Şuarâ Suresi 101. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

101. Ayet

وَلَا صَد۪يقٍ حَم۪يمٍ

“Candan bir dostumuz da yok.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ne bir can dostu.

Besim Atalay (1965)

Ne de sıcak dostumuz

Cemal Külünkoğlu

100-101. “İşte bu yüzden artık bizim için ne şefaatçiler var ne de yakın bir dost.”

Cemil Said (1924)

98-102. "Sizi rabbu’l ’âlemîn ile bir ’ayarda ’add itdiğimiz vakit bizi ancak mücrimler dalâlete sevk idiyorlar idi. Bize şefa’at idecek hiç bir kimse hiç bir dost şefîk yokdur. Kâşki bir def’a daha dünyâya ’avdet idebilse idik mü’min olur idik" diyecekler.

Diyanet Vakfı

100, 101. Şimdi artık bizim ne şefaatçilerimiz var, ne de yakın bir dostumuz.

Edip Yüksel

"Ne de yakın bir dostumuz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ne de yakın bir sadîk

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Ne de yakın bir dost."

Emrah Demiryent

100-101. Artık bizim için ne bir şefaatçi ne de candan (samimi) bir dost bulunur.

Abdullah-Ahmet Akgül

"Ne de candan-yakın bir dost (çıkacaktır)."

Erhan Aktaş

“Gerçek bir dostumuz da.”

Eski Anadolu Türkçesi

100-101. “pes yoķdur bizüm hįç şafa'at eyleyiciler ne daħı dost ħıśım.”

Hasan Basri Çantay

«ne de candan bir dost yok».

Hayrat Neşriyat

100,101. “Şimdi artık bizim, ne şefâatçilerimiz, ne de yakın bir dostumuz vardır!”

İhsan Aktaş

Candan (samimi) bir dostumuz (arkadaşımız) da yoktur.

İlyas Yorulmaz

“Bizi koruyup gözetecek samimi bir arkadaş da yok.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

ne de bizi candan seven biri.

İsmail Hakkı İzmirli

100, 102. «— Bugün bize şefa/at edecek kimsemiz yok, candan bir dostumuz yok. Ne olurdu! Bir kere daha dünyaya dönseydik de mü/minlerden olsaydık!»

İsmail Yakıt

“Ne de candan/sıcak bir dostumuz!”

Kadri Çelik

“Ne de şefkatli bir dost!”

Abdullah Parlıyan

ne de candan bir dostumuz.

Kuran Yolu

100-101. Şimdi bizim ne şefaatçilerimiz var ne de samimi bir dostumuz.

Mahmut Kısa

Ne de bize merhametle kucak açacak candan bir dostumuz.

Mahmut Özdemir

“Sıcak / samimi bir arkadaş da yoktur”.

Mehmet Çakır

99,100,101. Bizi şu suçlular baştan çıkardı… // Şimdi bizi kayırıp kollayacak biri yok m'ola!… // Bir can dostu da mı yok…

Mehmet Çoban

"Cezamızın hafifletilmesine yardımcı olacak, iyi, şefkatli, yardımsever dostlarımız yok!"

Mehmet Okuyan

Yakın bir dost da yok.

Mehmet Türk

100,101. “Şimdi bizim ne bir arka çıkanımız var. Ne de bir candan dostumuz”.

Muhammed Esed

ne de candan bir dostumuz.

Mustafa Çavdar

Ne de candan bir dost. 44/41

Ahmet Tekin

“Yakın bir dost da yok.”

Mustafa İslamoğlu

ne de yürekten bir dost.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ne de yakın bir dost var.»

Orhan Kuntman

"Ne de, candan bir dostumuz var!"

Osman Fırat

Ve ne de sıcak bir arkadaş.

Şaban Piriş

Sıcak bir dost da yok..

Satıraltı Meal (1534)

Şefḳatlü dost daḫı yoḳdur.

Suat Yıldırım

96, 97, 98, 99, 100, 101, 102. Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler “Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz! ”“Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu. “Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz! ” “Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık! ” [36, 56; 40, 47; 7, 53; 38, 64]

Süleyman Ateş

Ne de sıcak bir dostumuz.

Süleyman Tevfik (1927)

100,101. "Bize şefâ'at idici ve bize acır bir dost yokdur."

Süleymaniye Vakfı

Ne de bir can dostu.

Ahmet Varol

Candan bir dostumuz da yok.

Ümit Şimşek

“Ne de candan bir dostumuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Ne sıcak-samimi bir dostumuz."

Ali Bulaç

'Ne de candan-yakın bir dost.'

Ali Fikri Yavuz

Ne de yakın bir dost...

Bahaeddin Sağlam

100, 101. “Artık bizim için, ne bir şefaatçi ne de sıcak (samimi) bir dost bulunur.”

Bayraktar Bayraklı

96,97,98,99,100,101,102. Cehennemde putlarıyla çekişerek şöyle derler: “Vallahi, biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi âlemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz. Şimdi ne şefaatçimiz ne de bir dostumuz vardır. Keşke geriye dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.”