34. Ayet
قَالَ لِلْمَلَاِ حَوْلَهُٓ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ عَل۪يمٌۙ
Firavun, çevresindeki ileri gelenlere, “Şüphesiz bu, bilgin bir sihirbazdır” dedi.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالَ لِلْمَلَاِ حَوْلَهُٓ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ عَل۪يمٌۙ
Firavun, çevresindeki ileri gelenlere, “Şüphesiz bu, bilgin bir sihirbazdır” dedi.
Firavun, yanındaki ileri gelenlere, gerçekten de dedi, bu, pek bilgili bir büyücü.
Yanında bulunan kimselere, Firavun dedi ki: «Bu bilgin bir büyücü !
(Firavun,) çevresindeki ileri gelenlere: “Şüphesiz bu, bilgin bir sihirbazdır.
34, 35. Fir’avn yanındaki eşrâfa: "Cidden bu ’âlim bir sihirbaz, sihir ile sizi memleketinizden ihrâc idecek. Bu bâbda re’yiniz nedir?" didi.
Firavun, çevresindeki ileri gelenlere: Bu, dedi, doğrusu çok bilgili bir sihirbaz!
Çevresindeki ileri gelenlere dedi ki, "Bu, gerçekten çok usta bir büyücü imiş."
Etrafındaki cem'ıyyete bu, dedi: her halde bilgiç bir sihirbaz
Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde çok bilgili bir sihirbaz!"
(Firavun) çevresindeki ileri gelenlere dedi ki: “Şüphesiz bu (Mûsâ) çok bilgin/maharetli, bir sihirbazdır.
(Firavun) Çevresindeki önde gelenlere dedi ki: "Bu (adam), doğrusu bilgin (ve hünerli) bir büyücüdür. (Bizi etkileyip kendisine bağlamak hevesindedir.)"
Firavun, yanındaki melelere¹: “Bu gerçekten çok bilgili bir sihirbazdır.” dedi.
eyitti fir'avn cema'ata kim yöresindeyidi “bayıķ uşbu cādūdur gey bilür.”
(Fir'avn), çevresindeki ileri gelenlere: «Hiç şübhesiz, dedi, bu mutlak çok bilen bir büyücüdür».
(Fir'avun) etrâfındaki ileri gelenlere: “Şübhesiz ki bu, gerçekten bilgili bir sihirbazdır!” dedi.
(Bunları gören Firavun dehşete kapılıp saltanatını kurtarma çabasıyla), etrafındaki ileri gelenlere (danışmanlarına): “Muhakkak ki bu, gerçekten bilgin (usta) bir sihirbazdır.” dedi.
Firavun etrafındaki seçkinlere “Bu adam gerçekten usta (bilgin) bir sihirbaz,”
Firavun yanındaki ileri gelenlere dedi: «İşte, çok bilmiş bir büyücü bu.
34, 35. Firavun etrafında bulunan ileri gelenler dedi ki: «— Bu gayet usta bir büyücüdür. Büyüsüyle sizi toprağınızdan çıkarmak istiyor, bu bapta ne buyurursunuz?»
Etrafındaki ileri gelenlere (Firavun) dedi ki: “Hiç şüphe yok, bu çok usta/bilgin bir sihirbazdır.”
(Firavun) Çevresindeki önde gelenlere, “Bu” dedi. “Doğrusu bilgin bir büyücüdür.”
Firavun, çevresindeki seçkinlere: “Doğrusu bu, gerçekten çok bilgili bir büyücü” dedi.
Firavun, çevresindeki seçkinlere şöyle dedi: “Doğrusu bu, çok bilgili bir sihirbaz!
Mûsâ’nın gösterdiği mûcizeler karşısında âdetâ kanı donan Firavun, çevresindeki ileri gelenlere, “Bu adam, gerçekten de pek yaman bir büyücüymüş.” dedi ve ekledi:
Etrafındaki İleri Gelenler’e dedi ki: “Bu, elbette çok bilen bir sihirbaz!”.
Fıravun etrafındaki yöneticilere: " Aaa. Bu resmen bir büyü.
Firavun çevresindekilere dönerek dedi ki: "Bu, çok bilgin bir büyücüdür."
34,35. (Firavun) çevresindeki yöneticilere şöyle demişti: “Bu, sizi büyüsüyle yurdunuzdan çıkarmak isteyen çok bilgili bir büyücüdür. [*] Öneriniz nedir?”
(Firavun) çevresindeki ileri gelenlere: “Bu, gerçekten çok bilgili bir büyücüdür!” dedi.
[Firavun] çevresindeki seçkinlere: “Doğrusu bu gerçekten çok bilgili bir büyücü” dedi,
Firavun çevresindeki ileri gelenlere: Anlaşıldı bu adam işini iyi bilen bir sihirbaz! 37/15, 38/4
Firavun, etrafındaki devlet büyüklerine: “Bu, kesinlikle bilge bir sihirbaz” dedi.
(Firavun) etrafındaki gözde danışmanlara “Anlaşıldı” dedi, “bunun hayli bilgili bir büyücü olduğu kesin.
(Fir'avun) Etrafındaki ileri gelenlere dedi ki: «Şüphe yok, bu elbette bir ziyâde bilgin sâhirdir.
Firavun; (Musa'nın gösterdiği bu mucizelere rağmen imana gelmedi ve) çevresinde bulunan ileri gelenlere; "Şüphe yok ki o, çok usta bir sihirbazdır."
(Fir’avn), çevresindeki ileri gelenlere: "Bu dedi, bilgin bir sihirbazdır. "
Etrafındaki ileri gelenlere: “Bu, muhakkak bilgin bir sihirbaz!” dedi.
Fir‘avn eyitdi çevre yanında olan beglere: Taḥḳīḳ bu ḳatı bilici cāẕūdur, didi.
Firavun etrafındakilere: “Bu adam, dedi, galiba usta bir sihirbaz! ”
(Fir'avn), çevresindeki ileri gelenlere: "Bu dedi, bilgin bir büyücüdür."
Fir'avn etrâfındaki cemâ'ate: "Bu gâyet usta bir sihirbazdır"
Firavun, çevresindeki devletlilere dedi ki: “Bu, gerçekten bilgin bir büyücü.
(Firavun) etrafındaki ileri gelenlere dedi ki: "Şüphesiz bu bilgin bir büyücüdür.
Firavun etrafındaki adamlarına dedi ki: “Bu çok bilgili bir büyücü.
Firavun, çevresindeki kodamanlar konseyine şöyle dedi: "Bu adam gerçekten bilgin bir büyücü;
(Firavun,) Çevresindeki önde gelenlere: 'Bu” dedi, 'Doğrusu çok bilen bir büyücüdür.'
Firavun, etrafındaki topluluğa dedi ki: “- Bu şüphe yok ki bilgiç bir büyücüdür;
Firavun, etrafındakilere: “Bu bilgili bir sihirbazdır.”
34,35. Firavun çevresindeki ileri gelenlere, “Bu, doğrusu, çok bilgili bir sihirbazdır!” dedi. “Sizi sihriyle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Şimdi ne buyurursunuz?”