Şuarâ Suresi 203. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

203. Ayet

فَيَقُولُوا هَلْ نَحْنُ مُنْظَرُونَۜ

201,202,203. Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, “Bize mühlet verilmez mi?” demedikçe, ona inanmazlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Derler ki: Bize mühlet verilir mi acaba?

Besim Atalay (1965)

İmdi diyeceklerdir: «Bekletilsek olmaz mı?»

Cemal Külünkoğlu

Ve o zaman: “Acaba bize mühlet verilecek mi?” diye soracaklar.

Cemil Said (1924)

O vakit "Bize mühlet virilecek mi?" diyu bağıracaklar.

Diyanet Vakfı

O zaman: Bize (iman etmemiz için) mühlet verilir mi acaba? diyeceklerdir.

Edip Yüksel

O zaman, "Bize biraz daha süre verilmez mi?" derler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Desinler ki acaba bize bir müsaade edilir mi?

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

O zaman "Bize (iman etmemiz için) mühlet verilir mi acaba?...diyeceklerdir.

Emrah Demiryent

(O zaman da,) “Bize (îmân etmemiz için) mühlet verilir mi, acaba?” derler.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Bunun üzerine: "Acaba) Bize bir süre tanınır (tevbekâr olup hayırlı işler yapmamıza fırsat sağlanır) mı?" (diyerek yalvarmaya başlayacaklardır.)

Erhan Aktaş

O zaman; “Bize birazcık olsun süre verilir mi acaba?” diyecekler.

Eski Anadolu Türkçesi

pes eyideler “iy biz śoña ķalınısarlar mıvuz?”

Hasan Basri Çantay

(Gelecekdir de «Acaba) bize bir mühlet verilir mî?» diyeceklerdir.

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine (onlar): “Biz (acabâ îmân etmemiz için) mühlet verilen kimseler(olur) muyuz?” derler.

İhsan Aktaş

Ardından onlar: ‘’(İman etmemiz için) bize (yeni) bir süre tanınır mı (acaba)?’’derler.

İlyas Yorulmaz

“Bizim için o azap ertelenmeyecek mi?” derler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

gelince de: «Ne olur bize önel verseler» diyeceklerdir.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar da azabı görünce «— Acaba bize mühlet verilir mi?» demedikçe ona inanmazlar.

İsmail Yakıt

Bunun üzerine onlar da “Acaba bize mühlet verilir mi? [munzarûn]” derler.

Kadri Çelik

Derler ki: “Bize bir süre tanınır mı?”

Abdullah Parlıyan

Azabı birden karşılarında bulunca, derler ki: İnanmamız için bize, imkan tanınır mı acaba?

Kuran Yolu

Sonra, “Bize yeni bir süre verilir mi acaba?” diyecekler.

Mahmut Kısa

İşte o zaman, “Eyvah!” diyecekler, “Acaba iman etmemiz için bize bir fırsat daha verilmez mi?” Fakat onlara, asla ikinci bir fırsat verilmeyecek!

Mahmut Özdemir

-“Biz süre verilmiş miyiz?” derler.

Mehmet Çakır

202,203. Fakat bu acılar kendilerine öyle bir gelecek ki, farkında bile olamayacaklar // " Aaa. Bu da neyin nesi " diyecekler.

Mehmet Çoban

Azabımız onlara ansızın gelince, sanki kendilerini hiç uyarmamışız gibi derler ki: "Bize mühlet verilseydi inanırdık! Acaba yeniden bize dünyada yaşamak için mühlet verilir mi?" Onlar bilmiyor mu? Azabımız onlara geldikten sonra artık mühlet yoktur. Rabbin onlara azap etmeden önce mutlaka uyarmıştır. Halâ ders almıyorlar.

Mehmet Okuyan

(Azabı gördüklerinde) “Bize süre tanınır mı?” diyeceklerdir.

Mehmet Türk

O zaman onlar:“(İman etmemiz için) bize bir süre tanınır mı (acaba)?” derler.

Muhammed Esed

ve o zaman onlar: “Acaba geri bırakılamaz mıyız?” ⁸⁸ diye feryad edecekler.

Mustafa Çavdar

İşte o zaman onlar: Bize birazcık mühlet verilmeyecek mi? derler. 42/44

Ahmet Tekin

O zaman: “Bize iman etmemiz için mühlet verilir mi, acaba?” diyecekler.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine onlar “Bize (ilave) bir süre daha tanınamaz mı?” diyecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

İmdi derler ki: «Biz mühlet verilmişlerden miyiz?»

Orhan Kuntman

O azabı gördüklerinde ise, acaba bize (imana gelmemiz için) bir süre tanınır mı? diyeceklerdir! (Ey Rabbimiz! Ne olur, azabımızı kısa bir süre ertele de; davetine uyalım, peygambere tabi olalım" -İbrahim/44- diye yalvarırlar)

Osman Fırat

Bize mühlet verilmez mi? derler

Şaban Piriş

İşte o zaman:-Acaba bize biraz daha süre tanınır mı? derler.

Satıraltı Meal (1534)

Eyideler: Hīç bize mühlet var mı? diyeler.

Suat Yıldırım

İşte o zaman: “Acaba, bize, azıcık olsun, bir mühlet verilir mi” derler. [14, 44; 40, 84-85]

Süleyman Ateş

(Birden onu karşılarında bulunca) Acaba bize süre verilir mi?" derler.

Süleyman Tevfik (1927)

O zamân: " 'Acabâ bize mühlet virilmez mi?" dirler.

Süleymaniye Vakfı

Gelince de: “bize fırsat tanınsa olmaz mı” diyeceklerdir.

Ahmet Varol

Bunun üzerine: "Bize süre tanınır mı?" derler.

Ümit Şimşek

O zaman “Bize mühlet yok mu?” derler.

Yaşar Nuri Öztürk

O zaman şöyle derler: "Acaba bize süre verilir mi?"

Ali Bulaç

Derler ki: 'bize bir süre tanınır mı?'

Ali Fikri Yavuz

“Bize bir mühlet verilir mi?” diyecekler.

Bahaeddin Sağlam

“Acaba, bize mühlet verilecek mi?” diye yalvaracaklar.

Bayraktar Bayraklı

“Acaba bize mühlet verilir mi?” derler.