95. Ayet
وَاِنَّا عَلٰٓى اَنْ نُرِيَكَ مَا نَعِدُهُمْ لَقَادِرُونَ
Bizim onlara yönelttiğimiz tehditleri sana göstermeye elbette gücümüz yeter.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاِنَّا عَلٰٓى اَنْ نُرِيَكَ مَا نَعِدُهُمْ لَقَادِرُونَ
Bizim onlara yönelttiğimiz tehditleri sana göstermeye elbette gücümüz yeter.
Ve şüphe yok ki bizim, onlara vaadettiğimiz şeyleri sana göstermeye gücümüz yeter elbette.
Onlara söz vermiş olduğumuz şeyi, sana göstermeye gücümüz yeter
(Ey Resul!) Bizim onlara vaad ettiğimiz azabı sana göstermeye elbette gücümüz yeter.
(*) Âyetin meali iki baskıda da bulunmuyor (ÖFK)
Biz, onlara yönelttiğimiz tehdidi sana göstermeye elbette ki kadiriz.
Biz elbette, kendilerine söz verileni sana gösterebiliriz.
Şübhesiz ki siz, onlara yaptığımız vaîdi sana göstermeğe elbette kadiriz
Biz, onlara yönelttiğimiz tehdidi sana göstermeye elbette ki kadiriz.
(Habibim!) Şüphesiz biz, onları tehdit ettiğimiz (azab) ı sana göstermeye elbette kâdiriz. (Fakat biz, hikmetine binâen onu erteliyoruz.)
(Allah:) "Gerçek şu ki Biz, onları tehdit ettiğimiz şeyi şüphesiz Sana gösterme gücüne sahibiz (zalimleri ve hainleri zelil, mücahit mü’minleri ise aziz edip sadıkları sevindireceğiz)."
Kuşkusuz onları uyardığımız şeylere seni tanık yapmaya gücümüz yeter.
daħı bayıķ biz anuñ üzere kim gösterevüz saña anı kim va'dā eylerüz anlara ķādirdür.
Hakîkat, biz onlara va'd (ve tehdîd) etdiğimizi sana göstermiye de elbette kaadiriz.
(Ey Resûlüm!) Şübhesiz ki biz, onlara va'd etmekte olduğumuz (azâb)ı sana da göstermeye elbette gücü yetenleriz.
(Ey Resulüm!) Şüphesiz ki biz, onlara vaadettiğimiz şeyleri sana göstermeye (ve de ondan uzak tutmaya da) kadiriz.
Biz onlara vaat ettiğimizi (azabı) sana göstermeye elbette gücümüz yeter.
İşte onlara korkusunu verdiğimiz azabı sana da göstermiye besbelli ki Bizim gücümüz yeter.
Biz onlara vaadettiğimiz azabı sana göstermeye elbette kaadiriz.
Muhakkak ki Biz, vaat ettiğimiz şeyi sana göstermeye de kâdiriz.
Şüphesiz biz, onları tehdit ettiğimiz şeyi şüphesiz sana gösterme gücüne sahibiz.
İşte böyle dua et. Çünkü biz onlara, vaat ettiğimiz azabı sana göstermeye gücümüz yeter.
(Resulüm!) Onları tehdit ettiğimiz durumu sana göstermeye elbette ki kādiriz.
Elbette Bizim, onlara vaadettiğimiz şeyleri sana göstermeye gücümüz yeter!
Biz, onlara vaad ettiğimiz şeyi sana da göstermeye kâdiriz / güç yetirenleriz.
Resulüm! Biz, onlara vereceğimiz cezayı sana elbet göstereceğiz.
Bizim onlara yönelttiğimiz tehditleri sana göstermeye elbette gücümüz yeter.
Biz onlara vadettiğimiz (azabı) sana göstermeye elbette gücü yetenleriz.
Biz onları tehdit ettiğimiz (azabı,) elbette sana gösterme gücüne de sahibiz.¹
[İşte böyle dua et] çünkü, şüphesiz Biz, onlara vaad ettiğimiz [azabın, bu dünyada dahî gerçekleşmesine] seni tanık kılacak güçteyiz!
Şüphesiz ki biz, onlara vaat ettiğimiz azabı sana göstermeye kadiriz. 51/5- 6, 40/77, 83/29...36
“Bizim onlara yaptığımız tehdidi, kesinlikle sana göstermeye gücümüz yeter.”
Ne ki Biz, onları tehdit ettiğimiz azabı (her hal ve şartta)[²⁹⁵¹] sana göstermeye elbette kâdiriz.
Ve şüphe yok ki, Biz onlara yapmış olduğumuz vaîdi sana göstermeğe elbette kadirleriz.
(Ey Muhammed) Biz, onlara vadettiğimiz azabı sana göstermeye elbette kâdiriz. (Fakat hikmetimiz gereği o azap ertelenmiştir.. Çünkü bu sayede Onlardan bazıları veya evlatları müminlerden olur. Onun için)
Biz, onları tehdid ettiğimizi sana göstermeğe elbette kâdiriz.
Şüphesiz biz, onlara vaat ettiğimiz (azabı) sana göstermeye kadiriz.
Daḫı biz saña göstermege anlara va‘de olunan ‘aẕābı ḳādirler‐biz.
Biz onlara vâd ettiğimiz azabı sana göstermeye elbette kadiriz.
Biz, onları tehdidettiğimiz şeyi sana göstermeğe elbette kadiriz (onları cezalandıracağız ve sen bunu göreceksin).
Ve biz, onlara va'd itdiğimiz 'azâbı sana göstermeğe kâdiriz.
Çünkü biz, onları tehdit ettiğimiz cezayı sana göstermemiz konusunda bir ölçü belirlemişizdir.
Biz, onlara vaad ettiğimizi sana göstermeye güç yetiririz.
Onlara vaad ettiğimiz şeyi sana göstermeye elbette gücümüz yeter.
Biz, onları tehdit ettiğimiz şeyi sana göstermeye elbette kadiriz.
Gerçek şu ki biz, onları tehdit ettiğimiz şeyi şüphesiz sana gösterme gücüne sahibiz.
(Ey Rasûlüm), onlara vaad ettiğimiz azabı sana göstermeğe elbette kadiriz.
Ve Şüphesiz onlara vaadettiğimiz azabı sana göstermeye gücümüz yeter.
Biz onlara vaad ettiğimizi sana elbette gösterebiliriz.