132. Ayet
وَاتَّقُوا الَّذ۪ٓي اَمَدَّكُمْ بِمَا تَعْلَمُونَۚ
132,133,134. “Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah’a karşı gelmekten sakının.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاتَّقُوا الَّذ۪ٓي اَمَدَّكُمْ بِمَا تَعْلَمُونَۚ
132,133,134. “Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah’a karşı gelmekten sakının.”
Çekinin o mabuttan ki bildiğiniz nimetleri vererek yardım etti size.
Bildiğiniz yolda size yardım eyleyen Allahtan sakınınız
“Düşünebileceğiniz bütün (nimetleri) size sağlayan (Allah')ın (azabından) sakının.”
124-135. Birâderleri Hûd ânlara: "Allâh’dan korkmıyacak mısınız? Ben size emîn bir rasûl olarak geliyorum. Allâh’dan korkınız ve bana itâ’at idiniz ben sizden hiç bir ücret istemem benim ücretimi rabbu’l ’âlemîn virir. Zevkiniz içün her tepede köşkler mi inşâ ideceksiniz? İktidâr elinize geçdiği vakit cabbârlık mı ideceksiniz? Allâh’dan korkınız ve bana itâ’at idiniz. Bildiklerinizi (envâ-’ı ni’metleri) bol bol ihsân idenden, size bol bol süriler ve zürriyet bahş idenden, sizi bağçelere ve çeşmelere nâil iyleyenden korkınız, korkarım o ’azîm günde ’azâba dûçâr olacaksınız." didi.
132, 133, 134. Bildiğiniz şeyleri size veren, size davarlar, oğullar, bağlar, pınarlar ihsan eden (Allah'a karşı gelmek) den sakının.
"Bildiğiniz her şeyi size vereni dinleyin."
O Allahdan korkun ki size o bildiğiniz şeylere imdad buyordu
"O Allah'tan korkun ki, size o bildiğiniz şeyleri vermekte,"
Size bildiğiniz (bunca) nimetleri veren Allah’tan sakının!
"Bildiğiniz (bütün) şeylerle (her türlü nimetlerle) size medet ve inayet eden (Rabbinizden) korkup (haksızlık ve ahlâksızlıktan) sakının."
“Bildiğiniz şeylerle¹ size yardım edene karşı takva sahibi olun.”
“daħı ķorķuñ andan kim arturdı size anı kim bilürsiz.”
«Size bilib durduğunuz şeylerle (nimetlerle) yardım eden»,
“Bilip durduğunuz şeyler (ni'metler) ile size yardım edenden sakının!”
Ve (yine) bilmekte olduğunuz şeylerle (her türlü nimetlerle) size yardım edene (Allah’a) karşı gelmekten sakının!
“Bildiklerinizi size daha çok artıran (Rabbinizden),”
O Allah ki size, bildiğiniz gibi, bunca iyilikte bulunmuştur,
131, 134. «— Artık Allah/tan sakının, bana itaat edin. Bildiğiniz nimetlerle imdat eden Zattan sakının ki O, size davarlarla oğullarla, bahçelerle, pınarlarla imdat etmişti».
“Size bildiğiniz her şeyi veren Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olunuz.”
“Bilmekte olduğunuz şeylerle size yardım edenden korkup sakının.”
Bilebildiğiniz büsbütün iyilik ve nimetleri, size sağlayan Allah'ın kitabıyla yolunuzu bulun.
132-134. Bildiğiniz şeyleri size veren, size sürüler, oğullar, bağlar, pınarlar ihsan eden Allah’a karşı gelmekten sakının.
“Hayatınızda ne büyük bir öneme sahip olduğunu çok iyi bildiğinizbunca nîmetleri size bahşeden Rabb’inize karşı saygılı ve itaatkâr olun!”
“Sizi bileceğiniz şeylerle desteklemiş olandan sakınıp korunun!”.
Bildiğiniz şeylerle size yardım edene karşı kendinizi sağlama alın.
"Unutmayın ki; bildiğiniz nimetleri bolca veren Allah, yaptıklarınızı görür. Yaptıklarınız için hesaba çeker. Onun için Rabbinizden korkun!"
132,133,134. Bildiğiniz şeyleri size bolca verene yani hayvanları, çocukları, bahçeleri ve (su) kaynaklarını size bolca verene (Allah’a karşı) [takvâ]lı (duyarlı) olun!
“Düşünebileceğiniz her şeyi size bol bol veren, Allah’tan hakkıyla sakının.”
düşünebileceğiniz ⁵⁹ bütün [iyilikleri] size sağlayan [Allah’tan] yana duyarlı olun;
Aklınıza gelebilecek her nimeti size sunana karşı gelmekten sakının! 26/133- 134
“Size, o bildiğiniz şeyleri veren Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun.”
Aklınıza gelebilecek her tür (nimeti) size lutfeden Zât’a karşı saygılı olun!
«Ve o Zât'tan korkunuz ki, bildiğiniz şeylerle size imdat etti.»
"O Allah’tan korkun ki, O, size sayısız nimetler,"
Size bildiğiniz ni’metleri bol bol veren (Allâh)dan sakının.
Size bildiğiniz şeyleri sunandan korkun!
Daḫı ḳorḳuñuz ol Tañrıdan kim size virdi siz bilgen ni‘metleri.
131, 132, 133, 134, 135. Allah'a karşı gelmekten sakının da bana itaat edin. Size bildiğiniz bunca nimetleri veren, size davarlar ve evlatlar ihsan eden, bağ ve bahçeler, pınarlar lütfeden o Rabbinize karşı gelmekten sakının. Müthiş bir günün azabının tepenize ineceğinden, gerçekten endişe ediyorum! ”
Size bildiğiniz ni'metleri bol bol veren(Allah)dan korkun.
"O Allâh'dan ittikâ idin ki size bildiğiniz şeylerle imdâd itdi."
Sizin de bildiğiniz gibi size destek verenden çekinin.
Size bildiğiniz üzere nimetleri ihsan edenden korkun.
“O Allah'tan korkun ki, size bildiğiniz bunca nimetleri verdi.
"O bildiğiniz nimetleri önünüze yayandan korkun."
'Bildiğiniz şeylerle size yardım edenden korkup-sakının.'
Size bildiğiniz şeyleri verenden sakının;
“Bildiğiniz şeyleri size bol bol veren.”
“Size bildiğiniz nimetleri veren Allah'tan sakının!”