54. Ayet
اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَل۪يلُونَۙ
Dedi ki, “Bunlar pek az ve önemsiz bir topluluktur.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَل۪يلُونَۙ
Dedi ki, “Bunlar pek az ve önemsiz bir topluluktur.”
Bunlar, hiç şüphe yok azlık bir topluluk.
«Bunlar az bir derinti
“Bunlar, (Musa'ya iman eden İsrailoğulları), muhakkak ki (bize nispetle) başıbozuk bir azınlıktır.
54, 55, 56. "Bunlar (Benî İsrâîl) her dürlü âdemlerden mürekkeb bir tâife-i kalîledir bizim ’aleyhimize gayz ve nefret beslerler biz ise muntazam bir kitleyiz" diyorlardı.
«Esasen bunlar, sayıları az, bölük pörçük bir cemaattır.»
"Bunlar küçük bir çetedir."
Şunlar şübhe yok ki bir şirzimei kaliledirler
"Esasen bunlar, sayıları azar azar, bölük pörçük bir cemaattır."
(Firavun dedi ki:) “Şüphesiz onlar (İsrâiloğulları, sayı ve güç bakımından) az ve zayıf bir topluluktur.
(Firavun, Hz. Musa ve iman edenler için:) "Bunlar (sayı ve güç bakımından) çok az ve zayıf bir topluluktur." (Yani bunlar çok azınlık olan bir taifedir, marjinal bir ekiptir.)
“Bunlar önemsiz bir topluluktur.”
“bayıķ şunlar ya'nį benį isrāyil bir bölük ķavmdur azlar” ya'nį altı yüz yitmiş bin gişidür.
«Şübhesiz ki bunlar (Isrâîl oğulları) azar azar birer cemâatdir».
(Askerler toplanınca, Fir'avun:) “Şübhe yok ki şunlar (İsrâiloğulları) elbette az bir topluluktur.”
(Askerler toplanınca, Firavun:) ’Şübhe yok ki şunlar (İsrâiloğulları) elbette az (ve önemsiz) bir topluluktur.’
“Onlar (İsrail oğulları) belalı bir azınlık.”
«Bakın, bunlar bir avuç insan!
53, 56. Firavun şehirlere, asker toplayacak zabıta gönderdi ve şöyle emretti: «— Bunlar az bir bölüktür. Bunlar bizi öfkelendirmişlerdir, biz ise uyanık [²] bir cemaatız».
(Onlar da) “Şüphesiz ki bunlar az ve önemsiz bir topluluktur”
“Şüphesiz bunlar azınlık olan bir topluluktur (dediler).”
“Şu İsrailoğulları sayısı az bir topluluktur.
(Adamlarına) “Bunlar, sayıları az, önemsiz bir topluluk;
Ve halkı kışkırtıp İsrail Oğulları’nın üzerine sürmek için, “Bunlar,”dedi, “hiç kuşku yok ki, küçük ve önemsiz bir topluluk.”
-“Onlar, elbette azınlık olmuş bir küçük gruptur”.
" Bunlar, az sayıda düzensiz bir kalabalık
"Musa ve onunla birlikte bizi terk edenler az bir topluluktur."
54,55,56. “Şüphesiz ki bunlar az bir topluluktur; (ama) bize karşı öfke doludurlar. Biz ise donanımlı bir topluluğuz!” (demişti).
(Onlar insanlara): “(Ey ahâli!) Bu (İsrail oğulları) çok küçük bir topluluktur.”
[tebaasına:] “Bu [İsrailoğulları] soysuz, sefil bir topluluk; ²⁹
– Bunlar, kuşkusuz sayıca az, basit ve önemsiz bir topluluk. 7/103...145
“Esasen bunların sayıları az, önemsiz, bölük pörçük birileridir” dedi.
(ve şöyle dedi): “Şu kesin ki onlar (donanımsız) başıbozuk bir azınlık.[³²⁰⁴]
Şöyle diyordu: «Şüphe yok, onlar (israiloğulları) az kimselerden ibaret bir tâifedir.»
"Şüphe yok ki İsrailoğulları, döküntü artıklarıdır. (Sayıları azdır, buna rağmen)"
Dedi ki, "Bunlar pek az ve önemsiz bir topluluktur. "
-Onlar, kuşkusuz, azınlık olan bir cemaattir.
Taḥḳīḳ bunlar az ṭā’ifedür.
“Esasen bunlar çok küçük, sefil bir gruptur. ”
Şunlar, (şu İsrail oğulları), az bir topluluktur dedi.
"Bunlar az cemâ'atdirler."
“Bakın, bunlar bölük pörçük birkaç kişi!
"Bunlar azlık bir kitledir.
“Bunlar küçük ve önemsiz bir topluluk,” dedi.
"Kuşkusuz bunlar, küçücük bir topluluktur."
'Gerçek şu ki bunlar azınlık olan bir topluluktur;'
“-Bunlar, (Mûsa'ya iman eden İsraîloğulları), muhakkak ki (bize nisbetle) pek az bir topluluktur.
“Bu Musa ve taifesi çok az bir grupturlar.
53,54,55,56. Bu arada Firavun, şehirlere, “Doğrusu bunlar, bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; elbette hepimiz uyanık olmalıyız” diyen haberciler gönderdi.