202. Ayet
فَيَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَۙ
201,202,203. Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, “Bize mühlet verilmez mi?” demedikçe, ona inanmazlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَيَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَۙ
201,202,203. Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, “Bize mühlet verilmez mi?” demedikçe, ona inanmazlar.
Ansızın gelip çatar onlara ve onlar anlamazlar bile.
O, ansızın, anlamadan gelecektir onlara
İşte, hiç farkında olmadıkları bir sırada, o azap ansızın kendilerine gelecek
Bu ’azâb bağteten hiç beklemedikleri bir zamânda ânlara mülâkî olacakdır.
İşte bu (azap) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir.
Onlara ansızın, beklemedikleri bir anda gelecektir.
Ki geliversin de kendilerine ansızın, hiç farkında değillerken
İşte bu (azab) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir.
İşte bu (azap) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın gelecektir.
Artık o (azap), kendileri şuurunda (farkında) olmadan onlara apansız gelip (kıskıvrak yakalayacaktır).
İşte bu¹ onlara, onlar farkında olmadan, ansızın gelecektir.
pes gele anlara añsuzda anlar bilmezlerken.
İşte bu (azab) onlara, kendileri de farkında olmayarak, ansızın gelecekdir.
İşte (bu azab) onlara haberleri olmadan, ansızın gelecektir.
Artık (ölüm azabı) onlara, kendileri farkında olmadan (düşünmedikleri bir anda ansızın) geliverir.*
Haberleri olmadığı bir anda, o acıklı azap onlara ansızın gelince,
Bu azap onlara hiç beklemedikleri bir sırada birdenbire gelecektir,
Kendilerine ansızın azap gelir.
İşte o (azap) farkında olmadıkları bir anda aniden onlara gelir.
Artık o (azap), kendileri farkında olmadan onlara ansızın gelecektir.
O azab ki, sonunda onların hiç beklemedikleri bir anda ansızın gelip çatacaktır.
O azap farkında olmadan kendilerine ansızın geliverir.
O azap, onlara ansızın, hiç beklemedikleri bir anda gelip çatacaktır.
Onlar farkında olmazken onlara ansızın gelir.
202,203. Fakat bu acılar kendilerine öyle bir gelecek ki, farkında bile olamayacaklar // " Aaa. Bu da neyin nesi " diyecekler.
Onun için biz onlara azabımızı ansızın göndeririz.
201,202. Hiç farkına varmadan kendilerine ansızın [*] gelecek acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler. [*]
Hâlbuki bu (azap) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverir.
O azap ki, sonunda, onların hiç beklemedikleri bir anda ansızın gelip çatacaktır;
Ama o azap, onlara hiç beklemedikleri bir anda ansızın gelir. 43/66
İşte o azap da, onlara, ansızın, farkında olmadıkları bir sırada gelecek.
nihayet bu azap kendileri farkında değilken ansızın onları bulacaktır.
Artık (o azap) onlara hiç farkedemez bir haldeler iken ansızın geliverir.
O azap ise onlara; farkına varamayacakları bir anda, ansızın gelir.
O azap ki, sonunda, onların hiç beklemedikleri bir anda ansızın gelip çatacaktır;
O azap, onlara farkında olmadıkları bir anda ansızın gelir.
Pes gelür özlerine ‘aẕāb añsuzın, anlaruñ ḫaberleri yoġ‐iken.
İşte bu azap, kendilerine ansızın gelir ki, onlar hiç farkında olmazlar.
Azab onlara öyle ansızın gelir ki, onlar hiç farkında olmazlar.
O 'azâb onlara, haberleri ve ona şu'urları yok iken birdenbire gelir.
Bu azap onlara hiç fark edemedikleri bir sırada, ansızın gelecektir,
(Azap) onlara, kendileri farkında olmadan ansızın gelir.
O azap, hiç ummadıkları anda, birden bire onlara geliverir.
O azap onlara ansızın gelecek, farkında bile olmayacaklar.
Artık o (azab), kendileri şuurunda olmadan onlara apansız gelecektir.
İşte, bu azab, hiç farkında değillerken, ansızın kendilerine gelecektir.
Nihayet o azap, onlar farkına varmadan birden gelecektir.
O azap onlara ansızın gelir. Onlar hiç farkedemezler.