54. Ayet
فَذَرْهُمْ ف۪ي غَمْرَتِهِمْ حَتّٰى ح۪ينٍ
Ey Muhammed! Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَذَرْهُمْ ف۪ي غَمْرَتِهِمْ حَتّٰى ح۪ينٍ
Ey Muhammed! Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!
Artık bir zamanadek sapıklıkları içinde bırak onları.
Uykuları içinde bir zaman bırakasın onları
(Ey Resul!) Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!
Bir vakte kadar ânları dalâletlerinde bırak.
Şimdi sen onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!
Belli bir süreye kadar onları şaşkınlıkları içinde bırak.
Şimdi sen onları bırak dalgınlıkları içinde tâ bir deme kadar
Sen şimdi onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!
(Resûlüm!) Sen onları (kâfirleri, cezalarının verileceği) bir süreye kadar (daldıkları) gaflet ve sapkınlıkları içinde bırak.
Şimdi Sen (cezalarının verileceği) bir süreye kadar, onları (daldıkları) gaflet ve cehaletleri içinde bırak. (Sonunda göreceklerdir.)
Artık onları belli bir süreye kadar aymazlıkları ile baş başa bırak!
pes ķo anları ġāfilliķlerinde tā bir zamāna degin.
Şimdi sen onları bir vaktâ kadar sapıklıkları içinde bırak.
Artık onları bir zamâna kadar dalâletleriyle (baş başa) bırak!
(Resulüm!) Artık sen de (tebliğ vazifesinden taviz vermeden) onları, (o inanmamakta direnenleri) bir süreye (hakikatin gerçekleşmesiyle kötülüklerinden vazgeçinceye) kadar dalmış oldukları gaflet (cehalet) içinde kendi hâllerine bırak!
Onları belli bir zamana kadar kendi hallerine (sapkınlıklarında) bırak.
Artık sen onları bir süreye değin sapkınlıkları ile başbaşa bırak.
Artık onları bir vakite kadar [⁶] şaşkınlıklarında bırak.
O hâlde sen onları belli bir süreye kadar cehaletlerine gömülü bir hâlde, öylece bırak.
Artık sen onları, belli bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.
Şimdi sen onları, bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak.
Şimdi sen onları bir süre için gaflet ve dalâletleri içinde kendi hallerine bırak!
O hâlde, ey Müslüman! Sen şimdilik, bütün Peygamberlere ve kitaplara iman edecekleri, ya da belâlarını bulacakları bir vakte kadar, gömüldükleri cehâlet ve taassuplarıyla baş başa bırak onları. Çünkü onlara, tövbe edip hakka yönelmeleri için birazcık mühlet verilecektir:
Bir süreye kadar onları taşkınlıklarında / dalgınlıklarında bırak!
Resulüm! Sen onları bir süre kendi hallerine bırak.
Sen onları gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak! Onlara süre verdik!
Şimdi sen onları bir zamana kadar şaşkınlıkları içinde bırak!
Şimdi sen onları, belli bir süreye kadar kendi sapkınlıkları ile baş başa bırak!
Fakat onları bir vakte kadar, kendi cehaletlerine gömülmüş olarak, kendi hallerine bırak. ³¹
Sen onları bir süreye kadar gömüldükleri gaflet bataklığıyla baş başa bırak. 18/53...58, 35/45
Şimdi sen, helâk olacakları vakit gelinceye kadar, onları gafletleri, cehaletleri, şaşkınlıkları ile baş başa bırak.
Artık onları bir vakte kadar, daldıkları gafletin derin karanlığında belirsiz bir süreye kadar bırak (da kendi işine bak);[²⁹³⁴]
Artık sen onları kendi dalâletleri içinde bir zamana kadar terket.
(Ey Muhammed) Bir süre onları kendi sapıklıkları ile başbaşa bırak.
Bir süreye kadar onları, (daldıkları) gafletleri içinde çırpınmaya bırak. ?
Bir süreye kadar onları kendi sapıklıklarıyla baş başa bırak.
Pes ḳo anları ḥayrānlıḳları içinde bir zamāna degin.
Sen onları, bir süreye kadar daldıkları gaflet içinde kendi hallerine bırak! [86, 17; 15, 3]
Bir süreye kadar onları, (daldıkları) gafletleri içinde bırak.
Onları dalâlet ve cehâletlerinde ölünceye değin terk it.
Artık onları bir süreye kadar kendi cemaatleri ile baş başa bırak.
Sen onları bir süreye kadar gafletleri içinde bırak.
Sen onları bir süre gafletleriyle baş başa bırak.
Artık sen onları bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.
Artık sen onları, belli bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.
Şimdi (Ey Rasûlüm), o Mekke kâfirlerini bir vakte kadar dalgınlıkları içinde bırak.
Artık, onları o çöküntüleri içinde belli bir zamana kadar bırak.
Onları bir süreye kadar, gaflet ve sapıklıkları ile baş başa bırak!