208. Ayet
وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا لَهَا مُنْذِرُونَۗۛ
Biz, hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helâk etmedik.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا لَهَا مُنْذِرُونَۗۛ
Biz, hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helâk etmedik.
Ve hiçbir şehri helak etmedik ki oraya, korkutucu peygamberler göndermeyelim de.
208,209. Kocunduranlarla, bir öğüt göndermedikçe, yok etmedik bir kenti, zalimlerden değiliz
208-209. Biz, hiçbir memleketi uyarıcılar göndermedikçe helâk etmedik. Bu, bir hatırlatmadır. Yoksa biz kimseye zulmederek haksızlık etmeyiz.
208, 209. Bir karyeyi helâk itmedik ki âna rasûl gönderilmemiş ve kendilerine ihbâr vâki’ olmamış olsun. Biz zâlim değiliz.
208, 209. Biz hiçbir memleketi, öğüt vermek üzere (gönderdiğimiz) uyarıcıları (peygamberleri) olmadan yok etmemişizdir. Biz zalim değiliz.
Biz uyarıcıları olmayan hiç bir kenti yok etmedik.
Maamafih biz hangi memleketi helâk ettikse her halde onu inzar edenler olmuştur
Bununla birlikte, biz hangi memleketi helak ettikse muhakkak onu uyarıcı (peygamberleri) olmuştur.
Biz, (kendilerine hakkı tebliğ eden) uyarıcılar göndermedikçe (ve onlar, küfür ve isyanlarıyla azaba müstahak olmadıkça) hiçbir memleketi (n halkını) helâk etmedik.
Bizim (sonunda) helak ettiğimiz her ülke (halkının) mutlaka uyarıcıları vardı. (Onları ikaz edici elçiler göndermediğimiz hiçbir ülkeyi helak etmemişizdir.)
Uyarıcıları olmayan¹ hiçbir kenti yok etmedik.
208-209. daħı helāk eylemedük hįç köy illā anuñ ķorķıdıcılardur. añdurmaġ içün. daħı olmaduķ güc eyleyiciler.
208,209. Biz hiçbir memleketi, ona (halkına) öğüd vermek üzere inzâr edici (peygamber) ler (göndermiş) olmadıkça helak etmedik. Biz zulmedenler değiliz.
208,209. Hâlbuki (biz) hiçbir memleketi, (halkına) nasîhat vermek üzere kendisine(gönderilen) korkutucuları (peygamberleri) olmadan helâk etmedik. Ve (aslâ) zâlimler olmadık.
Ve biz hiçbir beldeyi yıkıma uğratmadık, illâ onun (halkını inkâr, isyan, zulüm, azgınlık ve kötülüklerden vazgeçirmek) için uyarıcılar olmuştur.*
Biz hiçbir kasabayı, uyarıcılar göndermeden helak etmedik.
Biz kendilerine uyarıcılar göndermeden hiçbir ili yok etmiş değilizdir.
208, 209. Biz, hiçbir kasaba ahalisini helâk etmedik ki, onlar için kendilerine akıbeti, tevhidi hatırlatmak için Allah azabıyle korkutucu peygamberler bulunmasın. Biz helâklerinde zalim olmadık.
Biz hiçbir beldeyi helak etmedik ki oranın bir uyarıcıları olmasın.
Kendisi için bir uyarıp korkutucu olmaksızın, biz hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmış değiliz.
Kaldı ki, hiçbir toplumu önceden uyarmadan yok etmemişizdir.
208-209. Kaldı ki biz, öğüt vermek üzere uyarıcılar göndermeden hiçbir ülke halkını yok etmemişizdir. Biz zalim değiliz.
Doğrusu Biz, günah işleyen hiçbir toplumu açık ve net bir şekilde uyarmadan helâk etmemişizdir.
Hiçbir şehri helâk etmedik, olmadıkça onlar için uyarıcılar!
Halbuki biz, önceden uyarmadan, hiçbir kenti helâk etmedik!
Yok ettiğimiz her ülkenin mutlaka uyarıcıları vardı.
208,209. Zaten gerçeği hatırlatan uyarıcılar olmadan hiçbir şehri helak etmemiştik; biz kimseye [*] haksızlık edici de değildik.
Biz, uyarmadığımız hiçbir memleketi, asla helâk etmedik.¹
Kaldı ki, Biz hiçbir toplumu önceden uyarmadan yok etmemişizdir
Zira biz uyarıcılar göndermediğimiz hiçbir ülkeyi helak etmedik. 17/15, 6/130-131
Biz hiçbir memleketi sorumluluk hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcılar göndermeden helâk etmedik.
Dahası, Biz bir ülkeyi helâk etmeden önce illa ki uyarıp
Biz hiçbir beldeyi helâk etmedik, illâ onun için inzar edenler bulunmuştur.
208,209. Biz hiçbir beldeyi; ora halkına öğüt vermek üzere uyarıcılar göndermedikçe helak etmedik. Biz haksızlık edenler değiliz.
Ve biz, hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helâk etmedik.
208,209. -Uyarıcılar göndermediğimiz hiçbir ülkeyi helak etmedik. hiçbir zaman zulmedici olmadık.
Daḫı biz helāk itmedük hīç bir şehr ḳavmini, illā özlerine peyġamberlergelmeyince
Biz hiç bir ülkeyi, uyarıcıları gelmeden imha etmedik. [17, 15; 28, 59]
Biz, hiçbir kenti helak etmedik ki onun uyarıcıları olmasın (helak etmeden önce mutlaka uyarıcı gönderdik).
Biz bir karye ehlini helâk itmedik, meğer ki onlara vaz' u nasîhat ider ve inzâr iyler peygamberler geldi.
Uyarıcıları olmayan hiçbir yeri yok etmedik.
Biz hiçbir kasabayı kendisi için uyarıcılar olmadan helak etmedik.
Biz, uyarıcısı olmayan hiçbir beldeyi helâk etmedik.
Biz, uyarıcıları olmayan hiçbir kenti/uygarlığı helâk etmemişizdir.
Kendisi için bir uyarıcı olmaksızın, biz hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmış değiliz.
Biz hangi memleket halkını helâk ettikse, muhakkak o memleket halkını korkutucu peygamberler olmuştur.
Kendilerine uyarıcı peygamberler gelmeden, Biz hiçbir şehri helak etmedik.
Biz hiçbir memleketi, kendilerine uyarıcılar göndermeden yok etmedik.