Mü'minûn Suresi 110. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

110. Ayet

فَاتَّخَذْتُمُوهُمْ سِخْرِيًّا حَتّٰٓى اَنْسَوْكُمْ ذِكْر۪ي وَكُنْتُمْ مِنْهُمْ تَضْحَكُونَ

Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki onlar size beni anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Halbuki siz, onları alaya aldınız da sonunda beni anmayı unutturdu size bu hal ve siz onlara gülerdiniz.

Besim Atalay (1965)

Siz onlarla alay ediyordunuz, beni anmayı da unutmuştunuz, onlara da gülerdiniz

Cemal Külünkoğlu

Siz ise onlarla alay ediyordunuz. Bu yaptıklarınız size beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyor (ve onlarla dalga geçiyor)dunuz.

Cemil Said (1924)

109, 110. "Bizim ’ibâdımızdan bir kısım "Yâ rabbî biz îmân idiyoruz, günâhlarımızı ’afv it. Bize merhamet it. Sen merhametlilerin en merhametlisisin" diyu bağırdıkları vakit siz ânlar ile istihzâ idiyor ve bizim ihtârâtımızı unutuyor idiniz. Ânlar sizin istihzâ ile gülmelerinize hedef oluyorlar idi."

Diyanet Vakfı

İşte siz onları alaya aldınız; sonunda onlar (ile alay etmeniz) size beni yâdetmeyi unutturdu, siz onlara gülüyordunuz.

Edip Yüksel

"Sizse onları alaya aldınız ve onlar yüzünden beni anmayı unuttunuz. Onlara gülüp duruyordunuz."

Elmalılı Hamdi Yazır

siz onları mashara yerine tutunuz, hattâ size benim yâdımı unutturdular, onlara öyle gülüyordunuz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

İşte siz onları alaya aldınız; sonunda bu davranışınız size beni yâd etmeyi unutturdu; çünkü siz onlara gülüyordunuz.

Emrah Demiryent

Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki, onlar (ile alay etmeniz) size beni anmayı unutturdu. Siz o (müslüma) nlara (alay yollu) gülüyordunuz.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ama) "Siz onları alay konusu edinmiştiniz (Hakka ve hayra çağıran mü’minleri terk edip, küçümseyip; zalimlerin ve hain kesimlerin peşine gitmiştiniz); öyle ki, (düşüncesiz ve dengesiz tarafgirliğiniz) size Benim Zikrimi (Kur’ani hüküm ve haberlerimi) unutturmuştu ve siz onlara (Hakk yolda sağlam duranlara) gülüp duruyordunuz" (diye hatırlatılacaktır).

Erhan Aktaş

Siz ise onları alaya aldınız; öyle ki benim öğütlerimi kulak ardı ettiniz. Onların haline gülüyordunuz.

Eski Anadolu Türkçesi

pes duttuñuz anları yañśuya tā unuddurdılar size añmaķlıġumı daħı olduñuzıdı anlara gülersiz.

Hasan Basri Çantay

Siz onları eğlence edindiniz. Hattâ bu, beni hatırlamayı size unutdurdu. Siz onlara (istihza ile) gülüyordunuz.

Hayrat Neşriyat

“Hâlbuki (siz) onları eğlence edindiniz; tâ ki (onlar ile alay etmeniz) size beni anmayı unutturdu ve (siz) onlara gülüyordunuz.”

İhsan Aktaş

(Ama) siz ise onlarla dalga geçerdiniz. Öyle ki, bu tavrınız size beni anmayı unutturmuştu. Siz onların yaptıklarına gülüyordunuz.

İlyas Yorulmaz

Rableri ”Siz, bana inanan kullarımı alaya aldınız ve inananlara karşı gülüp eğlenmek, beni anmayı size unutturdu.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sizler ise onları eğlence yerine koyuyordunuz, o kadar ki Beni anmayı bile unutuyordunuz, sizler onlara gülüyordunuz.

İsmail Hakkı İzmirli

Siz ise onları maskaralığa alarak beni anmayı unutmuştunuz, kibrinizden onlara gülerdiniz.

İsmail Yakıt

“Siz ise onları alaya aldınız. Öyle ki (bu davranışınız) Ben’i anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.”

Kadri Çelik

“Siz onları alay konusu edinmiştiniz; Sonunda (bu müminler, alaylarınız sebebiyle) size benim zikrimi unutturdular ve siz onlara gülüp duruyordunuz.”

Abdullah Parlıyan

siz onları alaya alırdınız. O kadar ki, bu yaramaz haliniz, beni anmayı size büsbütün unutturdu ve hep o mü'minlere gülüp dururdunuz.

Kuran Yolu

Ama siz (ey müşrikler), işte onları alaya aldınız; sonunda bu tutumunuz size beni hatırlamayı unutturdu. Hep gülerdiniz onlara.”

Mahmut Kısa

“Siz onlarla hep alay ederdiniz. Onlara yaptığınız baskı ve işkenceler yüzünden kalpleriniz katılaştı. Bu durum, sonunda size Beni anmayı büsbütün unutturdu. Öyle ki, onların bu gıpta edilecek durumuna gülüyor, onlarla dalga geçip duruyordunuz!”

