımdan bir grup, ‘Rabbimiz! İman ettik, bizi affet; bize merhamet et! Sen merhametlilerin en hayırlısısın’ demişlerdi.
Mehmet Türk
(Ve devamla): “Gerçekten Benim kullarımdan,¹ ‘Ey Rabbimiz! (Biz Sana) îman ettik, bizi bağışla ve bize merhamet et, zîrâ Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın’, diyen bir grup vardı (da),”
Muhammed Esed
“Bakın, kullarımın arasında, ‘Ey Rabbimiz! Biz [Sana] inandık; öyleyse, bizim günahlarımızı bağışla ve bize acı, çünkü gerçek acıyan(ımız), esirgeyen(imiz) Sensin!’ ⁶⁴ diyenler de vardı;
Mustafa Çavdar
Vaktiyle kullarımdan bir grup: – Rabbimiz, biz yürekten iman ettik, bizi bağışla ve bize merhamet et zira sen merhametlilerin en merhametlisisin! Diye dua ederlerdi. 2/186, 40/60
Ahmet Tekin
Kullarımdan bir zümre: “Ey Rabbimiz, iman ettik. Bizi koruma kalkanına al, bağışla, bize merhamet et. Sen merhametlilerin en hayırlısısın.” diyorlardı.
Mustafa İslamoğlu
Çünkü kullarımın arasında bir gurup vardı. Onlar ‘Rabbimiz! Biz iman ettik: o halde bizi bağışla, bize merhamet et! Zira merhametlilerin en hayırlısı Sensin!’ diyorlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Çünkü kullarımdan bir zümre var idi ki, 'Ey Rabbimiz! Sana imân ettik, artık bizi yarlığa ve bize merhamet buyur ve Sen rahmet edenlerin elbette hayırlısısın' derlerdi.»
Orhan Kuntman
Çünkü, kullarımdan bir zümre "Ey Rabbimiz, iman ettik; artık bizi bağışla, bize merhamet et Sen merhametlilerin en hayırlısısın" diye dua ve niyazda bulunurken,
Osman Fırat
Zira kullarımdan bir zümre: ’Rabbimiz iman ettik, bizi bağışla, bize acı, sen merhametlilerin en hayırlısısın’ dediler..
Şaban Piriş
Çünkü kullarımdan bir grup: -Rabbimiz, iman ettik, bizi bağışla, bize merhamet et, merhamet edenlerin en hayırlısı sensin! derlerdi.
Satıraltı Meal (1534)
Taḥḳīḳ bir bölük benüm ḳullarumdan eydürlerdi: Yā Rabbenā, biz īmāngetürdük. Pes bize günāhumuz baġışla. Daḫı bize raḥmet eyle. Sen raḥmetidicilerüñ yigregisin.
Suat Yıldırım
109, 110. Kullarımdan, bir kısmı “inandık ya Rabbî! Affet günahlarımızı, merhamet et bize, çünkü Sen merhamet edenlerin en iyisi, en hayırlısısın! ” dediklerinde, onları alaya alan sizler değil miydiniz! Sonunda sizin bu davranışlarınız Beni gönlünüzden geçirmeyi, Beni yâdetmeyi size unutturdu da, onlarla eğlenip durdunuz.
Süleyman Ateş
Zira kullarımdan bir zümre: 'Rabbimiz inandık, bizi bağışla, bize acı, sen acıyanların en hayırlısısın' dedikleri için
Süleyman Tevfik (1927)
Kullarımdan bir cemâ'at vardır ki: "Yâ Rabbî! Sana îmân itdik, bizi mağfiret it ve bize merhamet buyur, sen merhamet idicilerin hayırlısısın" dirlerdi.
Süleymaniye Vakfı
“Kullarımdan bir takımı şöyle dua ederlerdi: “Rabbimiz! Bizi bağışla, bize ikram et, sen ikram edenlerin en iyisisin.”
Ahmet Varol
Doğrusu kullarımdan bir grup: "Rabbimiz! Biz iman ettik. Bizi bağışla ve bize merhamet et. Şüphesiz sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" diyordu.
Ümit Şimşek
“Benim kullarımdan bir topluluk vardı ki 'Rabbimiz, iman ettik. Sen de bizi bağışla, bize merhamet et. Sen merhametlilerin en merhametlisisin' derdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Kullarımdan bir zümre "Rabbimiz, inandık; affet bizi, acı bize, sen merhametlilerin en hayırlısısın" diyorken,
Ali Bulaç
'Çünkü gerçekten benim kullarımdan bir grup: “Rabbimiz, iman ettik, sen artık bizi bağışla ve bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın, derlerdi de,'
Ali Fikri Yavuz
Çünkü mümin kullarımdan bir topluluk vardı ki, onlar: “- Ey Rabbimiz, iman ettik, artık bizi bağışla ve bize merhamet et. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.” derlerken.
Bahaeddin Sağlam
Çünkü kullarımdan bir grup: “Ey Rabbimiz! Bizi bağışla, bize acı! Sen, rahmet edenlerin en hayırlısısın” derlerdi.
Bayraktar Bayraklı
109,110. “Çünkü kullarımdan bir topluluk, ‘Ey Rabbimiz! İnandık; bizi bağışla, bize merhamet et, sen çok merhametlisin' derdi de siz ise onlarla dalga geçerdiniz. Öyle ki, bu tavrınız size beni anmayı unutturmuştu. Siz onların yaptıklarına gülüyordunuz.”