102. Ayet
فَلَوْ اَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ
“Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَلَوْ اَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ
“Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.”
Ne olurdu bir kere daha dünyaya dönebilseydik de inananlardan olsaydık.
Yeniden dünyaya gönderilirsek, inanlılar arasına gireriz»
“Ah keşke (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de mü'minlerden olabilsek.”
98-102. "Sizi rabbu’l ’âlemîn ile bir ’ayarda ’add itdiğimiz vakit bizi ancak mücrimler dalâlete sevk idiyorlar idi. Bize şefa’at idecek hiç bir kimse hiç bir dost şefîk yokdur. Kâşki bir def’a daha dünyâya ’avdet idebilse idik mü’min olur idik" diyecekler.
Ah keşke bizim için (dünyaya) bir dönüş daha olsa da, müminlerden olsak!
"Bir şansımız daha olsaydı da, inananlar olsaydık."
Bari bizim için geriye bir dönmek olsa idi de mü'minlerden olsa idik
"Ah keşke (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de, müminlerden olabilseydik."
Âh, keşke, bizim için (dünyaya) bir geri dönüş olsaydı da (biz de) mü’minlerden olsaydık.”
"Ah keşke, bizim bir kere daha (dünyaya dönüşümüz mümkün) olsaydı da iman edenlerden olabilseydik" (diye pişmanlık göstereceklerdir.)
“Keşke bizim için geri dönüş olsaydı da biz de inananlardan olsaydık.”
“pes eger olsadı bizüm bir gez dönmekligümüz oladuķ inanıcılardan.”
«Bizim için hakıykaten bir geri dönüş olsaydı da biz de mü'minlerden olsaydık».
“Buna rağmen ah keşke, bizim için hakikaten (dünyaya) bir (dönüş) daha olsa da mü'minlerden olsak!”
Eğer bizim için bir kere daha (dünyaya dönüş) olsaydı, o zaman biz (gerçekten) mü’minlerden olurduk (derler).
“Keşke bizim için tekrar geri dönüş olsa da, inananlardan olsak” derler.
Gerçekten ne olurdu gerisin geriye dönebilseydik de artık inanan kimseler olsaydık.»
100, 102. «— Bugün bize şefa/at edecek kimsemiz yok, candan bir dostumuz yok. Ne olurdu! Bir kere daha dünyaya dönseydik de mü/minlerden olsaydık!»
“Keşke bizim için bir kere daha (dünyaya dönme) mümkün olsa da mü’min olsak.”²¹
“Bizim için bir kere daha (dünyaya dönüş) olsaydı da iman edenlerden olabilseydik!”
Ne olurdu, o hayata bir kere daha dönebilseydik de, inananlardan olsaydık.
Ah keşke bizim için bir dönüş daha olsa da müminlerden olsak!”
Ah, keşke dünyaya geri dönebilseydik de inananlardan olsaydık!”
“Keşke bizim için bir kere fırsat bulunsa da Müminler’den olsak!”.
Keşke dünya hayatı bir kere daha sil baştan olsa da bir güzel inansak!… "
"Ah keşke bir kere daha dünyaya dönüşümüz olsa da biz orada tekrar yaşasaydık! Yeni yaşamımızda inananlardan olup, ahirete inanmış olarak gelebilseydik!"
Keşke bizim için (dünyaya) bir daha dönüş olsaydı da müminlerden olsa(ydı)k!” [*]
“Keşke (dünyaya) bir daha dönebilsek de Müslümanlardan olabilsek!”
N’olurdu, [o hayata] bir kere daha dönebilseydik ⁴⁷ de inananlardan olsaydık!”
Keşke bize bir fırsat daha verilse de inanıp güvenen müminlerden olsak. 6/26...28, 23/99, 35/37
“Ah, keşke, bizim için dünyaya bir dönüş fırsatı olabilseydi, biz de mü'minlerden olurduk.”
Keşke bizim için bir kez daha dönüş olsaydı da, biz de inananlardan biri olsaydık.”
«İmdi bizim için bir kere (geriye) dönüş olsa idi de artık mü'minlerden olsa idik.»
"Keşki bizim için (dünyaya) bir dönüş olsa da müminlerden olsak" derler.
Şayet (dünyaya) bir kere daha dönüşümüz olsa da iman edenlerden olsak.
Keşke bizim bir hakkımız daha olsaydı da müminlerden oluverseydik.
Pes eger bize ikinci kez dünyāya dönüp varmaḳ olsa‐y‐dı mü’minlerden olur‐duḳ.
96, 97, 98, 99, 100, 101, 102. Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler “Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz! ”“Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu. “Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz! ” “Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık! ” [36, 56; 40, 47; 7, 53; 38, 64]
Ah keşke bir dönüşümüz daha olsa da inananlardan olsak!
"Eğer bize bir kere daha dünyâya 'avdet olsa idi mü'minlerden olurduk" dirler.
Keşke bize fırsat verilse de müminlerden olsak.”
Keşke bizim için bir geri dönüş olsaydı da mü'minlerden olsaydık.
“Ne olur, bir fırsatımız daha olsa da mü'minlerden olsaydık!”
"Keşke bir dönüşünüz daha olsaydı da müminlerden olabilseydik."
'Bizim bir kere daha (dünyaya dönüşümüz mümkün) olsaydı da iman edenlerden olabilseydik.'
Bari bizim için geriye bir dönüş olsaydı da müminlerden olsak.”
“Keşke bir kere daha dünyaya dönseydik de müminlerden olaydık.”
96,97,98,99,100,101,102. Cehennemde putlarıyla çekişerek şöyle derler: “Vallahi, biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi âlemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz. Şimdi ne şefaatçimiz ne de bir dostumuz vardır. Keşke geriye dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.”