220. Ayet
اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ
Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ
Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Şüphe yok ki o, her şeyi duyar, bilir.
O işitir, O bilir
Hiç kuşkusuz O, (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
Çünki her şeyi işidir, bilür.
Çünkü her şeyi işiten, her şeyi bilen O'dur.
Çünkü O İşitendir, Bilendir.
Çünkü o öyle semi öyle alîmdir
Çünkü her şeyi işiten, her şeyi bilen O'dur.
Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla bilendir.
Hiç şüphesiz, O, (her şeyi hakkıyla) İşitendir, Bilendir.
O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
bayıķ ol oldur işidici bilici.
Çünkü hakkıyle işiden, hakkıyle bilen bizzat Odur.
Şübhesiz ki Semî' (hakkıyla işiten), Alîm (kemâliyle bilen) ancak O'dur.
Kuşkusuz her şeyi işiten, her şeyi bilen O’dur.
Kesinlikle O, işiten ve her şeyi bilendir.
Çünkü işitici, bilici olan Odur.
Çünkü semi/ olan, hakkıyle âlim olan, O/dur.
Muhakkak ki O, Semî’dir, Alîm’dir.
Şüphesiz O işitendir, bilendir.
Çünkü herşeyi bütün gerçeğiyle bilen ve dolayısıyla herşeyi işiten de O'dur.
Her şeyi işiten, bilen O’dur.
Çünkü O, her şeyi işiten, her şeyi bilendir.
Gerçekten O, Bilen İşiten’dir.
Çünkü Allah, her şeyi duyup bilmektedir...
Çünkü Rabbin işitendir, görendir, bilendir.
217,218,219,220. Ayağa kalktığında ve secde edenler arasındaki dolaşmanda seni görene, (ayrıca) duyan, bilen, güçlü, çok merhametli olana (Allah’a) güven!
Çünkü (her şeyi) hakkıyla işiten (ve) bilen O (Allah)’tır.
çünkü her şeyi bütün gerçeğiyle bilen (ve dolayısıyla) her şeyi işiten O’dur!
Çünkü O, her şeyi işiten ve her şeyi bilendir. 57/4
Hakkıyla işiten, hakkıyla bilen O'dur.
Çünkü O, evet yalnız O’dur her şeyi işiten, her şeyi bilen!
Şüphe yok, bihakkın işitici, kemaliyle bilici O'dur.
Şüphe yok ki O, her şeyi hakkıyle işitendir, her şeyi hakkıyle bilendir.
Şüphesiz O, işitendir, bilendir.
Çünkü o işitendir, bilendir.
Taḥḳīḳ ol Allāh her nesneyi işidicidür, bilicidür.
218, 219, 220. Sen yolunda kaim olurken, namaza dururken de, O seni elbette görüyor. Secde edenler, ibadet edenler arasında dolaşmalarını da görüyor. Çünkü her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla bilen O'dur. [5, 67; 52, 48]
Çünkü O, işitendir, bilendir.
O işidici ve bilicidir.
Çünkü işiten ve bilen odur.
Şüphesiz (her şeyi hakkıyla) duyan ve bilen O'dur.
Çünkü O herşeyi işiten, herşeyi bilendir.
Kuşkusuz, O'dur iyice bilen, iyice duyan.
Hiç şüphesiz O, işitendir, bilendir.
Çünkü her şeyi künhü ile işitib bilen O'dur.
Şüphesiz O, işiten ve bilendir.
Şüphesiz O, her şeyi duyar; her şeyi bilir.