Şuarâ Suresi 32. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

32. Ayet

فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُب۪ينٌۚ

Bunun üzerine Mûsâ, asasını attı, bir de ne görsünler, asa açıkça kocaman bir yılan olmuş.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Musa, sopasını attı, sopa hemen apaçık görünen koca bir ejderha oldu.

Besim Atalay (1965)

Musa değneği atınca, hemen değnek koskoca bir yılan oldu

Cemal Külünkoğlu

Bunun üzerine (Musa) asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça kocaman bir yılan/ejderha oluverdi.

Cemil Said (1924)

Mûsâ ’asâsını atdı, ’asâ hakîki bir ejderhâ oldı.

Diyanet Vakfı

Bunun üzerine Musa asâsını atıverdi; bir de ne görsünler, asâ apaçık koca bir yılan (oluvermiş)!

Edip Yüksel

Değneğini atınca apaçık bir yılan oluverdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine Asasını bırakıverdi, ap açık bir ejderha kesiliverdi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine Musa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi.

Emrah Demiryent

(Bunun üzerine Mûsâ, elinde bulunan) asasını (yere) attı da o, bir anda, (herkesin gözleri önünde) apaçık büyük bir yılan oldu.

Abdullah-Ahmet Akgül

Bunun üzerine (Musa) asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluvermişti.

Erhan Aktaş

Bunun üzerine Mûsâ, asasını bırakıverdi; bir de ne görsünler, apaçık büyük bir yılan.¹

Eski Anadolu Türkçesi

pes bıraķdı 'aśāsını pes ol vaķt ol ejdeḥādur bellü.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine (Muusâ) asaasını bırakıverdi. Birde (ne görsünler) o, apaçık bir ejderha!

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine (Mûsâ) asâsını (yere) bıraktı; bir de baktılar ki o, apaçık bir ejderhâdır!

İhsan Aktaş

Bunun üzerine (Musa) asasını (yere) bıraktı, bir de ne görsünler, (her haliyle) düpedüz bir yılan!

İlyas Yorulmaz

Sonra Musa değneğini yere attı, değnek birden bire açıkça bir yılan oldu.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunun üzerine Musa değneğini yere attı. Derken değnek göz göre göre koskoca bir yılan oldu.

İsmail Hakkı İzmirli

Bunun üzerine Musa asasını bıraktı. Asa hemen apaşikâr büyük bir yılan oldu.

İsmail Yakıt

Bunun üzerine (Musa) asasını/sopasını attı. Bir de ne görsünler o aşikâr bir ejderha [su’bân] olmuş.

Kadri Çelik

Bunun üzerine asasını bırakıverdi, (bir de ne görsün) o, açıkça bir ejderha oluverdi.

Abdullah Parlıyan

Bunun üzerine Musa, asâsını yere bıraktı, bir de ne görsünler, her haliyle koskoca bir ejderha.

Kuran Yolu

Bunun üzerine Mûsâ asâsını atıverdi; bir de ne görsünler, asâ düpedüz bir yılan oluvermiş!

Mahmut Kısa

Bunun üzerine Mûsâ, asâsını yere attı; o da ne, az önce Mûsâ’nın elinde duran cansız değnek, açıkça görülen, büyük bir yılana dönüşmüş!

Mahmut Özdemir

Derken asâsını attı. Hemen o açıkça bir yılan!

Mehmet Çakır

Musa deyneğini yere attı. Aaa! Sahiden bir yılan!