Mahmut Özdemir

“Benim zikrimi size unutturmak için onları alay konusu edindiniz; onlara gülüyordunuz”.

Mehmet Çakır

Siz de onları alaya alırdınız. Onlarla alay ederken öylesine azıttınız ki benim adımı bile unuttunuz.

Mehmet Çoban

Siz onları alaya aldınız. Nihayet size beni unutturdular. Siz onlara daima gülüyordunuz.

Mehmet Okuyan

İşte siz onlarla alay etmiştiniz; sonunda (bu alaycılığınız) size beni anmayı unutturdu; onlara gülüyordunuz. [*]

Mehmet Türk

“Siz onlarla, Beni unutacak kadar (fazla) alay ediyor ve onların (durumuna) hep gülüşüp duruyordunuz,”

Muhammed Esed

fakat siz onları alay konusu yaptınız; öyle ki, bu sonunda size Beni anmayı büsbütün unutturdu; ⁶⁵ çünkü hep gülüp durdunuz onlara.

Mustafa Çavdar

Siz ise onlarla alay ediyordunuz. Öyle ki bu alaycı tavrınız sizi zikrimi/Kuran’ı unutturmuştu ve siz onlara gülüp geçiyordunuz. 83/29...33

Ahmet Tekin

“İşte siz onları alay konusu yaptınız. Alayınız size beni zikretmeyi, bana şükretmeyi, benim övünç kaynağı Kur'ân'ımı, benim şeriatımı unutturdu. Siz onlara alay yollu gülüyordunuz.”

Mustafa İslamoğlu

Ne var ki siz onlarla alay ettiniz. En sonunda onlar(la alayınız) Benim mesajımı size unutturdu; üstelik bir de onların halini gülünç buluyordunuz.[²⁹⁶¹]

Ömer Nasuhi Bilmen

«Halbuki, siz onlara maskara ittihaz ettiniz, tâ ki, bunlar (böyle maskaralıklarınız) size Beni yâd etmeyi unutturdular ve onlardan (istihzâ ile) güler kimseler olmuştunuz.»

Orhan Kuntman

Siz onları alaya alıyordunuz, öyle ki, onlara olan kininiz sizi, Beni unutmaya sürüklüyordu Onların haline gülüyordunuz. (İşte şimdi yaptıklarınızın cezasını çekiyorsunuz)

Osman Fırat

Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki onlar size beni anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.

Şaban Piriş

Siz ise size benim zikrimi unutturana kadar onlarla alay ederdiniz. Siz onlara gülerdiniz.

Satıraltı Meal (1534)

Pes anları masḫara idindüñüz, ḥattā size unutdurdılar benüm ẕikrümi.Daḫı siz anlar üstine gülerdi‐siz.

Suat Yıldırım

109, 110. Kullarımdan, bir kısmı “inandık ya Rabbî! Affet günahlarımızı, merhamet et bize, çünkü Sen merhamet edenlerin en iyisi, en hayırlısısın! ” dediklerinde, onları alaya alan sizler değil miydiniz! Sonunda sizin bu davranışlarınız Beni gönlünüzden geçirmeyi, Beni yâdetmeyi size unutturdu da, onlarla eğlenip durdunuz.

Süleyman Ateş

Siz onlarla alay ettiniz, (sürekli onlarla uğraştığınız için onlar) size beni anmayı unutturdular. Siz daima onlara gülüyordunuz.

Süleyman Tevfik (1927)

"Siz onları masharaya aldınız, hattâ bu hâliniz size benim zikrimi unutturdı. Siz onlara gülerdiniz."

Süleymaniye Vakfı

Siz de onları işletirdiniz; öyle ki, onlar size, beni hatırlamayı unutturmuştu. Onlara gülüp duruyordunuz.

Ahmet Varol

Sizse onları alay konusu edinmiştiniz. Size benim zikrimi unutturdular ve siz onlara gülüyordunuz.

Ümit Şimşek

“Ve siz onları alaya alırdınız. Sonunda bu alaylarınız size Beni anmayı unutturdu da onlara gülüp durdunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Siz onları alaya aldınız. Öyle ki, zikrimi/Kur'anımı size unutturdular. Siz onlara hep gülüyordunuz.

Ali Bulaç

'Siz onları alay konusu edinmiştiniz; öyle ki, size benim zikrimi unutturdular ve siz onlara gülüp duruyordunuz.'

Ali Fikri Yavuz

Siz, onları, alaya aldınız. Nihayet bu hareketiniz, bana ibadet etmeyi size unutturdu. Onlara (istihza suretiyle) gülüyordunuz.

Bahaeddin Sağlam

Siz onları o kadar horladınız ki, onlar size mesajımı almayı unutturdular. Çünkü siz onlara gülüyordunuz. (Onları hafife alıyordunuz.)”

Bayraktar Bayraklı

109,110. “Çünkü kullarımdan bir topluluk, ‘Ey Rabbimiz! İnandık; bizi bağışla, bize merhamet et, sen çok merhametlisin' derdi de siz ise onlarla dalga geçerdiniz. Öyle ki, bu tavrınız size beni anmayı unutturmuştu. Siz onların yaptıklarına gülüyordunuz.”