131. Ayet
فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ
“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ
“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
Artık Allah'tan çekinin ve itaat edin bana.
Allahtan korkasınız, bana başeğesiz
“Artık, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”
124-135. Birâderleri Hûd ânlara: "Allâh’dan korkmıyacak mısınız? Ben size emîn bir rasûl olarak geliyorum. Allâh’dan korkınız ve bana itâ’at idiniz ben sizden hiç bir ücret istemem benim ücretimi rabbu’l ’âlemîn virir. Zevkiniz içün her tepede köşkler mi inşâ ideceksiniz? İktidâr elinize geçdiği vakit cabbârlık mı ideceksiniz? Allâh’dan korkınız ve bana itâ’at idiniz. Bildiklerinizi (envâ-’ı ni’metleri) bol bol ihsân idenden, size bol bol süriler ve zürriyet bahş idenden, sizi bağçelere ve çeşmelere nâil iyleyenden korkınız, korkarım o ’azîm günde ’azâba dûçâr olacaksınız." didi.
Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
"ALLAH'ı dinleyip bana uymalısınız."
Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin
"Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
(Artık) Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!
"Artık Allah’tan korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakının ve bana itaat edip (kurtulmaya bakın!)"
“Gelin Allah'a karşı takva sahibi olun. Ve bana tabi olun.”
“pes ķorķuñ Tañrı’dan daħı muŧį' oluñ baña.”
«Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin».
“Artık, Allah'dan sakının ve bana itâat edin!”
Artık (bu konuda da) Allah’a (Allah’ın emirlerine) karşı gelmekten sakının ve (tebliğ etmekte olduğum Allah’ın mesajları hususunda) bana uyun.
“Artık Allah’dan korunun ve bana itaat edin.”
Artık Allah’tan sakının, bana boyun eğin.
131, 134. «— Artık Allah/tan sakının, bana itaat edin. Bildiğiniz nimetlerle imdat eden Zattan sakının ki O, size davarlarla oğullarla, bahçelerle, pınarlarla imdat etmişti».
“Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olunuz ve bana itaat ediniz.”
“Artık Allah'tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Öyleyse, yolunuzu Allah'ın kitabıyla ve benim sünnetime uyarak bulun ve bana uyun.
Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.
“Öyleyse, tekrar tekrar söylüyorum; Allah’tan gelen ilkeler doğrultusunda hayatınıza yön vererek kötülüklerden titizlikle sakının ve ilâhî mesajı size bildiren bir Elçi olarak, bana itaat edin!”
“Allah’tan sakınıp korunun! Bana itaat edin!”.
Eğer Allah'a karşı kendinizi sağlama almak istiyorsanız bana itaat edin.
"Allah’tan korkun! Allah’ın yasalarına uyun! Bana itaat edin ki, zalimlikten kurtulup, adil ve iyi insanlardan olasınız."
Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun ve bana itaat edin!
“(Allah’tan) hakkıyla sakının ve bana itaat edin.”¹
“Öyleyse, Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyın ve bana itaat edin,
Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin. 6/42...44
“Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun ve bana itaat edin, benim sünnetimi uygulayın.”
Haydi, artık Allah’a karşı sorumlu davranın ve bana uyun!
Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
"Artık Allah’tan korkun da bana itaat edin."
Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
Pes Tañrıdan ḳorḳuñ ve baña uyuñ, didi.
131, 132, 133, 134, 135. Allah'a karşı gelmekten sakının da bana itaat edin. Size bildiğiniz bunca nimetleri veren, size davarlar ve evlatlar ihsan eden, bağ ve bahçeler, pınarlar lütfeden o Rabbinize karşı gelmekten sakının. Müthiş bir günün azabının tepenize ineceğinden, gerçekten endişe ediyorum! ”
Allah'tan korkun ve bana ita'at edin.
"Allâh'dan sakının ve bana itâ'at idin"
Artık Allah’tan çekinin de sözümü dinleyin.
Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin.
“Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
'Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.'
Artık Allah'dan korkun ve bana itaat edin.
“Artık, Allah’ın yasalarını çiğnemekten sakının ve bana itaat edin.”
“Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin!”