Mehmet Çoban

Musa sözlerinin dayandığı esasları (asasını) ortaya koydu: "Ey Firavun! Sen ve kavmin Rabbim tarafından yaratıldınız. Ülken Rabbimin yarattığı yeryüzünün bir parçasıdır. Sen kendini yaratmadın! Ülkeni sen yaratmadın! Ülkenin zenginlikleri sana ait değil! Şu görüp görmediğin her şey Rabbime aittir. Rabbim onları elinden alsa hiçbir şey yapamazsın! Atalarının uydurdukları bir yalanla insanlar üzerine hâkimiyet kurmuşsun! Yalan üzerine ilahlık taslıyorsun! İlahlar ölür mü? İşte atalarının mezarları, hepsi ölüp gittiler. Sen de öleceksin! Haksızlık yaparak insanları köleleştirmeyi bırak! Değilse Rabbim seni ateşe atar. Yönettiğin insanlardan senin hiçbir farkın yok! Sen de diğer insanlar gibi yersin, içersin, hastalanırsın! Dünyada ömrün kadar yaşar ölürsün! Ölmeden önce Rabbinin yoluna gir ki, kurtulanlardan ol!" Musa’nın bu sözleri, Firavun ve etrafındakiler üzerinde büyük bir etkisi şok yarattı. Firavunluğun, Firavun düzeninin yalanları yüzlerine çarpılmıştı. Musa’nın ortaya koyduğu gerçekler sanki bir ejderha gibi yalanlarını yutuverdi. Firavun ve yanındakilerin içine korku girdi. İnsanları zehirleyen yalanların yok edilmesiyle şaşkınlık içindeydiler. Ne yapacaklarını bilmiyorlardı.

Mehmet Okuyan

(Musa) asasını atmıştı. Bir de ne görsünler, o (asa) apaçık bir yılan (olmuş)! [*]

Mehmet Türk

(Bunun üzerine Mûsa) âsâsını bıraktı. Bir de baktılar ki; âsâ gerçek bir yılan (oluvermiş.)¹

Muhammed Esed

Bunun üzerine [Musa] asâsını yere bıraktı -bir de ne görsünler, (her haliyle) düpedüz bir yılan!

Mustafa Çavdar

Bunun üzerine Musa asasını yere bıraktı, bir de ne görsünler! O, gerçekten bir yılan oluvermiş. 20/13...70

Ahmet Tekin

Mûsâ asâsını attı. Bir de ne görsünler, asâ, aşikâre bir ejderha oluverdi.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine âsâsını bıraktı;[³¹⁹³] fakat o da ne, bu besbelli ki kocaman bir yılan![³¹⁹⁴]

Ömer Nasuhi Bilmen

Bunun üzerine asasını bırakıverdi, o hemen bir apaçık ejderha kesildi.

Orhan Kuntman

Bunun üzerine Musa asasını attı; Bir de ne görsün!.. O asa, canlı bir ejderha olmamış mı?

Osman Fırat

Bunun üzerine (Musa) asasını yere bıraktı, bir de ne görsünler, (her haliyle) düpedüz bir yılan!

Şaban Piriş

Bunun üzerine Musa asasını atmış ve o da hemen apaçık bir yılan oluvermişti.

Satıraltı Meal (1534)

Pes bıraḳdı ‘aṣāsını, pes ol vaḳtda ‘aṣā ulu yılan oldı.

Suat Yıldırım

Bunun üzerine Mûsa asâsını yere attı. Bir de ne görsünler: Değnek her haliyle tam bir ejderha oluvermiş! [27, 12; 28, 32]

Süleyman Ateş

(Musa), asasını attı, bir de (baktılar ki) o apaçık bir ejderha!

Süleyman Tevfik (1927)

Mûsâ 'asâsını yere bırakdı, derhâl âşikâr ve büyük bir yılan oldı.

Süleymaniye Vakfı

Hemen değneğini attı, o da her şeyiyle koskoca bir yılan oldu.

Ahmet Varol

Bunun üzerine (Musa) asasını attı ve bir anda apaçık bir yılan oluverdi.

Ümit Şimşek

Musa asâsını yere bıraktığında o koca bir yılan kesiliverdi.

Yaşar Nuri Öztürk

O da asasını attı. Bir de ne görsünler, asa korkunç bir ejderha oluvermiş.

Ali Bulaç

Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.

Ali Fikri Yavuz

Bunun üzerine Mûsa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi.

Bahaeddin Sağlam

Musa, asasını attı. Birden büyük bir ejderha oluverdi.

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere attı. Bir de ne görsünler, asa apaçık koca bir yılan oluverdi.