Şuarâ Suresi 209. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

209. Ayet

ذِكْرٰى۠ۛ وَمَا كُنَّا ظَالِم۪ينَ

Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Öğüt vermesinler ve biz zulmetmeyiz hiç.

Besim Atalay (1965)

208,209. Kocunduranlarla, bir öğüt göndermedikçe, yok etmedik bir kenti, zalimlerden değiliz

Cemal Külünkoğlu

208-209. Biz, hiçbir memleketi uyarıcılar göndermedikçe helâk etmedik. Bu, bir hatırlatmadır. Yoksa biz kimseye zulmederek haksızlık etmeyiz.

Cemil Said (1924)

208, 209. Bir karyeyi helâk itmedik ki âna rasûl gönderilmemiş ve kendilerine ihbâr vâki’ olmamış olsun. Biz zâlim değiliz.

Diyanet Vakfı

208, 209. Biz hiçbir memleketi, öğüt vermek üzere (gönderdiğimiz) uyarıcıları (peygamberleri) olmadan yok etmemişizdir. Biz zalim değiliz.

Edip Yüksel

Bu bir uyarı ve mesajdır; çünkü biz haksızlık etmeyiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

İhtar edilmiştir, ve biz zulmetmiş değilizdir

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(Onlar) ihtar edilmiştir ve biz zulmetmiş değiliz.

Emrah Demiryent

(Onlar peygamberlerimiz tarafından yeterince) uyarıldılar. Biz (onları helâk etmekle) zulmetmedik.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ve onlara) Zikri (İlahi duyuruları ve uyarıları) ulaştırmışlardı. (Buna rağmen dinlemeyip belalarını buldular.) Biz asla zulmetmiş değilizdir.

Erhan Aktaş

Bu öğüttür¹. Biz, haksızlık yapanlardan olmadık.²

Eski Anadolu Türkçesi

208-209. daħı helāk eylemedük hįç köy illā anuñ ķorķıdıcılardur. añdurmaġ içün. daħı olmaduķ güc eyleyiciler.

Hasan Basri Çantay

208,209. Biz hiçbir memleketi, ona (halkına) öğüd vermek üzere inzâr edici (peygamber) ler (göndermiş) olmadıkça helak etmedik. Biz zulmedenler değiliz.

Hayrat Neşriyat

208,209. Hâlbuki (biz) hiçbir memleketi, (halkına) nasîhat vermek üzere kendisine(gönderilen) korkutucuları (peygamberleri) olmadan helâk etmedik. Ve (aslâ) zâlimler olmadık.

İhsan Aktaş

Onlara (inkâr, zulüm, isyan, azgınlık ve kötü işleri yapmaktan vazgeçmeleri için) mutlaka öğüt verilmiştir (tebliğ yapan elçiler gönderilmiştir). Oysa (bununla) hiçbir zaman haksızlık edici olmadık.

İlyas Yorulmaz

O (kitap onlar için) öğüttü. Biz zulmedici olmadık.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Öğütlemek için bu! Biz hiç kıyıcılık etmedik.

İsmail Hakkı İzmirli

208, 209. Biz, hiçbir kasaba ahalisini helâk etmedik ki, onlar için kendilerine akıbeti, tevhidi hatırlatmak için Allah azabıyle korkutucu peygamberler bulunmasın. Biz helâklerinde zalim olmadık.

İsmail Yakıt

Bu bir öğüttür [zikrâ]! Biz zalimlerden değiliz.

Kadri Çelik

(Onlara bir) Hatırlatma (idi); biz zulmedenler değiliz.

Abdullah Parlıyan

Ve hatırlatıcı mesajlar göndermeden, çünkü biz, hiç kimseye asla haksızlık etmeyiz.

Kuran Yolu

208-209. Kaldı ki biz, öğüt vermek üzere uyarıcılar göndermeden hiçbir ülke halkını yok etmemişizdir. Biz zalim değiliz.

Mahmut Kısa

En azgın zâlimleri bile, cezalandırmadan önce güzelce öğüt verip uyarmışızdır; çünkü Biz, hiç kimseye asla haksızlık etmeyiz. İşte bu yüzdendir ki, sizleri uyarmak için bu son kitabı gönderdik:

Mahmut Özdemir

Hatırlatmalar! Zâlimler de olmadık.

Mehmet Çakır

Daha önce ne diller döktük, yoksa zulmetmiş değiliz...

Mehmet Çoban

Elçilerimiz onlara gerçeklerden haber verdi. Azabımızla uyardılar. Biz yok ettiğimiz ülkelerin insanlarına hiçbir zaman zulmetmiş değiliz. Çünkü hiçbir zaman uyarmadan azabımızı göndermedik!

Mehmet Okuyan

208,209. Zaten gerçeği hatırlatan uyarıcılar olmadan hiçbir şehri helak etmemiştik; biz kimseye [*] haksızlık edici de değildik.

Mehmet Türk

(Onlar) mutlaka uyarıldılar ve Biz asla zulmetmedik.¹

Muhammed Esed

ve hatırlatıcı mesajlar göndermeden; ⁹⁰ çünkü Biz [hiç kimseye] asla zulmetmeyiz.

Mustafa Çavdar

Gerçekleri hatırlatan bir uyarıcı. Yoksa biz kimseye zulmederek haksızlık edecek değiliz. 9/115

Ahmet Tekin

İkazda bulunmadan, öğüt vermeden de helâk etmedik. Biz zâlim değiliz.

Mustafa İslamoğlu

hatırlatmışızdır; zira Biz, asla zulmeden biri değiliz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Azîm bir tenbih yapılmıştır ve Biz zulmedenler olmadık.

Orhan Kuntman

208,209. Biz hiçbir beldeyi; ora halkına öğüt vermek üzere uyarıcılar göndermedikçe helak etmedik. Biz haksızlık edenler değiliz.

Osman Fırat

Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.

Şaban Piriş

208,209. -Uyarıcılar göndermediğimiz hiçbir ülkeyi helak etmedik. hiçbir zaman zulmedici olmadık.

Satıraltı Meal (1534)

ögüt virmeg‐içün. Daḫı biz ẓālimler degülüz.

Suat Yıldırım

Öğüt verilip hatırlatma yapılmıştır. Biz hiçbir zaman zalim olmadık.

Süleyman Ateş

(Uyarıcılar) uyarırlardı. Biz zulmediciler değildik.

Süleyman Tevfik (1927)

Onları tekzîbleri üzerine helâk iyledik, biz zâlimlerden olmadık.

Süleymaniye Vakfı

Bu bilgileri olsun diyedir; yoksa biz yanlış yapmayız.

Ahmet Varol

Hatırlatma yapılmıştır. Biz zalimler değiliz.

Ümit Şimşek

Onlara öğüt verilmiş, hatırlatma yapılmıştır. Yoksa Biz haksızlık edici değiliz.

Yaşar Nuri Öztürk

Uyarı/hatırlatma olacak! Biz zalimler değiliz.

Ali Bulaç

(Onlara) Hatırlatma (yapılmıştır); biz zulmedici değiliz.

Ali Fikri Yavuz

(Onlara) öğüd verilmiştir. Biz (onları helâk etmekle) zulmetmiş değilizdir.

Bahaeddin Sağlam

Bu helak edişimiz, başkaları için bir ikaz oldu. Ve Biz, zulmedenler olmadık. [Onlar helak olmayı hak ettikleri için helak oldular.]

Bayraktar Bayraklı

Bu, bir uyarıdır. Biz, asla hiçbir kimseye haksızlık yapmayız.